⚝ Halikarnas'ta Bir Gece | 28/1

29.3K 1.3K 179
                                        

-28/1-

❝Lâl❞

Aracın içinde Dublin'e doğru yola çıkmak için alana giderken dakikalardır sessizliğimizi koruyorduk. Ben konuşmadıkça Valentino da sessizliğimizi sürdürüyordu. Tüm gerçekleri konuşmuştuk, bana her şeyi anlatmıştı. Artık Andrea hikâyesinin tamamını biliyordum. Ben basit bir eski sevgili davası sanırken bu kadar uç noktada bir hikâye beklemiyordum. Dürüstçe her şeyi anlatmasına ve aramızda bu yönden bir sır kalmamasına rağmen kafam karışmıştı. Her şeyi bilmem yeterli miktarda rahatlatmamıştı beni.

Ne yani, Valentino bir kaza geçirmişti ve bir anda beni rüyasında mı görmeye başlamıştı? Bu çok mantıklı bir şey değildi ki. Üstelik neden bir başkası değil de ben? Özel bir sebebi olmalıydı. Bu kadar spiritüel bir olayın içinde olduğum için de kendimi tuhaf hissediyordum. Biraz da korkmuştum. Valentino'nun bana zarar vermeyeceğini çok iyi biliyordum. Ancak aramızdaki bu şey, bana kaçtığım hayatımı anlatıyordu. Ailemi, en azından herkesin ailem bildiği kişilerin beni bir başkasının yerine koyduğu gerçeğini hatırlatıyordu.

Ben neden kaçmıştım? Birden vahiy mi gelmişti de çekip gitmiştim? Her şeyin temeline inecek olursak üvey ailemin beni kendi çocuklarının yerine koyması, kayıp hatta muhtemelen artık ölü bir kız olan Azize'nin kimliğine bürümesi ve akabinde gelişen olaylar yüzünden o aileden ayrılmak istemiştim. Tüm vücudu görünmez iplerle bağlı bir kukla gibiydim ve ipleri Günday ailesindeydi. Hiçbir yere hareket edemiyordum. Yalnızca onların istediği insan olabiliyordum ve onların izin verdiği kadar hareket edebiliyordum. Artık Azize olmanın günbegün ağırlaşan bedelini ödemek beni öldürmeye başlamıştı diye kaçmıştım. Beni hiç olmadığım biri hâline getirdikleri için. Beni öldürüp yerime ölü birini inşa ettikleri için.

Şimdi de Valentino.

Herkes beni belli bir kalıba sokmaya çalışıyordu ve bu beni korkutuyordu. Valentino'yu seviyordum, onunla olmak istiyordum. Belki de itiraf etmek beni korkutsa bile ona âşıktım. Ancak o da tıpkı ailem gibi beni Andrea adı altında bir kalıba sokmaya çalıştığı için aramızdaki keyifli ilişkinin toksik bir hâl almış olabileceğini düşünüyordum. Ben ne Azize olmak istiyordum ne de Andrea. Ben yalnızca ben olmak istiyordum. Bunu anlayabilselerdi keşke.

Sessizliği "Her şeyi öğrendin. Ne hissediyorsun?" sözüyle bozan adam en az benim kadar kafası karışmış görünüyordu.

"Ürperti." Evet, hissettiğim tam olarak buydu diyebilirim. Bir ürperti hissediyordum. Belki de korku. Ama neden korktuğumu bile bilmiyordum. Valentino'dan korkmadığım kesindi hatta onun varlığı bana güven veriyordu. Fakat bu öğrendiklerim ister istemez beni tedirgin etmişti. Anlam veremiyordum çünkü. Korkmaktan daha kötü olan nedir biliyor musunuz? Neden korktuğunuzu bile bilmeden korkmak. Düşünsenize, korkuyorsunuz ama neden korktuğunuzu bile bilmiyorsunuz. Ve bunu engelleyemiyorsunuz. Bu tıpkı karanlığa çıplak elle dokunmak gibi gizemli ve ürkütücü bir şeydi.

Karşımdaki adamın beni tam manasıyla anladığından emin değildim. Çünkü bu yanıtım karşısında bana yaklaşımı mesafeli bir hâl almıştı. "Tehlikedesin, Lâl. Hem benimle olduğun için düşmanlarım tarafından açık hedefsin hem de uzak durmaya çalıştığın ailen için bir tehditsin. Bu sebeplerden dolayı bir yere gidemezsin. Ama seni temin ederim ki bundan sonra sana istemediğin müddetçe asla dokunmayacağım."

Kurduğu bu cümlenin beni rahatlatıp güvende hissettirmesi gerekirken içimde bir tehdit oluşturmuştu. Valentino'nun beni rahatlatmak için söylediğine kalıbımı basabilirdim ama bana dokunmayacağı hissi midemdeki tüm kelebekleri tek tek öldürüyordu. Tedirgin oluyordum. Oysa ben onun bana dokunmasını istiyordum ama şu durumda bunu açık açık söyleyemeyecek kadar da köşeye sıkışmıştım. Ne yapabilirdim? Bilmiyordum. Sessiz kaldım. Aklım darmadumandı. Ondan gidemiyordum. Belki yanı başında olmazsam birbirimize dokunmadığımız için bu kadar hayıflanmazdım, kendimi tutabilirdim ancak birtakım tehlikelerden ötürü yanından ayrılamıyordum. Hem onun yanında hem de ona dokunmadan. Bu kadar şey yaşanırken neden cezasını ben çekiyordum?

Halikarnas'ta Bir Gece | Gecedeki Aşk Serisi - I ღKİTAP OLDU!ღBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin