Telefonu elime aldım, Asya'ya güzel bir mesaj yazıp ağzının payını verme ve ardından da iyi geceler dileme zamanıydı. Açtım mesajı.
O da ne? Mesaj Asya'dan değildi. Yabancı bir numara.
-Merhaba prenses.
Kim yazardı bunu bana? Fotoğrafına baktım. Oydu! Bugünkü çocuk! Yanında o sarışın çocukla. Nasıl olurdu ama? Nerden buldu benim numaramı? Yanlış numara yazmıştım ben. Nasıl olurdu? Bunu fark eder fark etmez bir mesaj daha geldi.
-Araz ben. Tanımadın mı? Prenses, uyuyor musun yoksa?
Şok olmuştum. Ne bir şey diyebilirdim ne de bir şey yazabilirdim? Öylece durdum. Garip oldum. Bu çocuk beni nerden bulmuştu? Kucağımda titremeye başladı telefonum. Az önceki mesajları atan numara arıyordu. Araz yani. Pat diye açıverdim. Ama hiçbir şey demeden bekledim. Arayan oydu.
-Ada?
İsmimi de biliyordu? Biliyordu ama emin değildi. Belliydi sesinden. Bu çocuk beni fazla şaşırtıyordu. Bunu da nerden öğrenmişti şimdi? Öyle güzel söylemişti ki ismimi. Öyle güzel, öyle etkileyici... Her ne sıfatsa işte. İyi her türlü sıfat yakışırdı.
-Ada? Orda mısın?
-Burdayım. dedim. Sen benim numar...
-Kağıda su döküldü de, son rakamları aklımdan yazdım.Neyse ki doğru hatırlamışım.
Sesinde feci bir yaramazlık seziyordum.
Noluyordu böyle? Fazla film izlemekten oluyor. Anca filmlerde olur böyle şeyler.Rahatsız edeceğini söyleyen ve hatta şimdi numaramı bilen bir çocuğa yanlış numara verdiğimi söylemeye hiç niyetim yoktu.
-Yarın saat kaçta kafede olursun?
Anlayamadım. Neyden bahsediyordu bu?
-Nasıl?
-Yarın diyorum, kafede kaçta olursun.Çok bekletme beni.
Bu ne cüretkâr bir cevaptı böyle! Kahretsin ki harika bir sesi vardı ve karşı konulmazdı resmen. Yani lafın gelişi. Tabi ki teklife gerek duymayan bu arkadaşı reddedecektim. Yani elimden geldiği kadarıyla.
-Neyden bahsediyorsun sen?Seninle niye buluşacakmışım ben?!
-Yanii, elimde bir fotoğraf var ve sana ulaştırayım dedim.Öyle yazmışsın da.
Surat ifadesi çok masum bir hale bürünmüş olmalıydı.Küçük çocukların özür dilemeden önce haklı olduklarını kanıtlamaya çalışırkenki halleri gibi, çok tatlı.Sesi... Ah... Bir dakika! Ne dedi bu? Ulaştırması gerektiğini mi yazmışım?Cüzdanım nerde benim? Of! Garsonla çarpıştığımda fotoğrafı düşürmüş olmalıyım. Ama bununla buluşamam.Hayır ya! Maalesef başka şansım da yok gibi görünüyor.Ya bu serseri biz ikimizken bir şey yapmaya kalkarsa... Yok artık Ada! İyice saçmalıyorsun.Tamam serseri dedik de pislik demedik.Öyle bir çocuğa da be... Azcık benziyor aslında.Yok yok.Abartıyorum ben.Gider fotoğrafı alır dönerim ne var bunda abartacak, bir şey yok.Ben bunları düşünürken cevap vermedim tabi.
-Yüzüme kapatmazsın değil mi? Onu ben yaparım da genelde.
-Hayır kapatmadım.
-Ee? Yarın
Ne diyeceğini merak etmedim değil ama kestim sözünü.
-Seninle buluşmamı beklemiyorsun benden değil mi?
-Aslında fotoğrafı istiyorsan yapman gereken tam olarak bu. Merak etme insan yemiyorum.
Çok güzel gülüyordu.Gözümün önündeydi bugünkü o halleri.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Adam
RomantikIssız bir Ada'ya bir Yalın ve bir mAraz düşerse ne olur... Artık ıssızlıktan çıkar öyle değil mi? Issız bir kalbi vardı işte Ada'nın, Yalın hayalleri vardı ve şimdi gerçeklerden mAraz mı doğacak? Yalın, ıssız ve belki de sonradan mAraz doğuracak bi...
