- 0.1 -
❝Luigi❞
Lâl beni aramadan önce Valent'in yanındaydım. Odasına hışımla girişini görünce temkinli bir biçimde kapıyı açıp içeri girmiştim. Masada öfkesini dizginlemeye çalışır gibi sakin dursa da bakışlarından alevler çıkıyordu. Bunun sebebini hepimiz biliyorduk. Lâl. O hayatımıza girdiğinden beri her şey tepetaklak olmuştu. Valentino'nun tüm dengesini bozmuştu. Aileyi yöneten tek kişi sanki bir anda mantıklı düşünme yeteneğini kaybetmiş gibiydi. Hayatımızı belirleyen en önemli kararların tam ortasında Lâl vardı artık. Böyle olacağını biliyordum.
İlk andan beri.
Başlarda Andrea yalnızca Valent'in yarattığı bir hayal ürünüyken her şey daha kolaydı. Bunun bir gün biteceğini düşünüyordum, en azından buna dair bir umudum vardı. Valentino dünyanın her köşesinde onu ararken düşündüğüm tek şey bunun bir gün biteceğiydi. Eninde sonunda öyle birinin olmadığını anlayıp vazgeçecekti. Eskisi gibi hayatımıza devam edecektik.
Öyle olmadı.
O gece Halikarnas'ta bir barda Valentino'nun rüyalarındaki kadına rastlayacağımızı hiçbirimiz bilemezdik. Çılgınca sahneye çıkıp şarkılar söyleyen o kız, resimlerini çizdiği Andrea'ya o kadar çok benziyordu ki. Bu benzerlikten korktum. Bunun hayatımızdaki bir dönüm noktası olacağını hissedebiliyordum. Hepimizin hayatını değiştirecek bir noktadaydık. Ve etrafta o kadar insan varken adının Lâl olduğunu sonradan öğreneceğimiz o kaçık kız bir anda Valent'in kucağına kendini atıvermiş, dudaklarına yapışmıştı. Sanki fark edilmek istiyor ve bundan korkmuyor gibiydi. Bu, aşka ve tesadüflere asla inanmayan beni şaşırtmıştı. Onun hiçbir zaman Valent'in kaderi olduğuna inanmamıştım ama o geceden sonra Lâl hayatımıza çıkması mümkün olmayacak bir şekilde girmişti. O gece o barda olmasaydı, dahası, Valent'in dudaklarına yapışmasaydı Andrea belki de hiçbir zaman hayatımıza girmeyecek, Valent'in kaza sonrası basit rüyaları olarak kalacak, bir gün unutulup gidecekti. Valent'in ve Lâl'in aynı zamanda o barda olması kaderin tüm akışını değiştirmişti. Sonrasında Lâl kaçmaya çalışsa da Valent'in aşkından kurtulamamıştı. Her şeye şüpheyle yaklaşan beni ise her zaman rahatsız etmişti bu kızın varlığı.
Hayatımın hemen hemen her döneminde kalbinden çok mantığını ön planda tutan akılcı biri olmuşumdur. İnanılmaz tesadüflere hiçbir zaman inanmadım. Aşk ise her zaman saçma gelmiştir bana. Bu yüzden Valent'in aşk olarak adlandırdıklarını bir saplantı, bir zaaf hatta belki de bir delilik hâli olarak görmüştüm. Lâl'in duygularını ise zayıflık. Aşk yoktu çünkü bana göre.
Aşk. İşlerin her zaman raydan çıkmasına sebep olmuştur. Hastalıklı bir duygu. Zehirli bir sarmaşığa sarılmak gibi bir çaresizlik hâli. Şimdiyse güzel duygularından çok acılarını bırakan bir zehir gibi Valent'i zehirliyordu. Bunu kuzenimin gözlerinde görebiliyordum.
Onu bu kadar öfkeli gördüğüm çok olmuştu. Ancak bu kadar yıkılmış ve hayal kırıklığına uğramış gördüğüm olmamıştı. Lâl hamileydi ve Valent'le ikisine ait olan bebekten kurtulmuştu. Bana sorulacak olursa en doğru, en mantıklı olanı yapmıştı. O bebeğin doğması geri dönülmez bir hata olabilirdi. Lâl ile Valentino'nun bebeği olsaydı bu çok tehlikeli bir bileşim olurdu. Başkan denen o adamı ve tehlikesini burnumuzun dibine kadar sokmak demekti bu. Neyse ki böyle düşünen tek kişi değildim, Lâl de öyle düşünmüş olacaktı ki çok geçmeden bebekten kurtulmuştu. Elbette bu Valent'i yıkmış, darmadağın etmişti. Tıpkı bu hastalıklı aşk gibi.
Valent'in yüzüne bakarak "Benden istediğin bir şey yoksa çıkıyorum." dedim ve vereceği yanıtı bekledim.
Yüzüme dahi bakmadan çıkabilirsin der gibi bir el hareketiyle yanıt verince odadan çıktım. Bu konudaki fikirlerimi onunla paylaşmayacaktım çünkü bundan hiç hoşlanmayacağını hatta çok öfkeleneceğini bilecek kadar tanıyordum onu. Zaten yeterince kötü durumdaydı, tavsiye alacak durumda değildi. Odadan çıktığım anda içeriden gelen gürültüleri duymazdan geldim. Öfkesini bir şekilde içinden atması gerekiyordu. Tüm bunlar yaşanmadan bu iki insanın birbirine uygun olmadıklarını anlayıp hiç birleşmemelerini isterdim ancak ne yazık, belki de bunların yaşanması gerekiyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Halikarnas'ta Bir Gece | Gecedeki Aşk Serisi - I ღKİTAP OLDU!ღ
General Fiction❝ Her şey o gece başlamıştı. Bardan içeri girdim, içkiyi fazla kaçırdım, sahneye çıkıp şarkılar söyledim ve iner inmez hiç tanımadığım bir adamı dudaklarından öptüm. Şaka gibiydi ama güldürmemişti. ❞ ⚝ Tüm geçmişini geride bırakan, kendine yeni bir...
