⚝ Halikarnas'ta Bir Gece | Özel Bölüm | 0.2

18.3K 594 41
                                        

- 0.2 -

GEÇMİŞ • HAZİRAN, 2017

❝Valentino❞

Sicilya'daki evin geniş balkonundan aşağıya baktığımda büyük bir kalabalığın eğlendiğini görebiliyordum. Herkes içkisini yudumlarken birbiriyle keyifli bir sohbete koyulmuştu ve mutlu görünüyordu. Genelde evimde bu tür davetler düzenlemeyi sevmezdim. Evim benim mahremiyetimdi ve en yakınlarım dışında kimse giremezdi. Belki de davet bu yüzden böylesine ilgi görmüştü. Çok kalabalıktı. Benimse bu daveti düzenlerken bambaşka bir amacım olduğundan kimsenin haberi yoktu henüz.

Uzun bir zamandır kazadan sonra rüyalarıma giren kadını arıyordum. Onu nerede görebileceğimi hiç bilmiyordum. Kim bilir hangi ülkenin hangi şehrinde, hangi sokakta görmüştüm onu. Görmüş müydüm, onu bile bilmiyordum. Gezdiğim birçok ülke ve yüzlerce şehir varken bunu tahmin etmem ne yazık ki mümkün değildi. Ancak işe onu en yakınlarımda aramakla başlamıştım. Her şeyini mahremiyet seviyesinde saklayan ben, Valentino Riccardo, onu çizdiğim tabloları en görülebilen yerlere astırmıştım. Belki bu davete gelen biri onu tanıyordur, bir şekilde onu bulabilirdim. Çok uzun zamandır arayıp bulamadığım o kadını bulabilmek için aklıma gelen tek çözüm bu olmuştu. Bilirsiniz işte, prens görkemli bir baloda Sindirella'yla tanışır. Tutku dolu bir dansla keyifli dakikalar geçirdiği güzeller güzeli prensesin aceleyle balo salonunu terk etmesi üzerine elinde prensesin merdivenlerde düşürdüğü ayakkabısı dışında hiçbir şey yoktur. Kapı kapı dolaşıp genç kızlara o ayakkabının tekini deneterek Sindirella'yı bulmaya çalışır. Oysa kadının yüzüne baksa tanıyacaktır, işte her şey bu kadar basittir. Mesela ben hayallerimdeki kadına rastladığım an saniyeler içinde onu tanırdım ve asla bırakmazdım.

Ah, Andrea... Neredesin?

Arkamı dönüp dışarı çıkmak için büyük salona yöneldiğimde ressam dostum Pierre odanın tam ortasındaki büyük duvarda asılı resmi dikkatle inceliyordu. Andrea'nın resmini. Onun tabloyla bu denli ilgilenmesi beni umutlandırmıştı doğrusu. Ellerim ceplerimde yavaş adımlarla ona doğru yürüdüğümde içimde anlamsız bir heyecan yükselmişti. Pierre'in tam arkasında durduğumda "Tablo dikkatini çekmiş olmalı." diye mırıldandım heyecanımı gizli tutarak.

"Sonunda o çok konuşulan tabloyu yakından görme şansına eriştiğim için mutluyum." Sağ eliyle gözlüğünü düzelten adam gözünü tablodan ayırmadan yanıt verdi. "İlk tanıştığımızda senin gibi birinin resim konusunda bu kadar yetenekli olabileceğini hiç ummazdım." Senin gibi biri derken hakkımda en ufak bir fikri olmasa da tahminler yürüttüğü dünyam ve ilgilendiğim işleri kast ettiğini biliyordum. Tablodan çok etkilenmişe benziyordu. Hayranlıkla incelemeye devam etti. "Tablonun bir adı var mı?"

"Tablonun adı Aşk." Ona tablonun adını söylerken defalarca hayranlıkla seyrettiğim resme bir kez daha dalıp gittim. Kızıl mı yoksa karamel mi olduğunu tam çözemediğim egzotik saçları, biçimli iri gözleri, pembe beyaz teni ve dolgun dudaklarıyla kusursuz bir kadın heykelini andırıyordu. Benim için aşkın tarifi bu kadındı.

"Peki, resmettiğin kadın kim?"

"Ona Andrea adını verdim." İç geçirerek yanıt verirken umudum yok olmuştu. Pierre onu tanısaydı hakkında böyle sorular sormazdı. Bir kez daha Andrea'ya bu kadar yaklaştığımı sanmıştım ve yine onu bulamamıştım.

"Göz kamaştırıcı bir güzelliği var." Onun hakkında hayranlık dolu iltifatlar duymak sanıldığı gibi hoşuma gitmiyordu. Normal şartlarda onun güzelliğini kimseyle paylaşmak istemezdim. Onu kendime saklamayı tercih ederdim ancak şartlar bunu gerektirmişti. Onu bulmak istiyordum ve bunun için uçuk da olsa tüm yolları deniyordum. İçkisini yudumlayan adam dalgın ve meraklı bir ifadeyle mırıldandı. "Gerçekte böyle bir kadın yok yani. O bir hayal ürünü." Onun da umudunun söndüğünü hissedebiliyordum. Bu tablonun eskizlerini ilk çizdiğimde böyle bir kadının var olabileceğine kendim bile tam olarak inanamıyordum. Gerçek olamayacak kadar güzel ve kusursuzdu. Onu canlı canlı karşımda göreceğim günü hayal ederken içimde alevlenen hisler bambaşkaydı.

"Var olduğuna inanıyorum." Kendim bile emin değilken onun var olduğunu savunuyordum. "Sadece nerede olduğunu bilmiyorum." Bazen en az Luigi kadar deli olduğuma inanıyordum. Ancak aşk da zaten bir delilik hâli değil miydi?

...

*

YAZAR NOTU: Hi guyss! Böyle özel bölümlerin olması hoşunuza gidiyor mu? Yeni özel bölümümüzü nasıl buldunuz? Dilerseniz tam olarak buraya yazabilirsiniz. ✨ Buraya hayalinizdeki Lâlentino sahnelerini yazarsanız kim bilir belki de yeni özel bölümümüzde sizin istek sahneniz yer alır. 💞 Sevgiler, bol kokulu öpçükler! 😘

•••

SOSYAL MEDYA
Wattpad: -BuzlarKralicesi
Instagram: buzlarkralicesioffical
YouTube: Gülay Sena Dündar

HİKÂYENİN INSTAGRAM HESAPLARI
@halikarnastabirgece
@lalalsancakofficial
@valentinoriccardoofficial
@lalentinofanclub

Halikarnas'ta Bir Gece | Gecedeki Aşk Serisi - I ღKİTAP OLDU!ღBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin