Kahkahası son bulduğunda, gözlerini gözlerime çevirdi ve gördüm. Bu gülümseme gerçek bir gülümsemeydi. Göz pınarlarında biriken su, bana bunu açıkça gösteriyordu. Onu güldürmüştüm ve sanırım ağlatabilecektim de. Bunu düşününce içimde baş gösteren sıkıntı, derin bir nefes ihtiyacı göstermişti. Aldığım derin nefesi takip eden titrek bir nefes daha...
Hazmetmek zor olacak gibi duruyordu hem de çok zor olacak gibiydi.
' Ne oldu kızıl? '
Ne olmuştu? Henüz hiçbir şey olmamıştı bile, bu bir şey değildi.
' Hiçbir şey ' dediğimde inanmadığını belli eden bakışlarının yanı sıra tek kaşı da sorgular gibi kalkmış ama zorlamayacağını sallanan kafasından anlamıştım. Ve bundan duyduğum memnuniyeti hafif bir gülümsemeyle belli ettiğimde, beni saran kolları önce hafifledi sonra da uzaklaştı. Sanki tek seferde koparabilmesi mümkün değilmiş gibiydi ya da ben öyle hissetmiştim.
' Yiyecek bir şeyler hazırlayalım ' dedikten sonra mutfağa geçti. Bende peşinden gitmeye niyetlenmişken çalan telefonumla durdum ve araya bakmak için çantamdan telefonumu çıkardım. Arayan Yağızdı. Şimdi yalan söyleme zamanıydı ama ne yalanı uyduracağımı bilmiyordum. Ne kadar süreli bir yalan uyduracağımı da bilmiyordum bu nedenle açmadan önce Agâh' a seslendim.
' Ne kadar bir süre buradayız? '
' Bir süre '
Bıkkınlıkla nefesimi verdikten sonra ' açıklama yapmam gereken bir ağabeyim var yani ne kadar kalacağız net bir şey söyle ' diye bağırdığımda köşeden kafasını uzatıp ' bir süre ' dedi ve gerisin geri mutfağa döndü. Sinirle yerimde tepinmeye başladığım sırada telefonum tekrar çaldı.
' İRİS ' sesindeki sakinlik dudağımı ısırmama sebep olurken aradan kaçan ' hı ' sesim sonrasında aynı sakinlikle ' Neredesin? ' diye sordu.
' Aslıylayım, neden? '
' Neden? '
' Nasıl yani? Oturuyoruz '
' Peki, tamam ' dediğinde rahatlayıp ' Sen ne yapıyorsun? ' diye sordum.
' Oturuyorum ' kısa bir nefes verdikten sonra ' Aslı ile ' dediğinde başımdan aşağıya kaynar sular döküldü. Blöf yapıyor olmasın? Meleğin ne işi var bizde? Üstelik ben evde yokum ve bana söylemeden? Ya doğru söylüyorsa? Sıçtıktan sonra bir de sıvardım ve bu hiçte iyi olmazdı. Şimdi bu durumun içinden nasıl sıyrılacaktım ben? Yağız ağzıma sıçsa haklıydı şu saatten sonra? Acaba bizim Aslı değil mi desem? Hayır, yani kurtulma payı vardı sonuçta koskoca fakültede tek Aslı bizim kız mıydı? Hiç!
' İyi ağabeyim selam söyle, ayrıca ben inzivaya çekileceğim biraz. Kulübeye gidip biraz yalnız kalmak ve bir şeyler yazmak istiyorum ' dedim. İçimdeki koltuk kenarına saklanan küçük kız çıkıp, terden ıslanan alnını sildikten sonra rahatlamayla derinden bir nefes bıraktı ve ellerini beline koyup, büyük olan kıza kötü bakışlar atmaya başlamıştı.
' A şey, tamam sen öyle yap. Bende evdeyim o zaman ' Yağızın kafasının karıştığını sesindeki titreşimlerden anlamıştım ama hala anlamadığım bir şey vardı. Aslı neden bizdeydi?'
' Aslı neden bizde? ' diye bodoslama sorduğumda birkaç saniye durduktan sonra ' gelmek için sebebe mi ihtiyacı var İris? ' deyip topu bana atmasına kaşlarımı çatıp ' Yok ama bana söylemedi ' dedim.
Sıkıntıyla nefesini verdikten sonra ' bunu ona sorarsın, şimdi kapatıyorum eğer bir şeye ihtiyacın olursa saat kaç olursa arıyorsun ve o kapıyı kilitledikten sonra arkasına bir şeyler koyuyorsun ' dedi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ZİRVE ( K. 1 )
Teen FictionBeyazı siyahtan üstün görürsen çukurdan çıkamazsın. Zirvenin gözü üzerinizde , yükü ise omuzlarınızda! TABULARINIZI YIKIN! AYNI KURGULARI YENİDEN OKUMAKTAN BIKMADINIZ MI? Ensemde hissettiğim ılık nefes, tenimi kırbaçlayan rüzgara ait olmadığını tü...
