01 Temmuz, 1999
sessizce gözlerini kapat.
(가만히 눈을 감아)~BOLO~
"Burası mı?" dedim yeni evi işaret ederek.
Edwin başını salladı. Ardından arabadan inip kapımı açtı. Aşağı indim ve bu karşımdaki koca malikaneye ağzım açık baktım.
Annem ve Barton yanıma geldiler.
"Nasıl?" dedi Barton. O da benim gibi şaşırmıştı. "Bu şimdi Sara'nın malikanesi mi?"
"Evet, tabiki de onun," dedi Edwin memnun bir şekilde.
Annem birşey demedi. Sadece bakıp bana döndü ve elini omzuma koyup sıktı.
Yani, "ne halin varsa gör," diye anladım ben.
Barton'a ve Alex ile Axel'e sarılıp onları ne kadar çok özleyeceğimi, söyledim.
"Bizim malikane zaten şurada," dedi annem benimle dalga geçer gibi. "Onları görmeye gelirsin ara sıra."
Başımı salladım.
Babam gelmemişti. Bu biraz içimi rahatlattı.
Vedalaşma fasılı bitince Edwin ile malikaneye doğru ilerledik. Üstüme baktım. Gelinliğim mahfolmuştu.
Malikanenin bahçesi bizim malikaneden daha büyük ve daha şıktı.
Acaba bu malikaneye Edwin kendisimi kadar verdi?
Merak etmiştim sadece.
"Ne oldu?" deyip kapıyı açmaya çalıştı Edwin.
"Hiç," dedim. "Bir dakika! üstlerim ve eşyalarım diğer evde ama." Endişe beni harakete geçirmişti.
Edwin, kapıyı açıp içeri geçti. "Merak etme, adamlarım eşyalarının hepsini buraya getirip yerleştirdi."
Rahatladım. Ne de olsa bütün eşyalarımı orada bırakacak değildim.
"Gel içeri hadi," dedi Edwin sabırsızca.
İçeri gördüm ki beni karşılayan koca bir salondu. Salonun ortasında duran beyaz mobilyalar biraz eskide görünse çok hoş bir göze çarpıyordu, kraliyet şatolarındaki gibi buyuk bir avize ve yemek masası vardı, duvar kağıtları hafif pembe ve fildişi beyazı ile karışık bir desendi ama göze rahatsız edici gelmiyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Yardım (ARA VERİLDİ)
SpiritualDüzelmeyi bekliyorum. Ancak sen gelirsen düzelebilirim. . Beyfendi: ona bakarak, ona gülümseyerek, elinden tutarak güç vermeye çalıştı. Yıldızların Ay'ı, Bulutların Güneş'i oldu. Onun acısının geçmesi için ilaç oldu. Kapalı olan gözlerini mahrumlukt...