İtirafı yüzünden Takemichi, Chifuyu'ya hain olduğunu ima edercesine kötü kötü bakıyordu ve şakaklarında ter damlaları birikmişti. Diğer herkesin ise kafası karışıktı. İlk tepki koyan Draken oldu. "Af buyur?"
Kazutora kahkaha atınca herkes ona baktı. "Chifuyu bizimle kafa buluyor." Takemichi hızlı hızlı başıyla onaylarken, Kazutora ellerini beline koyarak Chifuyu'ya eğildi. "Şimdi, söyleyin bakalım, Minato'da ne yarrak yiyordunuz?"
Chifuyu kafasını arkaya yatırarak sızlandı. "Abi, biz bu ülkenin vatandaşı değil miyiz? Niye Minato'ya gidemiyoruz? Minato, Haitaniler'in ülkesi mi?" Chifuyu bu sorunun cevabını biliyor olsa da şansını denemişti sadece. Konu çete hayatı olunca ülke sınırlarının hiçbir anlamı kalmıyordu.
"Yaşanabilecek sıkıntıları biliyorsunuz." diyerek konuya dahil oldu Baji. "Eviniz dahi Minato'da olsa başkasının çöplüğüne girdiğiniz anda risk alırsınız." Mikey'ye baktı. "Chifuyu'yla Takemichi'nin sorgusuna özel olarak devam etmek için izin istiyorum.
Şanslılardı ki Mikey uyumak istediği için onlara izin verdi ama sorgulama sonrasında kaptandan rapor istediğini belirtti. Böylece Baji, Kazutora, Chifuyu ve Takemichi baş başa kaldılar. Kaptan ilk olarak astlarının iplerini çözdü. "Mal Mucho, size hain gibi davranmış."
"İyi misiniz?" diye sordu Kazutora formalite icabı. "Bir gün içinde Haitaniler, Mucho ve terör estirmeye hazır Mikey tarafından köşeye sıkıştırıldınız ve daha öğle bile olmadı." Saatine baktı. Saat on bir buçuğu biraz geçmişti.
Baji teselli etmek için tek eliyle Chifuyu'nun saçlarını karıştırdı. "Kazutora, sen Takemichi'yi al. Bir yerlere gidin, bir şeyler yiyin ya da için. O arada biraz konuşursunuz, neler olduğunu öğrenirsin. Bana bildirmeden Mikey'ye hiçbir şey yazma ya da söyleme. Ben de Chifuyu'yu alacağım. Kahvaltı bile etmedim, bayılacağım."
Kazutora başıyla onayladıktan sonra Takemichi'ye baktı. Takemichi, Kazutora tarafından tek başına sorgulanacağı için gergindi ama Chifuyu'nun Baji'yle baş başa kalacağını bildiği için rahatlamıştı. Her ne kadar sadece sorgulanacak olsalar da bir umut, bekledi.
"Baji-san," dedi Chifuyu, keyfi kaçmış gibi. "Minato'da yakalanınca, motorlarımıza da el koydular. Muhtemelen motorlarımız şu an Roppongi'de bir yerlerde partiliyordur. Sırf bunun için tekrar olay çıksın istemem. O yüzden, yancınız olacağız."
Beşinci bölük karargahından Baji'nin motoruyla ayrılarak brunch yapabilecekleri bir restorana geçtiler. Chifuyu da tıpkı Takemichi gibi Baji ile baş başa kaldığı için çok heyecanlıydı ama onun karşısında kalbi deli gibi çarptığı için kendini bayılacakmış gibi hissediyordu.
İkisi de takikomi gohan siparişi verdikten sonra beklediler. Baji, Chifuyu'nun keyifsiz olduğunu fark edince karşısındaki çocuğa uzanarak yanağını sıktı. "Üzülme! Mikey çoğunlukla anlaşma sağladı. Sizin ihlaliniz yüzünden Haitaniler'in tepemize çıkacak halleri yok. Götleri yemez bir kere- aslında yer, taşaklı herifler, ama kaybedecekleri kavgaya girmek istemezler. Biz de yan semtten müttefik kaybetmek istemiyoruz."
Yemekleri gelince, Baji konuda derine girdi. "Sen ne demiştin, Fuyu? Takemichi gelecekten geliyor mu dedin?" İster istemez gülüyordu. "Sorgudan kaçmak için bu kadar uçan birini ilk kez gördüm. Zaten o yüzden müdahale ettim çünkü ikiniz de altınıza sıçmak üzereydiniz."
Chifuyu kendisine inanılmadığı için çok mutlu olmuştu. Hafifçe ama gizlice muzaffer bir edayla tebessüm etti. "İnsan panikleyince ne yaptığını, ne dediğini bilemiyor işte. Bizi kurtardığın için teşekkür ederim, Baji-san. Müdahale etmeseydin uçmaya devam ederdim."
"Lafı bile olmaz." Baji sadece iki cümle arasında yemeğini bitirmişti. "Tabii Mikey hala rapor istiyor. Neyse, onu ayakta uyuturum herhalde... Dürüst olmam gerekirse, neden Minato'ya gittiğiniz umurumda değil. Ülke içinde gezmenizi neden dert edineyim? Mikey, Ran, Rindou ve Mucho'nun toplu terapi ve masaja ihtiyaçları var. Masaja beni dahil edebilirler."
Chifuyu öyle bir güldü ki pirinçler boğazına kaçtı. Öksürüp ölümden döndükten sonra toparlandı. "Mikey bunu duymasın. Canına okur sonra." Baji'nin umursamaz yüz ifadeleri onu çok güldürüyordu.
Yemekten sonra Baji "Doydun mu sahiden?" diye sordu. "Lokmalarını saymıyorum ama yediğin porsiyon da ortada. Gerildin diye azıcık yemedin herhalde!" Kendisi gerildiğinde daha çok yiyen tiplerden olduğu için iştah kesilmesi hakkında en ufak bir fikri yoktu.
"Biraz gerildiğim doğru, Baji-san." diyerek onayladı Chifuyu. "Ama sorun değil. Bugün çarşamba yani evde fish&chips günü. Akşam telafi ederim... Umarım. Peke J, balık için gözlerini büyütmezse. O zaman ona kıyamıyorum."
"Çok ilginç bir insansın, Fuyu." dedi Baji, uzun dişlerini gösterip sırıtırken. "Yaydığın enerji çok olumlu." Motoruna oturdu. "Eee yolculuk nereye?" Güldü. "Seni okuluna bırakayım mı, liseli? Ama istersen bize gidip, uyuyabiliriz."
İkinci teklif yüzünden Chifuyu'nun kalbi tekledi, bir gidip geldi ama geri çevirmesi gerektiğini hissettiği için "Yok," dedi. "aslında Takemichi ile buluşmam gerekiyor. Kazutora-kun ile işleri bitmiş midir?"
Baji de bunun cevabını bilmiyordu ama öğrenmek için arkadaşını arayıp neler yaptıklarını ve görüşmelerinin bitip bitmediğini sorması yetti. Kazutora onları oturdukları kafeye davet ettikten sonra da onlara takıldılar. Tıpkı Baji gibi, Kazutora da Takemichi'yi darlamamıştı.
"Chifuyu'ya sordum da kabul etmedi." dedi Baji, bu sefer şansını Kazutora'dan yana kullanarak. "Bize gidelim mi? Yatar uyuruz akşama kadar. Kafamın içinde meteor var sanki. Uyandığımızda da Mikey'ye ne kıvıracağımıza karar veririz."
Chifuyu tarafından reddedilen teklif, Kazutora tarafından kabul edildi ve Takemichi'nin aklı başından gitti. Üç Assassins'i bulması gerekiyordu, doğru ama hazır ilişkileri yokken Baji ile Kazutora'nın yakınlaşmasına da engel olması gerekiyordu.
"Kalkalım o zaman." dedi Baji ve astlarına baktı. "Gideceğiniz bir yer var mıydı? Eve dönmeden önce sizi bırakırız." Onların motorları rehin alındığı için kendini bunu yapmaya zorunlu hissediyordu.
"Teşekkür ederiz, Baji-san." diye karşılık verdi Chifuyu, geri zekalılığının üzerine geri zekalılık ekleyerek. "Belki Take'yle biraz yürüyüşe çıkarız. Ev de yakın zaten. Fazla yorulmadan dönmüş oluruz. Biz de çok geç dönmeyiz muhtemelen."
Teklifi daha fazla üstelemeyen Baji ile Kazutora birlikte kafeden ayrıldıklarında Takemichi gözlerini kısarak Chifuyu'ya baktı ve arkadaşının taklidini yaptı. "Bilki Tiki'yli biriz yiriyişi çikiriz. İv di yikin zitin. Biribiribiri!"
Chifuyu gülerek arkadaşına el kol şakası yapmaya çalıştı ama Takemichi'nin ciddi yüz ifadesinden tırstığı için durdu. "Ne? Bu da ne şimdi?" Boncuk boncuk terlerken karnı ağrıyormuş gibi sırıttı. "İmdat!" Gözlerini şapşal şapşal sağa sola çevirdi. "Seni ifşa ettiğim için mi kızgınsın hala? Özür dilerim. Gerçekten! Aklıma başka hiçbir şey gelmedi."
Takemichi yumruğunu hafifçe Chifuyu'nun kafasının tepesine vurdu ve bu hareketi birkaç kez tekrar etti. "Alo! Aklın nerede kanka senin? Enişte elden gidiyor! Naaaniii! Naaaaniii!"
Öyle bir andı ki Chifuyu rüya gördüğünü sandı. "Ne eniştesi ya!" Ellerini bilmiyorum dercesine iki yana açtı. "Sabahtan beri manyak oldum zaten. Şimdi boş yapıp kafamı mı sikmeye çalışıyorsun? Yoksa benim kafam güzel de şu an her şeyi ben mi uyduruyorum?"
Artık dayanamayan Takemichi arkadaşını omuzlarından tutup sarsmaya başladı. "Baji- kun diyorum, Baji-kun!" Pes edemeyip açıkladı. "Assassins'in yanı sıra onu sana ayarlamam gerekiyor. Kazutora-kun öldükten üç ay sonra sevgili oldunuz ama işte, her şey boka sardı. Şimdi onların arasında hiçbir şey başlamamışken birlikte olmalısınız."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Tora no Fuyu 卍 Bajifuyu + Bajitora
FanfictionBaji genç yaşta bulduğu aşkını trajik bir şekilde kaybettikten sonra tekrar denemeye korkar olmuştu. Chifuyu'nun bu kırgın çocuğu iyileştirmesi zaman alacak gibi görünüyordu. BAŞLANGIÇ TARİHİ: 02.02.2022 FİNAL TARİHİ: 03.05.2022