Dersler hızla gelip geçerken dün ve bir önceki gün olanlar çoğu derste aklımı meşgul ediyordu. Geçmişte bir şeyler olmuştu ve ben bilmiyordum. Sahiden bu kadar büyük ne olmuş olabilir ki? Bir de evlilik mevzusu vardı. Efeyle gerçekten evlenecek miydim? Yoksa Demir saçmalıyor muydu? Ailelerimiz bize ne söyleyecekti? Babam neden böyle bir karar vermişti? Neden kimse bir daha bu konuyu açmamıştı? Cevapsız onlarca soru zihnimi bulandırırken önümdeki defteri karaladığımın farkına vardım.
"Naz" omzumdan dürtülmemle Leya'ya döndüm. N'oldu dercesine ona baktığımda bana bakan sinirli bir adet edebiyat hocasını işaret etmesiyle yutkundum. Hayır yani madem sayısalcıyım bu dersi neden görüyorum ki!Üstelik benim edebiyatım oldukça iyiyken neden sayısalcıyım ki! Ah,çıldıracağım. Paradoksa düştüm resmen.
"Naz, alışverişe gidelim mi?" Okuldan çıkar çıkmaz bana bu soruyu soran Leya'ya ciddi misin bakışı bile atmama izin vermeden bir taksi durdurarak yakınlardaki büyük bir AVM'ye sürmesini söylediğinde nasıl bu taksiye bindiğimi anlamaya çalışıyordum. Evde ders çalışmayı planlarken bir anda kedimi Leya'nın planın içinde bulmuştum. "Biraz gezeriz,kafamız dağılır." Bir süredir yaşadıklarımız canımı sıktığı için kafa dağıtmak iyi gelebilirdi.
İlk başta AVM'nin içindeki bir kafeye uğradık. Birer tane filtre kahve alarak masaya oturduk. Ardından birlikte bu gün işlediğimiz matematik, fizik ve biyoloji konularından birkaç test çözdüğümüzde 3 saat geçmişti bile. Biz kafa dağıtmaya gelmiştik değil mi!
Leya aceleyle kolumdan çekiştirerek beni kıyafet mağazalarından birine sokup elime birkaç tane elbise tutuşturduğunda kendine de bir şeyler baktı. Ardından denemek için kabinlere girdik.
Kabinden aynı anda çıkıp birbirimize baktığımızda birbirimize olumsuz bakışlar atarak kabinlere geri döndük. Bu durum bir kaç defa daha devam etti. Kaçıncı kez kıyafet denedik bilmiyorum ama kabinden çıkıp birbirimizin yüzüne baktığımızda ikimiz birbirimizi süzdük.
Ardından tatmin olmuş bir şekilde kocaman gülümsedik.
Kabine üzerimi değiştirmek için yöneldiğim sırada Leya, " Naz, dur. Sakın üzerini değiştirme yeterince ders çalıştık zaten. Şimdi bunları alıp kuaföre gidiyoruz ardından eğlenmek için seni bir yere götüreceğim." İtiraz etmek için ağzımı açtığım anda "İtiraz istemiyorum. " diyerek beni susturmayı başarmıştı. Ona baygın bakışlar atrak kafamı salladım.
Kasada üzerimizdekilerin ücretini ödedikten sonra yan taraftaki kuaföre girdik. İkimizin de işi bittiğinde birbirimize bakıp gülümsedik.
Leya yeşil gözlerini ön plana çıkarmak için rimel sürmüş, açık pembe rujla dudaklarına renk vermişti. Dalgalı saçları, hafif makyajı ve yeşil dizlerinin bir karış üzerinde sırt dekoltesi bulunan saten elbisesiyle harika görünüyordu. Ben ise kahve onunkine çok benzer bir model olan kahve saten bir elbiseden yana kullanmıştım tercihimi. İkimiz de gözlerimize oynadık da diyebiliriz.
AVM'nin önünde bir taksi çevirdik. Leya bir adres söylediğinde merakla gideceğimiz yeri bekliyordum. Kısa bir sürenin ardından oldukça büyük bir kafenin önünde durduğumuzda kaşlarımı çattım. En azında akşam eğleneceksek kafeye gelmemeliydik öyle değil mi?
Leya taksiden indiğinde ben de indim. Etrafa bakındığımda bir kaç tanıdık araba görmemle kaşlarımı çattım. Burada bir şeyler dönüyordu ama ne? Leya, "Naz, hadi." diyerek beni kafeye yönlendirdiğinde etrafı inceliyordum.
Kafenin önünde bulunan masalarda oturan genç arkadaş grupları vardı. Kafenin duvarlarında bulunan aydınlatmalar üzenlerine yansıyordu. İçeriye girdiğimizde Leya beni üst kata yönlendirdi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Siyal
Novela Juvenil~Hayalleri siyah hayatlar içinde kaybolan bir grup genç. ~O geçmişten korkuyordu ama geçmişin derinliklerine dalmaktan da çekinmiyordu. Geçmişte yaşanan acıların geleceğinde verdiği güvensizlik içinde kaybolmak...Kimileri geçmişte hatalar yapıp bede...
