Düzen ve denge iç içedir, biri olmadan diğeri var olamaz. Her şey denge içindedir ve her düzensizlikte bile düzen hakimdir. Bu iki unsur kaosu önler daima ve birinden biri azıcık bile olsun kaymayı başardığında değişir bütün her şey.
"Yani kazanacağına çok eminsin, öyle mi?" Diye sorduğumda düşüncemi reddetmekten bir saniye olsun geri durmadı.
"Hayır, seni kodese atıyorum." Başımı iki yana salladım bunu bana yapamazsın manasında ardından sözlerim ile desteledim bu hareketimi.
"Yo, bunu bana yapamazsın."
"Ah evet yaparım." Bakışlarımı monopoly tahtasından Reaper'a çevirdiğimde başını aşağı, yukarı sallıyordu.
"Beş adım geri!" Deyip elindeki ceza kartını bana gösterdiğinde istemsizce karakterimi geri ittirmeye başladım.
"Çok kötüsün Reaper!" İsyanıma karşılık Reaper deli gibi sırıtıyordu.
"Ne diyebilirim ki, ben azılı bir suçluyum."
"Hepimiz öyleyiz Night Reaper." Diye Wisper araya girdiğinde gülmeye başladım.
"Sıra sende." Lord zarı Shadow'a doğru uzatırken keyifle biraz daha güldüm. İşine gelmemişti.
"Pek bi' zevk alıyorsun." Diyen Leriya'yı hızla onayladım.
"Evet, öyle." Ve bunu üzerine herkes gülmeye başladı. Heyula ve Warden hariç iki ekip bir araya gelmiş ve Reaper'a verdiğim sözü tutmam konusunda birlik olmuştuk. Kutu oyunlarının şahı, monopoly oynuyorduk.
Dakikalar akıp giderken oyunun kazananı ise Shadow olmuştu.
"Hile yaptı!" Diye Leriya isyan ederken Shadow bu isyana kayıtsız kalamadı.
"Hile yapan sendin! İkide bir istemediğin sayı gelince sayılmaz diye zarı yeniden atıp durdun ve bir keresinde kodesi atladın!"
"Yalan!" Shadow Leriya'ya doğru eğildi ve kendinden emin bir şekilde "Değil." diye vurgu yaptı. Ellerimi geriye yerleştirip zevkle onları izlerken atışmalarından aldığım zevki başka bir şeyden alamayacağıma çoktan karar vermiştim.
"Kedi köpek gibiler." Başımı hızla salladım.
"Bu konuda sana katılıyorum Wist."
"Bir tur daha!"
"Kaybettiğini kabullensene işte." Diye Reaper da konuya dahil olduğunda işler çok daha ilginç bir noktaya kaymıştı.
"Sen de mi onun tarafındasın?!" Diye dehşet içinde Leriya liderine döndüğünde Reaper omuz silkmekle yetinmişti.
"Sende mi Brütüs!" Diye Leriya'yı taklit ettim ben de daha fazla sessiz kalamayarak.
"Hainler!" Lumina abarta abarta gözlerini devirdiğinde her şeye rağmen sessizliğini koruyordu. Bu gün zaten genel olarak sessizdi.
Tam Leriya yeniden tartışmaya başlayacaktı ki yanımıza gelen Heyula ile durdu.
"Heyu, bu gün meşgul olduğunu sanıyordum?" Heyula oyuna hızlı bir bakış attı ardından bana döndü. Bakışları her zamankinden farklıydı. Sanki, sanki bir şeylerin farkına varıyormuş gibiydi.
"Sorun ne?" Diyerek oturduğum yerden ayaklandığımda diğerleri de yerlerinde durmamışlardı.
"Sensin." Kaşlarımı istemsizce çatılırken cevabı ile afallamadan edemedim.
"Anlamadım?" Ona doğru bir adım atarak hâlâ neyden bahsettiğini anlamaya çalışıyordum. Bu sırada yanımdaki Reaper da hareketlenmişti.
Heyula konuşmadı sadece telefonunda durdurduğu haberi bana doğru uzattı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KARANLIĞIN LEYDİSİ
Science FictionBir gece o adam geldi ve hayatım değişti. Aradan on üç sene geçti ve ben her şeye alıştım, sonra o çıktı karşıma ve hayatım alt üst oldu. Kendi karanlık dünyamda kaybettim kendimi... ... "O lanetli." ... Tüm bunların aslında bir başlangıç noktası...
