3.

1K 57 49
                                        

Soğuk tabut'u bir kaç kişi omuzlamıştık.Bugüne kadar ayaklarıma hiç binmeyen bir ağırlık binmişti.Omuzlarım kilolarca ağırlık varmış gibi olduğundan daha yorgun hissediyordum..

Hoca dua'yı ettikten sonra üç kez
"hakkınızı helal ediyor musunuz?" diye sordu. "Helal ediyoruz.."dedik.

Kendimi kabusta uyanmayı bekleyen biri olarak hissediyorum.Gözlerimi bir an önce açıp uykudan uyanmak.

Şuan elimde kürekle annem'e toprak attığıma inanamıyorum.Dudaklarım istemsiz ıslanıyor,gözyaşlarım yağan yağmur'a karışıyor.Ve gökyüzü'ne karşı derin bir "aahhh" çekiyorum.

İnsanlar bir bir "Başın sağ olsun" diyerek yanımdan sessizce uzaklaşıyorlar.Yapayanlız kalıyorum.
Annem ve ben o toprak altında ben toprak üstünde..

Güçlü durmaya çalışan bacaklarım yavaşça yere düşüyor.Toprağı avuçlarımın arasına alıp kokusunu içime çekiyorum..İliklerim'e kadar işliyor...

Böyle kaç saat kaldım hatırlamıyorum.
Adımın seslenilmesiyle ağlamaktan şişmiş gözlerimi yavaşça açmaya çalışıyorum.Hava aynı rüyamda gördüğüm gibi..

-"Akif.."

Bir silüet beliriyor gözümün önünde..
Teni parıldayan,tebessüm ederek adımlarını yanıma doğru sürükleyen..

Sonra dikkatimi çeken şey ile adete şok oluyorum.Bu o gün gördüğüm rüyanın
aynısı..Beyaz ayakkabı,annemin mezarı başında ben.Beyaz ayaklabı'nın
sahibi "Hifa"..

Çamurlu ellerimle yavaşça doğruluyorum.Onun gözleri benim gözlerim, sanki bir uçurum'un kenarında birlikte aşağı atlayacak gibi.
Kısa ama benim için çok anlamlı olan
bu an..İstemeden yüreğime su serpiyor..

Rüyam'da gördüğüm gibi adımları bana doğru geliyor.O an bütün dünya'dan kopup sadece ikimiz varmış gibi hayallere dalıyorum..Bu his beni
hayata bağlıyor.Bana umut veriyor sanki..Hayalimde ona sımsıkı sarılıyorum..

Hayal aleminden çıkınca ellerimi birbirine sürterek çırpıyorum.
Nefesini temizlemek istercesine hafifçe öksürüyor..

Ellerini nereye koyacağını bilemez bir şekilde konuşmaya başlıyor.

-" Öncelikle başın sağ olsun..Senin adına çok üzüldüm.Ben..ben seni aradım ama bulamadım.Eve gitmek zorunda kaldım.Annemi eve götürmek zorundaydım.Seni yalnız bıraktığım için özür dilerim."

Kaşlarım istemsiz bir şekilde hava'ya kalktı.İlk defa annem'den sonra ilk kez biri beni bu kadar umursamıştı.
Gözlerim şaşkınca büyüdü.Ne söyleyeceğimi bilemeden öylece kalakaldım.Ve ağzımdan istemeden şu kelimeler döküldü..

-"Benden ne için özür diliyorsun?.."

Yanakları al al olmuş,ellerini nereye koyacağını bilemez bir halde donuk bakışlarıyla bakakalmıştı.Arkasını dönüp hızla uzaklaşıp kaçmak istiyordu hifa.Neden buradaydı ki? Ayakları düşüncleri neden burada olmak istiyordu.

Koşarak uzaklaşmaya başladığında beyaz ayakkabıları çoktan çamur'a bulanmıştı..Arkasından seslenilen sese aldırmadan koştu..koştu..koştu.

-"Hifaaa!.."

***
Uzun uğraşlar sonucu beyaz renginden eser kalmayan ayakkabım'la birlikte sonunda eve varmıştım.Hava'nın günlük güneşlik olmasına aldırıp beyaz ayakkabı giymek ile büyük bir hata yapmıştım.

MÜNZEVİ (Tamamlandı)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin