Kırpıştırmaya başladığım kirpiklerime bir son verip usulca gözlerimi kapadım. Gözlerime düşen ateşin rengi bana uyurken seyirlik bir manzara sunuyordu.
Duyduğum sesle aniden uyandığımda, etrafa hızla göz gezdirdim ama hiçbir şey yoktu. Şöminedeki ateşin odun arayışı sönmek üzereydi ve kalan odunların çıtırtısı bana haber ediyordu. Battaniyeyi sedirin üzerine bırakıp hala biraz nemli olan kıyafetlerimi giyinip telefonumun fenerini açıp kulübeden çıktım. Hemen sol tarafımda kalan odunlara doğru ilerlediğimde karnımı saran kaslı kolla elimdeki telefonu düşürdüm.
' ŞİİŞT! Kızılım benim '
Korku, ruhumla olan düşmanlığını duyduğu ılık sesle sonlandırdı. Yağızın endişe dolu sesiyle karnımın üzerindeki kolunu tutup destek almak istercesine sıktım. Dudaklarından firar eden inlemeyle, içinde bulunduğum boşluktan sıyrılıp yüzümü hızla Yağıza doğru çevirdim. Buruşan burnuyla hala sıkmakta olduğum kolunu fark edip elimin baskısını azalttım. Derinden aldığım nefesler sanki daha fazla boğuyordu beni, ne kadar çok ve ne kadar derin alırsam alayım bir türlü rahata kavuşamıyordu bedenim. Art arda yaşadığım korku krizimi tetiklemişti ve bu sefer ki oldukça kuvvetliydi. Bedenimin nefese olan ihtiyacını hızla inip kalkan göğsüm Yağıza anlatırken, karnımdaki elini hızla çekip karşıma geçmiş ve büyük ellerini omuzlarıma koyup beni sarsmaya başlamıştı.
' İrisim kendine gel, kurban olurum nefes almaya çalış. Allah benim belamı versin seni buraya getirmemeliydim. Kızılım, lütfen sakim ol '
Gözlerimden izinsiz dökülen yaşlara engel olmaya çalışırken daha da fazla karşı geliyordu bana, ama akmaması lazım, bu sefer göz yaşlarımı gizleyebileceğim yağmurum yoktu. Ağlamamak için daha da kastığımın bedenimi olduğum yere bırakırken, omuzlarımda elleri olan Yağız yerle hızla çarpışmamı engellemişti. Göz yaşlarım görüntümü bulanıklaştırmıştı. Yağızın çaresizce döktüğü göz yaşlarını göremesem de benimle ağladığını biliyordum. Çenemi saran parmakları dudaklarımı ayrılmaya zorlarken ona karşı çıkan bedenime engel olamıyordum. Birilerine muhtaç kalıyordum böyle zamanlarda. İhtiyaç duyuyordum istemediğim halde, bana her şeyi kendi başıma yapamayacağımı hatırlatıyordu. Çaresiz kalabileceğimi hatırlatıyordu. Dik başlılığımın bir önemi kalmayacağını ve gücümün yok olacağını hatırlatıyordu.
' Güzelim sen istemezsen kurtulamayız ki bundan, Hadi İris nefes almayı dene ' aralanan dudaklarımın arasından içime çektiğim temiz orman havası içime işlerken bir anda sıkıştığım yerden çıkmam tüm takatimi bir çırpıda almıştı. Hızını arttıran göz damlalarım yanaklarımı sırılsıklam yaparken bedenime sarılan kollara kendimi teslim ettim.
Düşer ya insan bazen sonrasında utanır düşmekten ve kaçar etrafındakilerden, kurtulabilecekmiş gibi. Susturur onca sesi ama kendi düşüncelerini susturamaz. Bu yüzden karanlık bir semboldür. Değil diğer insanlardan seni, seni bile gölgenden saklar.
İnsanlar çok yalnız kaldıklarında başkalarını düşünürler. Bu başkaları bir kitap kahramanı da olabilir bir dizi kahramanı da ama hep kahramandır, her zaman en iyisi olandır. Çünkü insanoğlu hayallerinde hep en iyisini isterler. Sorunda budur bence, istemek ama bunun için bir çaba harcamamak... Sonrasında içlerinde daha önce hiç karşılaşmadıkları kendilerini bulurlar ve işte o anda derinlerden gelen haykırışlarını duyarlar. Canları yanar çünkü kabullenemedikleri sere serpe ortadadır. Karanlığa çekilirler kimse kaçtıklarını görmesin diye hepsini aceleyle toplayıp ait olmamaları gereken yere yani kalbe gömerler. İşte aşk acısı diye tanımladığımız şey tam olarak bundan kaynaklanır. Geçmişin birikmişliğinden...
Geçmişinde saklayıp, kaçtığın her bir keşken tüm yaşayacaklarını çalar senden, hissiz kalırsın ve en kötüsü hissiz kaldığını bile anlamazsın. Bir maskeyle bakarsın aynadaki aksine, gördüğünü sanırsın ama sadece bakarsın. Bakmakla görmek bir değildir ama kabullenmek istemezsin.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ZİRVE ( K. 1 )
Teen FictionBeyazı siyahtan üstün görürsen çukurdan çıkamazsın. Zirvenin gözü üzerinizde , yükü ise omuzlarınızda! TABULARINIZI YIKIN! AYNI KURGULARI YENİDEN OKUMAKTAN BIKMADINIZ MI? Ensemde hissettiğim ılık nefes, tenimi kırbaçlayan rüzgara ait olmadığını tü...
