İnstagram : @dilaywats
Bölüm Resmi (Medya): Sancak Balkan
✿❀✿❀✿❀✿❀
2 hafta sonra odama yerleşirken mutluydum. Evet beni zor dönemler bekliyordu. Ama atlatabilirdim.
Hem buradan direkt geçiş de yapabilirdim. Bavulumu açmayı sonraya erteleyerek yurttan çıktım.
Dışarının soğuk havası yüzüme vururken kısaca ürperdim.
"Ştt sen!" arkamdan gelen sesle hızla arkamı döndüm. 60'lı yaşlardaki adamın omzuna baktım. Hızla ellerimi alnıma koyarak selam verdim.
"Emret komutanım!" dedim. Ardından karşımdaki Albay:
"Adın ne asker?" dedi tek kaşı havada.
"Nefes Sungur komutanım." Bu sefer kaşlarının ikisi de havaya kalkarken gülümsedi.
"Kızlar arasında 2. sıradasın?" diye sordu kısaca. Evet öyleydim. Hazır ol'a geçerken kafamı salladım.
"Evet komutanım." Sınav için çok çalışmıştım. Ama basket topunu sıkı tutamadığım için 20 metre kadar atmıştım. Ve diğer kız 23 metreye atarak ortalamayla beni geçmişti.
"Güzel. Benimle gel!" dedi. arkasını dönerken.
"Emredersiniz komutanım!" dedim sadece. Onu takip etmeye başlarken askeri binanın içine girdi. Odanın önünde dururken kapının yanındaki tabelaya baktım.
ALBAY RESUL ÇANKIRAN.
Sessizce içeri girdim. Benden ayrı 3 kız ve 4 erkek daha vardı. Sakince kızların yanına geçtim.
"Sizleri neden buraya çağırdığımı merak ediyor musunuz?" diye soru Resul Albay. Pek merak etmiyordum açıkçası. Merak etmemeyi öğrenmiştim. Yanımdaki kıza şöyle bir baktım. Benden önceki kızdı. Top fırlatmada 1. olan kız. Diğerlerine baktığımda tanıdık bir yüz görememiştim. Yanımdaki kız konuşurken hepimizin dikkati ona yönelmişti bile.
"Merak ediyoruz komutanım." dedi. Albayın yüzünde bir gülümseme belirirken şaşkınlıkla izledim. Sanki sert bir görünümü var gibiydi. Ama gülümsüyordu.
"Eğitiminiz burada olmayacak çocuklar. Üst rütbelerden gelen bilgilere göre dört erkek ve dört kız özel olarak eğitileceksiniz. Bu gün gelen Tuğgeneral ile birlikte buradan ayrılarak eğitim alacağınız yere gideceksiniz. Çantaları açanlar toplansınlar." Şaşkınlıkla gözlerimi açtım. Babaannem ve dedem burada, Ankara'daydı. Ben gidersem onları görmem zorlaşacaktı. Yine de böyle bir şey her zaman olasıydı zaten.
Babam ve annem yoktu ve bende dedemlerle kalıyordum. 7 yaşımda ailemi bir trafik kazasında kaybetmiştim. Ve ilk okulu bitirdikten sonra lisede harp akademisine gitmek istemiştim. Bunun için dedeme çok dil dökmüştüm.
Çünkü babamda askerdi. Ve dedem her zaman derdi.
'Tetik altında yaşamak benim için alışkanlık oldu. Çocuğumun yaşayıp yaşamadığını öğrenmek için telefonun başında beklemek alışkanlık oldu.'
Bu yüzden hiç bir zaman böyle bir yola girmemi istemezdi. Ama izin aldığımda bütün her şeyim ile çalışıp didinmiştim.
Herkese şöyle bir baktım erkekler bile ağzını açıp bir şey demiyordu.
"Anlaşıldı komutanım." dedim hepsini es geçip sakin davranarak. Resul Albay herkese göz attı. Kimseden ses çıkmıyordu.
"Sadece biriniz mi kabul ediyor?" dedi sertçe. Ama sesinden bile belli oluyordu ki bu kabul etseniz de etmeseniz de gideceksiniz, dermiş gibiydi. Bir çocuk atılırken ona döndüm.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Aşka Yabancı
RomanceBu hikaye hayal ürünüdür! Gerçekle bağdaştırılmaz... Lütfen bunu dikkate alarak okuyun! "Ben bu hisleri daha önce hiç yaşamadım Nefes. Ben bu hislere yabancıyım. Ben aşka yabancıyım. Ama seninle öğrenmeye başladım. Eğer bu hisler aşksa güzelim, ben...
