32

418 39 2
                                        

Yoongi

Derslerin bitimiyle Jungkook ile birlikte spor salonuna doğru gitmeye başlamıştık. Sessizce merdivenlerden iniyordu, bugün nedense bir düşünceliydi.

Ona döndüm ve saçlarını karıştırdım. "Ne düşünüyorsun?"

Sevimli gülüşünü sunmuştu. "Hiç, hiçbir şey. Sadece sınavlar yaklaştığı için biraz stresliyim."

Ah evet... "Birlikte çalışalım, eksiklerimizi gideririz." Yine şansımı deniyorum işte.

"Jimin ve Taehyung'ta gelebilir."

Benimle yalnız kalmaktan hâlâ çekiniyor mu? "Onlarla ders çalışılmaz, en son projelerini yaparken de gördün."

"Evet, bakarız ya."

Sanırım bu fikri beğenmedi ya da gerçekten çekiniyor. Neyse üstelemeyeceğim.

Spor salonuna girdiğimizde tekrardan konuştu. "Yani aslında bir kafede çalışabiliriz."

Omuz silktim. "Bende çalışırız diye düşündüm, daha sessiz ve rahat." Soyunma odasına yaklaşmıştık. "Bir giyinip geleyim."

"Ben de geleyim."

Dalgayla konuştum. "Neden, soyunurken beni mi izleyeceksin?"

Kızarmıştı. "Hayır aptal, dün gelmemi istemiştin diye-" Cümlesini bitirmeyip offladı. "Gelmiyorum."

Sevimliliğine gülmeden edemedim. Dün küçük bir öpücük almak için onu odaya getirmiştim, şimdi de kendi mi istiyor yani? "Dalga geçiyorum, gel hadi."

"Hayır, git sen. Rahat rahat giyin."

Belinden usulca ittirip benimle gelmesini sağladım. İçeri girdiğimizde çantamı ve telefonumu ona vermiştim. "Bunları dolabıma koyar mısın?" O dolapla uğraşırken ben de eşofmanlarımı almıştım.

Tam gömleğimin düğmelerini açmaya başlamışken dolaptan bir şey çıkarıp bana dönmüştü. "Bu ne?" Elinde küçük bir not vardı.

"Bilmiyorum, ne yazıyor?"

Omuz silkip kağıdı cebine attı. "Festivalden sonra daha da dikkat çekmeye başladın."

Kim yazdı acaba? Ayrıca neden çöpe atmak yerine cebine attı? "Açıkcası sen benden daha popülersin. Sabah-"

Dolabı kilitleyip bana döndü ve dolaba yaslanarak kollarını bağladı. "Mi Cha ile arkadaş olduğumuzu zaten biliyorsun."

"Evet öylesiniz ama orada sadece Mi Cha yoktu." Neden bunu konuşuyoruz? Önemli olan birlikte olmamız değil mi?

"Çıktığımızı bilmedikleri sürece böyle şeyler olacak, demek istediğim şey buydu." Sırıttı. "Hemen atağa geçtin ya. Ciddi bir şekilde söyleseydim kavga edecektin herhalde."

Omuz silktim. "Kıskançlık farklı güven farklı. Birbirimize güvenmiyorsak sevgili olmamız saçma değil mi?" Okul formalarımı katlayıp kenara koydum. "Neyse, bu tarz tartışmaları pek sevmiyorum."

Konuyu değiştirme amacıyla ellerimi beline yerleştirerek onu kendime çektim. "Akşam gerçekten gidecek miyiz?"

Gülümsemiş ve o tatlı tavşan dişlerini görünmesine, gözlerinin virgül şeklini almasına izin vermişti. "Geleceğiz dedik kızlara, hem yeni insanlarla tanışmış oluruz. Ne var bunda? Yarım saatcik gidip geleceğiz." O da kollarını belime sarıp başını göğsüme yaslamıştı. "Tam bir asosyalsin."

"Hayır, sadece seninle yalnız kalmak istiyorum o kadar." Yani aslında biraz asosyal olabilirim ya da bunun yerine insanları sevmiyorum da diyebilirim.

Elimle yüzünü kavrayıp dudaklarının büzüşerek balık dudak olmasını sağlamıştım. "Başından beri bunu bekliyordun değil mi?"

Konuşamadığı için hafifçe kolumu sıkmıştı. Onu boşverip dudaklarımızı birleştirdim ve tatlı bir öpücük bıraktım. Utanmasını sağlamak cidden hoşuma gidiyor.

Lovefool/YoonkookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin