Çantama gerekli olan son bir kaç parçayı daha ekledikten sonra fermuarını kapatıp kapının yanına bıraktım. Yarın sabah namazından sonra ağabeyim ve anneannemle köy için yola çıkacaktık. Bir yanım köye gitmek için sevinirken diğer yarımda Akifte kalacaktı. Nasıl olacağı hakkında o kadar çok düşünmüştüm ki başıma ağrılar girmeye başlamıştı.
Derin nefesler alarak yatağıma uzanıp şakaklarıma parmaklarım yardımıyla masaj yapmaya başladım. Gideceğimi ona mesaj atmak istiyordum ama elim telefona gitmiyordu.Daha fazla düşünmenin bir anlama gelmeyeceğini düşünerek ışığı kapatıp başımı yastığa koyduğum gibi karanlık boşlukta kayboldum..
***
Sabah gözlerimi ağabeyimin asker koğuşu uyandırır gibi uyandırması ile araladım.Hızlıca lavaboya girip abdest aldıktan sonra sabah namazını kıldım. Annem'in hazırladığı tostları şarj aletini çantama koyduktan sonra hazırdım.Aslında şimdi çok mutlu olmam gerekiyordu,ama içimde neden huzursuzluk vardı.
Anneannem de hazırlanıp geldiğinde annem ve babamla vedalaşıp evden çıktık. Arabaya binip eşyaları yerleştirdikten sonra arabaya bindiğimizde araba amaçsız bir şekilde çalışmamıştı.Anneannem'le endişeli bir şekilde birbirimize bakarken ağabeyim arabadan inip arabanın kaputunu açmış dikkatle bir şeylere bakıyordu.
Aradan bir saat geçmesine rağmen ne yaptıysak araba çalışmamıştı.Ağabeyim sinirle kaputa bir kere daha vurdu.Umutsuzca eşyaları arabadan indirip taş zemine bıraktık.Güneş henüz doğmamış olsa da hava aydınlanmıştı.Ağabeyim otobüs biletlerine baktığında da en geç iki gün sonra vardı. Telefonu cebine geri koyduktan sonra umutsuz bir şekilde yüzünü ekşitti.
Bir anda aklına gelen bir fikirle "burada bekleyin geliyorum" deyip koşarak sokağı döndü.Ben kaldırım taşına otururken annem de anneanneme oturması için sandalye getirmişti.
On dakika sonra sokağa giren araba ile hepimiz başımızı o yöne çevirdik.Araba yaklaşıp şoför koltuğunda oturanı gördüğümde şok olmuş bir şekilde gözlerimi büyüttüm.Ağabeyim de arabadan inmiş bagaja eşyaları yerleştiriyordu.Bende çantamı elime alıp ayağa kalktım.Ağabeyimin yanına gidip çantayı uzattığımda ensemde hissettiğim ses ile yanaklarımın yandığını hissediyordum.
-"Serkan ne oldu hallettin mi ?.."
-"Evet evet şu çantayı da koyduk mu tamam.."
Hızla arka koltuğun sol tarafına geçip oturdum.Anneannem de yanıma oturdu.Ağabeyim anneannem ben ve Akif aynı arabada köye gidecektik. Hala aklım almıyor bunun nasıl olduğunu düşünerek kafamda paranoyalar oluşturuyordum.
Tekerlek asfalt zemine çıktığında yola çıktığımızın daha yeni farkına varabilmiştim.Başımı yoldan ayırmamış Akif'e bakmamak için kendimi zor tutuyordum.Benzin istasyonundan benzin aldıktan sonra güneşin doğuşuyla yola devam etmiştik. Arabada derin bir sessizlik hakimdi.Bu sessizliği bozan anneannem olmuştu.
-"Evladım sağ ol bizi köye götürdüğün için.."
Akif aynadan bana kısa bir bakış atıp anneanneme dönerek;
-"Ne demek teyzeciğim.Her zaman.."
Anneannem Akif'e fazlasıyla ilgili davranıyordu.Hayır Hifa mantıklı ol kendini rezil edip açığını ortaya çıkarma.Gülümse ve yolu izle işte böyle..
-"Evladım adın nedir ? Annen baban nasıllar? İyidirler inşAllah.."
İçimde onunla aynı anda yandığını düşündüğüm bir mum birden alevlenivermişti. Sırt çantamdan su şişesini çıkarıp bir yudum su aldım ve yolu izlemeye devam ettim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MÜNZEVİ (Tamamlandı)
EspiritualHavanın soğuk olmasından mütevellit deniz kenarındaki taşların birine oturdum.Ucu bucağı olmayan karanlıkta herkese korkunç gelen ama benim geceleri hırçın dalgalarını daha çok sevdiğim deniz..Kokusu..Huzuru.. Dalgalar birbirini kovalarken hava daha...
