1.Bölüm

6.9K 274 24
                                        

Düzenlemeleri bitirdim. Geriye yazması kaldı.

Çok yavaştan başlayalım mı? Umarım bu çiftimizi de seversiniz.

Keyifli dakikalar....

( O Yağız, bu Yağız değil söyleyeyim şimdiden )

' Yaaa! Sensiz nereye gittim ki ben şimdi de gideyim? '

Yağızın büzüşen, sevimlilik abidesi olan yüzüne baktıktan sonra bende yüzümü büzüştürüp ' Bara, okula, partiye .. bence zorlama çünkü bu liste uzar ' dedim.

Yağız çok biliyorsun sen ifadesini takınıp ' Sende her seferinde bir bahane buluyorsun ' dedi.

' Bahane dediğin şey seninde bahanen '

' Vallahi bildiğim kadarıyla ne senin ne de benim babamın bir okulu yok, yani bahane bizim değil. Bizim olmayan şeylerle uğraşmasak ya '

' Üzgünüm canım ama okul benim için oldukça yerinde ve yeterli bir bahane '

'ALLAH ALLAH ! Ben senin ağabeyin değil miyim? '

' Öylesin '

' Olmadı ama senin hayır değilsin demen ve benimde üvey ağabeyi ağabeyden saymıyor musun diye mızmızlanmam ve hemen sonrasında evden çıkmamız gerekiyordu '

' Buna en son kandığımda lisedeydim ve beni bir motor yarışına götürmüştün '

' Ne güzel işte, kimin ağabeyi bunu yapıyor? '

' Kimse yapmıyor ve sen ideal bir ağabeysin '

' Sende ideal bir kardeş ol ve ağabeyinin peşinden gel '

' Ben normal olmayı seçmedim , buna mecburum. Gelecek kaygısı olan herkes mecburdur '

' Senin gelecek kaygın falan yok babam çok zengin ve rahat bir şekilde yaşayabileceğini biliyorsun tıpkı bu evde yaşadığımız gibi '

' Senin baban zengin benimki ise fakir ayrıca hapiste geleceğininde pek parlak olduğu söylenemez. Bu evde yaşamayı kabul ettim çünkü annemle aynı evde yaşayıp emir yağmurunda ıslanmak yerine senin yanında yaşamak daha cazip gelmişti '

' O senin annen '

' Seninde üvey annen. İdeal olanaklara uyup nefret etmen gerekirdi, sevmen değil '

' Babam sevdiği için seviyorum. Konumuz bu mu? Bak bu sefer yarış değil İrisim hadi ya '

' Ben okula gidiyorum, akşam geç kalma Yağızım ' dedikten sonra kocaman sarılıp itirazlarını umursamadan evden çıktım.

Yağız benim bir tanecik ağabeyimdi. Üvey demek istemiyorum çünkü gerçekten saçma bir kelimeydi. Aramızda aptal kan bağından daha güçlü bir bağ vardı. Sevgisi benim karanlık iç dünyamı bir güneş gibi aydınlatıyor ve uzun sürmese de dış dünyayı görmemi sağlıyordu. Her ne kadar gördüklerimden hoşnut olmasam da her şeyin dört dörtlük olmadığını hatırlıyordum.

Kısa süren yolculuk sonrasında okula gelmiştim.Dersin olacağı amfiye girip eşyalarımı bıraktıktan sonra kendimi de sıraya bıraktım.
Aslı henüz gelmemişti ve bu da ilk derse asla gelemeyeceğinin kanıtıydı. Çoğu zaman dakik biriyimdir ama konu İstanbul trafiği olunca derslere hep geç kalıyordum. Aslı, rektörün kızı olduğundan her sabah erkenden okula geliyordu ve gelmek zorunda olacağı için mutlaka gelecekti. Uzun soluklu bir dersin ardından hoca sonunda insafın ne olduğunu hatırlayıp ara verince dün odasına gelmemi söyleyen Mehmet hocanın odasının önünde soluğu aldım. Kapısını çaldım ve aldığım girin cevabı üzerine kapıyı girebileceğim kadar açtım.

ZİRVE ( K. 1 )Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin