Aşktan Kaçtığım

131 24 41
                                        

Bu bölüm biraz farklı arkadaşlar. Aslında birçok kişinin beklediği bir bölüm belki de. Umarım beklentileri karşılar. Yorumlarınızı esirgemeyin bendeen. Beğenirseniz vote'ları da. İyi okumalaaaaaar!


Yalın'dan...

Aslı abla ikna etmeye çalışmış ama olmamış. Hatta bir ara babamla da konuşacaklardı ama konuştular mı bilmiyorum. Ada istemiyormuş, okulundan memnunmuş. Belki de Deniz için... Bütün gün aynı okuldalar. Sürekli birlikteler mi yani? O güldüğünde onu görüyor mu o da? İstediği zaman onun gözlerine bakabiliyor mu? Ya Ada? O da ona bakıyor mudur? Arkasından ne kadar da güzel gülümsemişti... Belki de hoşlanıyor ondan. Hoşlanıyor mudur? Bana cevap da vermedi. Ve o çocuk onu her gün görüyor. Her gün dokunuyor ona. Kahretsin! Ben onun gözlerine bakmaya kıyamazken...

Dün onun geldiği minibüsün kazaya yaptığını öğrenince zihnimde uğuldamalar oldu. Çünkü babamın cümlesinin devamını duymadım.

Ada'nın dönerken geldiği minibüs kaza- yapacakmış az kalsın.

O an beyin ölümüm gerçekleşmişti sanki. Kalp ölümüm gerçekleşmişti. Nasıl olduğunu deli gibi merak ettim. Ölmemişti değil mi? Hem biz daha çok genciz. Ben ona aşık olduğumu söyleyemedim bile henüz. Bizim daha aşk imzalı anlarımız olmadı ki. Ona şiirler yazmadım ki daha. Ada ölmezdi ki, benim Adama bir şey olmazdı. Olmazdı değil mi? O an babama ard arda kaç cümleyi ne şekilde sıraladığımı bilmiyorum. Babam Sakin ol diye bağırdıktan sonra kendime geldim. Ama o da iyi görünmüyordu, dolayısıyla tepkimi yadırgamadı da.

Üstelik okulda da problem yaşamış dün. Kavga gibi bir şey olmuş ama elbette hepsini bilmiyorum. Aslı abla olan biten her şeyi babama anlatacak değil ya. Belki kavgadan sonra diye ya da bilemiyorum ikna olmuş benim okuluma gelmeye. Ama okul neredeyse bitti ki. Onunla aynı okulda olamayacağım ki hiç. Ama okulun sonunda nakil alması tuhaf olacak zaten, mutlaka onunla gitmeliyim ilk gün. Alışabilmesi için. Gerçi bana çok alıştı sanki...

Aslı abla okuluna gitti bugün. Nakil meselesini halletmişler. Ama dönüşte Ada gelmemiş. Bir ders daha kalıp arkadaşlarına veda etmek istemiş. Yalnız dönecekti yani. O kaza meselesinden sonra buna izin veremezdim. Ders çalışamazdım da zaten bunu düşünmekten. Bıraktım çalışmayı Ada'nın okuluna gittim onu almaya. Aslı abla döndüğünde sondan bir önceki ders bile bitmemiş meğer. Ben de on yirmi dakikada gitmiştim. Yani bekleyecek çok vaktim vardı. Okulun kapısında beklemek istemedim. Belki istemezdi, rahatsız olurdu. Kızardı bile belki. Kafeye geçip oturdum bir kahve söyledim. Arabadan aldığım kitabımı açtım ve kaldığım yerden devam ettim okumaya. Karakter ıssız bir ada dediğinde Ada geldi aklıma. Yine. Telefonumu çıkardım. Akşam yemeğinde ikimiz olduğumuz gece dans eden çiftleri izlerken çok güzel gülümsemişti. Telefonum elimdeydi o an ve ona fark ettirmeden fotoğrafını çekmiştim. O fotoğrafı açtım galeriden. Ona baktım. O kadar güzel gülüyordu ki. O böylesine güzel gülerken herkes mutlu olmaktan utanırdı. Gülümsemeye küserdi insanlar.

Onun gülüşünü izliyordum. İnsanın dokununca huzur veren saçlarını... Neden ana ekranımı değiştirmediğimi sorguladım. Ben tuş kilidi ve ana ekranını onun fotoğrafı yapmığımda okuldan sesler geldiğini duydum. Hesabı istedim. Ada'yı bu kadar uzaktan görmek bile heyecanlanmama neden oluyordu. Hesap niye bir türlü gelmiyordu? Yanına gitmek için sabırsızlanıyordum. Tam anlamıyla yerimde duramıyordum. Çünkü birlikte dönecektik. Dönüşte birlikte on beş yirmi dakika geçirecektik. Ve mümkünse bu kez konuşabilmeliydim. Ada'nın yanına giden Araz'ı gördüğünde garipsedim ama Ada'nın bundan memnun olmadığını belli eden bir ifadesini gördüğümde bu net ve aşırı bir öfkeye dönüştü. Onu daha önce de üzmüştü o gerizekalı ve bir dahasına izin verecek değildim. Bir şeyler söylüyordu bağırarak ve etrafındaki birkaç kişinin odak noktasıydılar. Bunun üzerine hesabın gelmesini falan beklemeden masaya biraz para koyup hemen kafeden çıktım. Merdivenleri koşarak inmem ve birkaç adımım ardından yanlarındaydım. Zaten koştuğum için bu kısa mesafe daha da kısa gibiydi. Yanlarına vardığımda Araz Ada'nın omzunu sıkarak mesajda bunu yapacağını belirttiğini söylüyordu.

AdamBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin