İnsan olmayı ne zaman başaracağız? Gerçekten. Hasta vefat edince doktoru darp ediyoruz, maske tak dediği için zabıtaya hakaret ediyoruz, kopya yakaladı diye akademisyen öldürüyoruz, çocuğunu istediği sınıfa vermedi diye okul müdürünü vuruyoruz...
Bu kişilerle aynı kavramı taşıdığımız için kendimi kötü hissediyorum.
Başka insan konusu ise, niye hep bir üstünlük arama çabası içindeyiz? Yani bu gittikçe büyüyen ve genişleyen evrenin, bu toprağın, türlü türlü meyve ve sebzelerin, teknolojinin niye illa bir yaratıcı olacakmış gibi ve bu yaratıcının herkesten üstün olduğuna inanacakmış gibiyiz. Bunları biz yapmış olabiliriz, bunlar sadece olmuş olabilir ve bir sebeb aramayabiliriz belki. Ateizmi savunmuyorum burada ve bu dediklerim sadece Tanrı için değil insan içinde geçerli. İnsan kendisinden üstün olan ne varsa ona tapıyor, ondan korkuyor, onun için çalışıyor, sanki onun her şeyi yapabilecek kapasitede olduğuna inanıyor. Cumhurbaşkanları, ünlüler, vakıf başkanları ve diğer baş kişiler. Belki saygıdandır diyeceğim ama saygı ne bu yüzyıl içerisinde ne de 20. Yüzyıl içerisinde mevcuttu. Korkudan duyuyorlardı, toplum dilinde yalaklık yapıyorlardı ve bunun adı da saygıydı, sahte saygıydı. Bu başların her şeyi başaracaklarına, onlardan başka olamayacaklarına, onların lafının dinleneceklerine inandık ve onları yücelttik. Sonuç? Onlar yücemiz oldu ve her dine bir takım göreceli haklı sebeblerle karşı çıkanlar gibi onlar da bu haklı sebebleri tekrarladı. Halbuki onlarda bizimle eşit. Onları böyle yapan, bizim boyun eğmemiz, insanların kendi oluşturduğu "güya" eşitliği destekleyen makam/mevki ve güçtür.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Olası
De TodoTemel bilgilerimizi oynatan, mantığa sınırlar koymamamızın aslında en büyük ihtiyacımız olduğunu anlatan, genel konulara anlam katan-değinen, toplumsa sorunları anlatan ve kişisel gelişimden oluşan bir seri, evet kendim yazdım
