9. "Kaza Süsü"

36 5 38
                                    

Yüreğinin katı olduğunu sananlar, kalbinin yerini en acı anda hatırlarlar

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Yüreğinin katı olduğunu sananlar, kalbinin yerini en acı anda hatırlarlar.

🍁

İçime işleyen kırgınlıklarım, öfkem vardı da bir tek umudum yoktu. Geleceğe dair hiçbir hayal ve beklentimin olmamasına bir zamanlar üzülsem de şimdilerde böyle yaşamayı öğrenmiştim.

Sadece intikam almak istiyordum, sonrası yoktu. Mutlu olabileceğimi düşünmüyordum, insanları mutsuz eden bir kadın nasıl mutlu olabilirdi ki?

Ben insanların hayatını tepetaklak edip gidiyordum, bazılarının hak ettiğini biliyordum bazılarından haberim bile yoktu. Belki de Andrea gibi masumların canını da yakmıştım, hiç umurumda olmamıştı ki.

Zaten Andrea değil de bir başkası olsaydı yine umursamaz bildiğimi yapardım. Hayatımda ilk defa yapmak istediğimle yapmam gereken birbirine uymuyordu. Bu defa can yaktığımda canım yanacaktı ve ben bile bile bu ateşe yürüyordum.

Her şey çok hızlı oluyordu, kendimi öyle adapte etmiştim ki yıllardır sanki onun yanında tercümanlık yapıyor anlamadığı her şeyi çeviriyordum.

Bir insan hiç tanımadığı birinin yanında bu kadar aitmiş gibi hissetmemeliydi. Ben onun yanında yabancı gibi hissetmemiştim.

Buna sevinmeli miydim? Kendi kalbimi çıkarıp atacağımı hissediyorken neden sevinecektim ki? Bu tensel çekim daha ileri boyuta geçerse bu defa tek yanan o olmayacaktı.

Onu böylesine arzuluyorken onunla yatmak istemiyordum, diğer seçenekler tükenmeden bunu yapamazdım. Sırf bilgi almak için onu kendime, kendimi de onun ruhuna mahkum edemezdim.

Biliyordum ki bizim bedenlerimiz kavuşursa ruhlarımız ayrılacaktı, ruhlarımızın ayrılmasındansa bedenlerimizin ayrı kalmasını tercih ederdim, en sonunda beni terk edeceğini bilsem de, yüzüme hakaretler savurup benden nefret edeceğini bilsem de.

Yaşadığım ev Adil abiye aitti, içeride güvenilir bir sürü çalışan vardı. Dışarıda güvenlik için yeşil gömlekli uzun boylu adamlar duruyordu. 5 yıldır bu evdeydim ve 5 yıldır değişen pek bir şey olmamıştı.

Her sabah aynı saatte kahvaltı yapardık, onun için kahvaltıda birlikte olmak önemliydi. Eğer ki mazeret bildirmeden gelmezsem azar işitirdim.

Akşam yemekleri iş durumuna göre beraber yenirdi, Adil abiyi pek yalnız bırakmazdım. Zaten soframız üç kişilikti, ben 5 senedir burada olsam da 15 senedir onunla çalışıp benden uzun süredir bu evde yaşayan Yasemin de bizimleydi.

İlişkilerini başta kavrayamasam da şahit olduğum yakınlaşmaları ve duyduğum bazı sesler onları anlamama neden olmuştu. Yine de samimiyetlerine rağmen Yasemin insanların yanında konuşmasına dikkat eder görevlerini de her zaman yerine getirirdi.

MEVZU BİRAZ DERİNHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin