özel bölüm 1

76 6 0
                                        


Gece yarısıydı. Siyah gecede dolunay, etrafa lacivert bir ton katmıştı.

Terasta oturmuş ayı izlerken Efe’nin kapıyı sertçe çarpıp evden çıktığını gördüm. Bir süredir okumayı bıraktığım kitabı yavaşça koltuğa bırakıp dirseklerimi soğuk mermere yasladım.

Onu daha net görebilmeyi umarken hissetmişçesine kafasını kaldırdığında beni fark etti. Yüzündeki ifadeyi anlayamasam da cebindeki telefonu çıkardığında bana yazacağını biliyordum.

Telefonumdaki bildirim sesi terasta yankılanırken kendimi tutamayıp sırıttım.

Efe: Beni oradan izlemeye devam mı edeceksin yoksa yanıma mı geleceksin?

Naz: Yine başımı belaya sokacak bir şey mi peşindesin? Ayrıca bu saatte nereye gidiyorsun?

Efe: Bunun için bana ihtiyacın yok. Bu soruyu sorduğuna göre ikizinden haberin yok sanırım. Partiye gidiyorum.

Garaja bakıp arabasını göremediğimde dişlerimi sıktım. Bana söylemeden gitmişti pislik.

Naz: Partileri sevmezsin sanıyordum.

Efe: Sevmediğim birçok şeyi yapmak zorunda kaldım, bu çok da zor değil. Leya evde yok.

Son cümleyle birlikte her şey daha da sinir bozucu bir hal almıştı. En yakın arkadaşım ve ikizim bana haber vermeden partiye gitmişti ve ben bunu abisinden öğreniyordum.

Naz: Konum at, sana yetişirim.

Efe: Bekliyorum. Acele et.

Ellerimi kaldırarak isyan edercesine ona baktım. Ardından hazırlanmak için hızlı adımlarla odama girdim. Elime geçen bordo midi elbiseyi inceleyecek vaktim olmadığı için hemen üzerime geçirdim.

Duş aldıktan sonra saçlarımı tarayıp kitap okuduğum için kendimi şanslı sayarak bir çırpıda sıkı bir topuz yaptım. Çantama birkaç makyaj malzemesi atıp evden apar topar çıktığımda yüzümde memnuniyetsiz bir ifade vardı. Efe’nin arabasının bizim evin birkaç metre ötesinde çalışır halde beni beklediğini görünce adımlarımı hızlandırarak ön kapıyı açtım. Siyah Audisi geceye uyum sağlamışken üzerimdeki elbisenin çok dikkat çekmemesini umuyordum.

Sırtımdaki esintiyle irkildim; elbisenin sırtının tamamen açık olduğunu o an fark ettim. Her adımımda derin yırtmaç sayesinde açığa çıkan bacağımı içeriye uzatıp oturduğumda kaçamak bakışlarım Efe’ye kaydı. Üzerinde siyah bir gömlek ve bej bir pantolon vardı. Altın hareli gözleri kısa bir süre gözlerime kaydı.

Çok geçmeden gaza bastı. “Bu iddialı elbise için fazla sadesin.” Normalde bu tarz kıyafetleri annem istediği için giyer ve porselen makyajlar yapardım. O yüzden söylediğini yadırgamadım. Gözleri yoldayken siyah çantamdaki kahverengi dudak kalemini çıkarıp dudağıma çerçeve yapmaya başladım. “Geç kalmamak için makyaj işini yola bıraktım.” Dudağıma sürdüğüm nude rujun ardından göz pınarlarıma aydınlatıcı sürdüm.

Göz altlarıma kapatıcı sürerken yavaşça durdu. Kırmızı ışık yanarken bana döndüğünde maskarayı sürmeye başladım. Dudaklarım kendiliğinden aralanırken sırtımda gezinen sıcak parmakları ürpermeme sebep oldu. Orada olduğundan bihaber olduğum fermuarı kapatırken parmakları tüy gibi hafifti. Nefesim kesilircesine karnımı içime çekip yerimde dikleştiğimde bakışları karnıma kaydı. “Zaten çok zayıfsın bunu yapmana gerek yok, Naz.” Dudaklarımı birbirine bastırıp maskaranın kapağını kapattım. “Sadece alışkanlık.” Yeşil yandığında, arkamızdaki sert bir korna sesiyle irkildik. Efe kendi kendine bir şeyler mırıldanıp gaza yeniden bastı. “Leya ve Yağız’ın birlikte olduğunu mu düşünüyorsun?”

Siyal Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin