Bay Mükemmel

241 34 13
                                        

Arkadaşlar! Vote-yorum istemiyorum. Size ihtiyacım var. İhtiyaç ve istek farklı şeyler. Benimle bolduğunuzu görmem gerek ki yazabileyim. Ve yorumlarla vote'larla ayakta durabilirim. Lütfen... Allah'ını seven yorum atsın diyen yazarlar var, beni onların haline düşürmeyin nolur.İyi okumalaar.

Neredeyse iki ay oldu. O hafta okula gidemedim karne günü dışında. Bileğimde bir şeyler olmuş, dinlenmem için. Doktor çok kızdı zedelemiştim bir de üstüne gitmişim. Seksen üç buçuk ortalamayla takdiri kaçırmama ne demeli acaba? Biliyor musunuz o gece de Araz’ı gördüm rüyamda, sonra birkaç kez daha belki. O haftadan sonra görmedim. Aklıma gelm- Geldi tamam. Yalın da geldi aklıma. Düşünsenize o kadar hayallerimden fırlamış gibiydi ki. Kızlarla iki kez daha gittik o kafeye bu zaman dilimi içerisinde. Bir daha rastlaşmadık ama. Geçen hafta mesaj attım. Dayanamadım ne yapayım. Yani sonuçta atkısı kaldı bende. Hem fotoğrafı da alamadım. Cevap yok. Dün yine yazdım. Dün bir tuhaftım zaten. Annem, birisi varmış gerçekten. Dün sabah anlattı gitmeden önce. Ona çok değer verdiğinden, onu çok sevdiğinden bahsetti. Ben “Sen de ona karşı böyleysen ben ne diyebilirim ki anneciğim.” Dedim cevap olarak. Dedim demesine de, o kadar garip geldi ki. Okul dönüşü kafeye uğrayayım dedim, yine uzun sürecekmiş geç kalacakmış. Eve gitmedim, otobüsten kafenin önünde indim. Annem standın önünde muffinleri düzeltiyorken harika gülümseyişi dudaklarında bir adamla sohbet ediyordu aynı zamanda. Evet, malum şahıs. Konuştuğumuz sabahın akşamı olması daha beter bir hale getirdi beni. Bir babam olmayışına alışacak kadar yaşadım ama düşündüğüm kadar olgun değilim galiba. O kadar tuhaf geldi ki. Annem onunla tanıştırdı beni. Kafenin kapısındayken onları görünce geri dönmeyi düşünürken meğer put gibi duruyormuşum. Annem beni görüp “Hayatım gelsene, niye orada duruyorsun?” deyince geri dönüş şansımı kaybettim. Tanıştık. Abartıyor olabilir miyim bilmiyorum. Annemle sadece sohbet ediyorlardı. Ama annemin yüzündeki gülümseme müşterisine olan nezaketten değil tamamen hissettiği gerçek mutluluktandı. Dudaklarından okuyabiliyordum. Erdem Bey, Erdem Abi, Erdem Amca şimdi ne diyeceğim ben. Bu adam işte, oldukça yakışıklı biri. Biraz sakalı var, ne az ne çok. Ela ya da kahverengi, gözleri. Vücudu bile yaşına göre gayet iyi. Yüzündeki hafif hafif yaşını ortaya çıkaran belirtiler olmasa vücudu çok iyi. Annemin benden 2-3 cm uzun olduğunu düşünürsek, kafede annemin giydiği ayakkabıları 5-6 cm topuklu olsa… Bu adam annemden bir on cm rahat uzun. Boyumuz rahat 185 var. Üzerindeki takım elbiseden de bir waffle yiyip giden bir müşteri olmadığı gayet belli oluyor. Anladım bu dönemde nasıl bu kadar iş olduğunu. Şu mükemmel bakan adam, annemi kıskanmama neden olmuş olabilir. Sanki annemi kaybediyormuşum gibi hissettim. Tıpkı yıllar önce olduğu gibi. Karnına tekme atmayı düşünmedim desem yalan olur. Hem artık çok daha fazla can yakabilirim daha güçlüyüm. Sonra kendime kendime dedim ki: Ada n’oluyoruz? Çocuk musun kızım sen, annenin mutlu olmasını istemiyor musun? Erdemciğim de… Adamın adı bile güzel ya. Kötü bir yanı mı olmaz. Ayy ben bunu Yalın için de söylemiştim değil mi?Ahh ah. Şu adam benim iç sesimi duymuş ve olması gerektiği gibi davranmaya başladığımı görünce yemek iznini de kopardı mı, koparmaz olur mu hiç. Nasıl tatlı dilli, sıkıyorsa hayır de vicdan azabından ölürsün valla. Annemi böyle mi tavladın sen canım, ha? Diyecektim de zor tuttum kendimi.

Neymiş efendim,

-Ada’cığım, benim de bir oğlum var. Bir akşam hep beraber…

Annemin hep sahip olmam gerektiği söylediği tatlı dilin somut hali karşımdaydı. Öyle güzel konuştu öyle güzel teklif etti ki. Bir yerden sonrasını hatırlamıyorum.

-Tabi. Annem de isterse neden olmasın?

Bunu dediğimi hatırlıyorum. Söyledikten sonra bir durup düşündüm. Ne dedim ben ya? Hiç tersleyemedim bile. Ama tavrımdan dolayı annem çok mutlu oldu. O konuda süper oldu bak. Sonra kibarca izin isteyip eve geldim. Araz’a bir mesaj daha attım. Yine cevap vermedi. Dünden beri düşünüyorum da oynadı mı benimle bu çocuk? Oynadı mı? Çocuk ne yaptı Ada?!! Onu durduk yere öpen sensin. O ne yaptı ha, ne yaptı? O günkü sapık çocuklardan seni koruduğu için seninle oynamış mı oluyor? İşte yine ben ve benim kurgularım. Gayet yakışıklı ve kibar bir çocuğa – biraz flörtözdü ama bak o konuda haklıydım-  serseri demekle kalmıyorum, bir de yaptığı iyilikten sonra benimle oynadı diyorum. Aman ne güzel. İyice aptallaştım ben. Saat geç oluyor. Yarın okul yok ama akşam yemeği olayı var şu Bay Mükemmel ile. Of bir de oğlu varmış yaa. Keşke bu hayat gerçek olmasaydı, bir filmde olsam Erdemciğimin oğlu Araz çıkardı. Ne güzel olurdu ama. Belli ki bu adam ciddi düşünüyor annemle, bir dakika ya ben nasıl uçtuysam annemin evlenmesine kadar gittim. Yavaş ol Ada, vitesi düşür biraz kızım bu hızla sen… Bunlar hep uykusuzluktan işte, saat kaç oldu ben hala.

17 yaşındaysanız ve birini sevmeye başladıysanız hayat gerçekten çok garip.

AdamBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin