-27-
6 YIL, 6 AY ÖNCE
❝Valentino❞
Işıltılı bir gökyüzüne baktığım sırada karşımda beliren kadının saçları bulutların üzerinde ahenkle uçuşuyordu. Sanki dünyada hiç var olmayan bir renge sahipti saçları. Güneşin altında parıldayan bembeyaz tenine uzanıp dokunmaya çalıştım, kadife gibi yumuşacıktı. Ona dokunduğum anda yok oldu. Uzandığım çimlerin üzerinden doğrulduğumda etrafıma bakındım. Yoktu.
Gözlerimi araladığımda bir odadaydım. Özel bir odada. Hastane odasına benzemiyordu. Ancak o an gerçekleşecek acil bir olay için gerekebilecek tüm tıbbi ekipmanlar da mevcut, donanımlı bir oda gibi görünüyordu ilk bakışta. Bir süre boyunca başımın tarifsiz bir ağrıyla sarsıldığını hissettim. Görüş açımın netleşmesi ve nasıl bir odada olduğumu incelemek için kendime gelmem zaman aldı. Hâlâ başım dönüyordu. Biraz doğrulmaya çalıştığımda inanılmaz bir ağrıyla konforlu yatağa geri yığıldım. Çıplak gövdemde sarılı yaralar vardı ve ben hareket ettikçe canımı yakıyordu.
Kapının açılmasıyla içeri Luigi girdi ve beni görür görmez haykırdı. "Aman Tanrım!" Kapının dışına heyecanla seslendi. "Doktoru çağırın! Doktor! Çabuk olun!" Dışarıda artan trafiğin yoğunluğundan sonra içeri girdi Luigi. "Valentino... İyi misin?"
Aklım karmakarışıktı. Ne yaşadığımı, ne gördüğümü, neyin içinde olduğumu... Hiçbir şeyi bilmiyordum. Tabii iyi olup olmadığımı da. "Ne oldu bana?" Zihnim bulanıktı. Hiçbir şeyi hatırlayamıyordum. Dakikalar önce gördüğüm kadın dışında bana ne olduğuna dair hiçbir şey bilmiyordum. Hafızam silinmiş gibiydi.
"Hiçbir şey hatırlamıyor musun?" Endişeyle bana bakan adam "Beni hatırlıyor musun?" diye sordu.
Elbette, onu tanıyordum. "Dalga mı geçiyorsun, Luigi? Tabii ki hatırlıyorum. Ama... Neden burada olduğumu bilmiyorum." Vücudumdaki yaralara baktım. "Bunlar nasıl oldu, hiçbir fikrim yok."
Yüzünde bir rahatlama gördüğüm kuzenim derin bir nefes aldı. "Bir kaza geçirdin. Çok kötü bir kazaydı. Korkunç bir kaza. Kurtulman mucizeydi. Aylardır komada kaldın. Ama buradasın işte, hayattasın. Doktor bunların olabileceğini söylemişti. Kaza sonrası hafıza kaybı, zihin bulanıklığı, halüsinasyon görme gibi durumlarla karşılaşabileceğimizi söyledi." Merakla gözlerime baktı. "Nasıl hissediyorsun, iyi misin?"
"İyiyim." Doğrulmaya çalıştığımda beni engelledi.
"Delirdin mi sen? Daha yeni kendine geldin. Hareket etmemelisin."
"Tanrım..." Elimi başıma götürdüm istemsizce. "Başım çok ağrıyor." Vücudum uyuşmuş gibiydi. Uzun süre hareketsiz kalmanın etkisi olmalıydı bunlar.
"Doktoru çağırdım, seni kontrol edecek."
"Ben..." Nasıl soracağımı bilmiyordum. Ne gördüğümü ya da ne yaşadığımı bilmediğim gibi uyanmadan önce gördüğüm kadını nasıl soracağımı da bilmiyordum. "Kaza sırasında yanımda bir kadın var mıydı?"
"Zita'dan mı bahsediyorsun?" Başını iki yana salladı. "Kazayı Türkiye'de yaptın, ayrıca yanında kimse de yoktu."
"Hayır, Zita değil. Başkası... Başka bir kadın."
Tuhaf bir ifadeyle gözlerini dikmiş bana bakıyordu. "Valentino, neden bahsediyorsun sen? Ne kadını? Yanında bir kadın yoktu."
"Ben... Birini gördüm, Luigi."
"Kimi gördün?" Kaşlarını çattı öfkeyle. Hemen savunmaya geçmiş gibiydi. "Bu bir suikast miydi? Yapan kişinin kim olduğunu mu gördün?"
"Hayır, Luigi. Hayır. Bu öyle bir şey değil." Biraz yerimde kıpırdadığımda hissettiğim acıyla yüzümü buruşturdum. "Kendime gelmeden önce bir kadın gördüm."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Halikarnas'ta Bir Gece | Gecedeki Aşk Serisi - I ღKİTAP OLDU!ღ
General Fiction❝ Her şey o gece başlamıştı. Bardan içeri girdim, içkiyi fazla kaçırdım, sahneye çıkıp şarkılar söyledim ve iner inmez hiç tanımadığım bir adamı dudaklarından öptüm. Şaka gibiydi ama güldürmemişti. ❞ ⚝ Tüm geçmişini geride bırakan, kendine yeni bir...
