•
°
•Heyecanla önünde durduğum odanın kapısını iki kere tıklatıp beklemeye başladım,heyecan ve mutlulktan bayılacak durumdaydım.
O gün Can yanıma geldikten ve numarımı aldıktan sonra heyecanla Derin'in yanına gitmiş ve olanları anlatmıştım.Derin başta şaşırsa da Can'ın matamatikte geçen 70 aldığını ve bana yakın olmak için böyle bir şey yaptığını söylemişti.
Ne kadar umutlanmak istesem de Can'ın eşicinsel olup olmadığını bilmediğim için fazla umutlanamadım,gerçi Derin'e göre Can yüzde bin eşicinseldi ama ben emin olamıyordum işte. Bir taraftan da onu daha önce hiç bir kızla sevgili olarak görmediğim için şüpheleniyordum.
Kapı gülümseyerek bana bakan Can tarafından açılınca heyecanla çantamın askısını sıkıp gergince gülümsedim,avuç içlerim sırıl sıklam olmuştu.
Dün beni aramış ve matamatik çalışmak için kendi odasına davet etmişti,aynı yurtta kalsak ta ayrı katlar da kalıyorduk,Can'ın kaldığı oda daha büyüktü ve müdür istediği gibi dekore etmesine müsade etmişti.Nedenini bende bilmiyordum.
Derin ne kadar 'kanka eve atıp sikmesin kolla götü' diye dalga geçse de onu sikime takmayıp bütün gece heyecandan uyumamış ve matamatik çalışmıştım,bir soru sorar ve bilemezsem diye çok korkuyordum.
"Hoşgeldin Yankı içeri geç hadi."
Can'ın yumuşak ve erkeksi sesiyle yutkunup,"Hoş buldum" dedim gülümseyerek.Tebessüm edip kapının önünden çekildi ve eliyle içeri geçmemi işaret etti,kafamı sallayıp ayakabılarımı çıkartmak için eğldim ama omzuma dokunup beni durdurdu ve "Gerek yok çıkarmana, gel hadi."dedi.
Bana doknduğu için elektirik çarpmış gibi oldum ve hemen doğrulup yutkundum.Elini omzumdan çekip önden yürümeye başladı bende alev alan omzumla onu takip ettim.Odası bizimkine göre daha büyük ve döşemeleri daha şıktı.
Can iki kişilik koltuğu gösterip,"Sen otur ben kahveleri getireyim ve başlayalım."dedi.
Onu onaylayan bir mırıltı çıkartıp çantamı koltuğun yanında yere bıraktım ve oturdum,resmen Can'ın odasındaydım! Belki de bu gün ona itiraf edip omuzumda ki yükten kurtulmalıydım ama içimden bir his bunu yapmamı engelliyordu.
Kurumuş dudağımı yalayıp etrafımı süzdüm.Oturma odasından başka bir oda daha vardı ve mutfak oturma odasının arkasında kalıyordu.Muhtemelen Can da benim gibi arkadaşlarıyla kalıyordu ama bizim kaldığımız oda onun odasının aksine tam bir yurt odasıydı.
Köşe de küçük bir televezyon ve onun hemen yanında mini bir kütüphane rafı vardı,ayağa kalkıp rafa yürüdüm ve kitaplara baktım.Çoğu fantastik ve ya korku kitabıydı. Gördüğüm saçma rüyadan sonra fantastik dünyasına veda etmiştim ama yine de üzerin de 'Devil Vampire' yazan eski ve yırtık; sanki yüz yıllar öncesinden kalmış(!) kitap çok dikkatimi çektiği içini elimi uzatıp aldım.
Kitaba dokunur dokunmaz bedenimden feci bir elektiriklenme geçti ve başıma çok kötü bir ağrı girdi.Acıyla inleyip hızla elimi çekip şakağıma dokundum ve gözlerimi sıkıca yumdum. Kafam da bin kişi birden konuşmaya başlamıştı sanki.
Kollarımdan tutulup sert bir şekil de sarsılınca gözlerimi şokla açtım ve endişeli bir şekilde bana bakan mavilere baktım.
Can kolumu okşayıp,"Yankı? İyi misin?"dedi endişeli bir şekilde.
kurumuş boğazımı ıslatmak amacıyla sertçe yutkunup kafamı salladım ve "E-evet,yok bir şey. Bir anda başım çok fena ağrıdı."dedim.
Can derin bir nefes alıp bileğimi tuttu ve arkasından sürükleyip iki kişilik koltuğa oturttuktan sonra kendisi de yanıma oturdu,"Migrenin falan mı var? Rengin de soldu zaten, istersen ilaç verebilirim."dedi yumuşak bir şekilde.
Başım hâlâ feci bir şekilde ağrıdığı için şakağımı ovup,"Migrenim yok ama başım çok fena.İlaç varsa çok iyi olur."dedim.
Can kafasını sallayıp ayağa kalktı ve biraz sonra elinde ki su ve sakinleştiriciyle geri döndü,ona kısa bir teşekkür edip hapı ağzıma koyup suyla birlikte yuttum.
Bakışlarım rafta ki kitaba kayınca,başım yine ağrıyacakmış gibi oldu ama bakışlarımı hemen çektim.Gerçekten fantastik şeylerden artık nefret etmeye başlamıştım!
Daha fazla düşünmemek adına çantamdan matamatik kitabımı ve defterimi çıkartıp,Can'ın mavi gözlerine baktım ve "İstersen başlayalım artık."dedim.
Kafasını olumlu anlam da sallayıp,"Olur" dedi ve koltuğun üzerin de uzun bacaklarını bağdaş kurarak birbirine bağlayıp oturdu.
Bende dizlerimin üzerinde oturup kalemi elime aldım ve dersi anlatmaya başladım,"Önce fonksiyon dersinden başlayalım-"
Daha cümlemi tamamlayamadan bir anda gözlerimin kararmasıyla susup elimde ki kalemi yere düşürdüm.Midem feci bir şekikde yanıyordu ve dünya etrafım da dönüyor, sesler,eşyalar uzaklaşıyordu.Daha ne olduğunu anlamadan boynum arkaya düşüp bilincim yarı kapalı bir şekilde Can'ın kucağına yayılmıştım.
Can'ın "Sonunda!" diyip bir nefes vermesini duymuştum,ardından bedenimi iri elleriyle kaldırıp beni koltuğa yatırmış ve kafasını boynuma sokup derin bir nefes aldıktan sonra boynumda kötü bir sızı hissetmiştim,sanki iki iğneyi birden derime sokmuştu.
Gözlerimi açıp bedenimi hareket ettirmek istesem de başarılı olamamştım,sadece boynumda ki ıslaklık ve sızıyı hissedip üstümde ki bedenin yutkunuşlarını boynuma yapışık bir şekilde durduğu için adem elmasının aşağı yukarı gitmesinden anlamıştım.
Bu sefer rüya görmüyordum, Can benim ayık olduğumdan habersiz dişlerini boynuma geçirmiş ve kanımı içiyordu!
•
°
•
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Devil Vampire | Gay
General Fiction[Tamamladı.] +18,cinsellik,şiddet ve doğa üstü olaylar içeriyor. • • Bir anda kolumdan tutup çekmesiyle ayaklarımın ucunda durmak zorunda kaldım,yaralı ve kanamış kolumu ağzına götürüp boylu boyunca yaladı.Ben dehşetle bir tepki bile vermeden ona ba...