⚝ Halikarnas'ta Bir Gece | 41/1

14.7K 897 102
                                        

-41/1-

❝Lâl❞

Gece eve geldiğimde herkes uyumuştu. Sessizce içeri girip odama geçtim. Yatağıma uzanırken her şeyi unutmak istiyordum. Çok yorgundum. Günlerin, haftaların ve yaşanan her şeyin yorgunluğunu üzerimde hissedebiliyordum. Kendime de kızıyordum. Aklım karışıktı. Nasıl bu kadar gelgitli ve istikrarsız davrandığımı düşünüp kendime kızıyordum. Tavana bakarken Valent'le yaşadıklarımız tekrar, tekrar ve tekrar zihnimde dönüp durdu.

Eğer kötü sandığım herkes gerçekten kötüyse içim rahatlayabilirdi. Ancak eğer kötü sandıklarım aslında direkt veya dolaylı yoldan bana gerçekleri göstermeye çalışıyorsa ben belki de celladıma âşıktım. Şuan Valentino ile ilgili şeylerin gerçek olup olmadığının bir önemi yoktu. Gerçek olsa bile ben onu seviyordum ve ondan vazgeçemiyordum. Evet, elbette doğru olan bu olduğu için elimden geldiğince ondan uzak durmaya çalışıyordum ama bu Valentino'yu sevdiğim gerçeğini maalesef değiştirmiyordu. Ne yazık ki böyle durumlar söz konusu olduğunda aklınızla hareket edip kendime bir iyilik yapacağım ve artık onu sevmeyeceğim, sevmekten vazgeçeceğim diyemiyordunuz. Ben de kendimi yok sayarak içten içe, uzaktan onu sevmeye devam ediyordum.

Gözlerimi araladığımda sabah olmuştu ve ben zihnimde dönüp duran tüm bu düşüncelerle nasıl, ne zaman uyuyakaldığımı anlamamıştım. Yataktan kalktığımda her yanım ağrıyordu. Sanki uyurken biri gelip bana bir temiz dayak atmış gibi vücudumda ağrılar vardı. Sıcak bir duştan sonra giyindim, sabahın çok erken saatleriydi ve ev halkının uyanmamış olduğunu tahmin ediyordum. Aşağı indiğimde yanılmadığımı fark ettim. Ortalık sessizdi. Buzdolabını açtığımda canım hiçbir şey istemiyordu, kahvaltı yapmadım. Sadece bir bardak portakal suyu içip evden çıktım.

Arabama bindiğimde gün yeni yeni aydınlanıyordu. Etrafa bakındıktan sonra aracı çalıştırıp yola çıktım. Doktor Acar'la günler öncesinde randevum vardı ama malûm sebeplerden dolayı gidememiştim. Ancak öyle ihtiyacım vardı ki biriyle konuşup danışmaya. Sanırım ben de sürekli birilerine danışıp yine bildiğini okuyanlardandım. En azından içimi dökeceğim için rahatlardım.

Randevum olmadığı hâlde Acar yine benim için uygun bir zaman yaratmıştı. Karşısına oturduğumda savunmasızdım. Nereden başlayacağımı bile bilmiyordum. Buraya neden geldim ki zaten, diye kendimi sorguladım her seferinde olduğu gibi. Anlatmaya nereden başlayacağınızı bilmediğiniz zaman anlatılacak bir şey olmadığını sanıyordunuz ya bazen, oysa ne çok şey vardır konuşulacak. Yalnızca sizin cesaretiniz ya da gücünüz yoktur tüm bunları konuşmaya. "Kusura bakma, yine randevu aldığım gün dışında her gün gelebildiğimi kanıtladım sanırım." Sağ elimi yüzümden ve saçlarımdan geçirirken mahcup bir biçimde tebessüm ettim.

Karşımdaki adam ise bunu sorun etmiyor gibi görünüyordu. "Sorun değil, senin için hep zamanım var bilirsin." Her zamanki ağır, oturaklı ve sakin tavrından ödün vermeksizin "Bugün nasılsın?" diye sordu.

Ne diyeceğimi bilemez hâldeyken hafifçe havalanan ellerimi tekrar kucağıma koydum. İçimdeki duyguları anlatıp bunlarla nasıl baş edeceğimi ona nasıl sorabilirdim ki? Üstelik danışanı olarak ondan zoraki de olsa sakladığım bir sürü sır varken.

"İşler pek iyi gitmiyor ha?"

Yalnızca başımı salladım ve iç geçirdikten sonra bir yerden başlamam gerektiğini düşündüm. "Hamileyim." Hızlı bir giriş olmuştu. Öyle ki bu haber Doktor Acar'ı bile ufak çapta şaşırtmışa benziyordu ancak hazır konuşmaya başlamışken susmamı göze alamayacak olmalı ki sözümün arasına girmemeyi tercih etti. Ben de onun istediği üzere devam ettim. "Açıkçası aklım öncekinden daha karışık."

Halikarnas'ta Bir Gece | Gecedeki Aşk Serisi - I ღKİTAP OLDU!ღBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin