"Eve gelirken iki ekmek al!" Annemin pencereden söylediği cümleyi başımla onaylamıştım. Günlerden cumaydı. Hava hiç olmadığı kadar güzeldi. Bu havayı değerlendirmek istedim ve uzun zamandır sürmediğim bisikletimi dışarı çıkarttım. Önceden tozunu falan almış, babam da lastiklerini şişirtmişti.
Sanki 12 yaşındaki çocuk gibi ellerimi sevinçle çırpıp bisiklete bindim.
"Bak dikkat et yola falan çıkma!" Annemin bilmem kaçıncı uyarısına tamam diyerek cevap vermiştim. Ben 12 yaşında değildim ama annem beni hâlâ 12 yaşında gördüğüne emindim.
Bisikletimin zilini bir iki kere çalıp sürmeye başladım. Bizim evin orası yokuştu o yüzden düzlüğe inip bisiklet yoluna geçecektim.
Kenarlardan giderek bisiklet yolunun başlangıcına varmıştım. Yolun gittiği yere baktım. Villalara doğru ilerliyordu. Barlas ve Ata Berk'in oturduğu semte doğru.
İstemsizce ofladım. Ya onlarla karşılaşırsam?
Şu an hiç mi hiç karşılaşmak istemiyordum. Bisikletin yönünü tekrar bizim mahalleye döndürdüm. Tam pedalı çevirecekken aklıma gelenle tekrar durdum.
Gerçekten salaktım. Neden böyle bir şey yapıyordum ki? Başkalarını görme korkusuyla neden kendi eğlencemden vazgeçiyordum?
Saçmaydı.
Tekrar yönü bisiklet yoluna çevirdim ve sürmeye başladım. Onları göreceğim diye bir şey yoktu. Üstelik görsem dahi burası bisiklet yoludu ve bende bir vatandaş olarak bu yolda bisiklet sürüyordum. En fazla selam verir geçerdim.
Son söylediğime ben bile inanmasam da fazla üstelemedim ve uzun zaman üstüne içimin bu kadar rahat olduğunu fark ettim. Arada bir bisikletin önündeki zili de çalmayı ihmal etmiyordum.
Pek fazla kişi yoktu arada bir bisiklet geçiyordu o kadar. Yan tarafta boylu boyunca uzanan denize baktım. Zarafeti gözler önündeydi. Güneşin parıltısı denize vuruyordu.
Bugüne puanım 10/10 du.
Bir taraftan denizi izlerken bir taraftan da hemen yan taraftaki villalara bakıyordum. Kimsecikler görünmüyordu. Bu benim için daha iyiydi. Yoksa şuradan Ata Berk'in çıktığını falan görsem eminim bisikletle tepetaklak giderdim.
Ben bunları düşünürken bacağıma sürtünen bir şey vardı. Kaşlarımı çattım ve oraya döndüm. Tasmanı açılmış bir köpek öfkeyle bana bakıyordu. Beni onun görünce hırladı.
Allah'ım sana geliyorum!!
Onun hırlama sesini duymamla çığlık atmıştım. Pedalı olabildiğince hızlı çevirmeye başladım. Bir taraftan da arkama bakıyordum. Köpek çok yakındı.
Allah'ım diri diri ölecektim!
Olabildiğince hızlı çeviriyordum fakat yorulduğumun da farkındaydım. Şu an kesinlikle ağlamak istiyordum.
Köpek peşimi bırakırsa ilk yapacağım şey buydu.
"Kızım, gel çabuk buraya, köpek gidince gidersin!" İlerden duyduğum ses döndüğümde bu kişinin villanın kapısında dikilen bir teyze olduğunu gördüm. Hiç beklemeden yönümü oraya çevirdim.
Yakındım, ulaşabilirdim.
Nefesimi düzene sokmayı beklemeden bahçe kapısından içeri girmiştim. Ben girmemle teyze kapıyı anında kapatmıştı. Köpek kapının ardında kalmıştı.
Kalbimin atış hızı etrafı delip geçecek cinstendi. Bisikletten indim ve soluklanmak için yere oturdum. Çok yorulmuştum.
Bana yardım eden teyze yanıma geldi. Ona şu an çok minnettardım. Daha fazla köpekten kaçabileceğimi düşünmüyordum çünkü.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kod Adı anonykşklı | Texting
Teen FictionOkulun en inek kızını düşünün. Sizce sosyal bir kız olabilir mi? Peki ya telefondan gelen bir mesaj onu bu asosyalliğinden çekip alırsa? ~~ anonykşklı : evet yakışıklı ben ( gönderilmedi ) anonykşklı : selam, ben yakışıklı (gönderilmedi ) anonykşklı...
