Yorum yapmayı unutmayın...
...
"Ne konuşuyorsunuz böyle gizli gizli?"
Sabah uyandığımda lordla olan konuşmamı unutmuş gibi evin içerisinde Minho'yu ve çocukları aramış, hiçbirini bulamayınca da her şeye son verdiğimden emin olmuştum. Pişman mıydım, pek sayılmaz.
İlk kez tek başıma yapacağım kahvaltı çok sıkıcı gelmiş, bizimkilerin konuşmalarına bakıp buluşma tekliflerini kabul etmiştim.
"En sonunda gelebildin beyefendi," diye homurdandı Jisoo. Uykusuz duruyordu. Göz altları morarmış, gözleri kızarmıştı.
Ona bir şey demeden karşılarına oturduğumda Hyunjin gözlerini etrafında gezdirdi ve "Minho yok mu," diye sordu. Bu çocuğun, benim sözde çocukluk arkadaşıma olan ilgisini -gerçi bu ilgi, ikimizin arasını yapmaktı- anlamıyordum yahu.
"Bu sabah gitti."
"Bu kadar erken mi?"
"Neredeyse bir aydır bendeydi."
"Olsun erken." Omuz silken Hyunjin'e karşı göz devirdim. "Bir daha ne zaman gelecek?"
"Sana ne?"
"Aman be, sana da bir şey demeye gelmiyor." Sahte bir hüzünle konuşup kollarını önünde birleştirdi, küsmüş gibi kafasını çevirip gözlerini kaçırdı benden.
"Senin neyin var Jisoo?"
"Uyuyamadım." Sorarcasına ona baktığımda iç çekti. "Dün kuzenim geldi, biliyorsun nasıl biri olduğunu."
Onun kuzeni görüp görebileceğiniz en korkunç insan olabilirdi. Sırf bu düşüncem yüzünden o kızla, aynı ortama girmemek için çabalardım. Ama belli ki bugün kendi isteğim ile onunla aynı ortama girmiştim.
Kuzeni çocukluğundan beri hayaletleri gördüğünü iddia ediyordu, Jisoo'dan bu hikayeyi milyon kere dinlemiştim. Sanırım bu yüzden korkuyordum çünkü her konuşmada yeni bir şeyler çıkıyordu ortaya.
"Yine kimin hayaletini gördü?"
"Chan," diye mırıldandı Jisoo, benim dalga geçercesine çıkan sesime karşı onun sesi oldukça ciddi çıkmıştı. "Sanırım o haklı. Gerçekten bizim görmediğimiz şeyleri görüyor."
"Ne?"
"Dün asansörde karşı komşum olan yaşlı kadınla karşılaştık, biraz sohbet ettik. Bu sırada Hyein kadının suratına hiç bakmadı, burnunu kapattı."
"Senin kuzenin insan sevmiyor ki suratına baksın," diye homurdandı Hyunjin. Hyein'den en çok korkan oydu. "Hem asansör kokuyor da olabilir."
"Biz o kokuyu almıyor muyuz Hyunjin? Sadece Hyein'e mi geliyor koku?"
"Ay bana ne sinirleniyorsun? Sadece bir fikir attım ortaya."
Göz devirdi Jennie. "Asansörden çıkıp daireye girdiğimde bu davranışının sebebini sordum. Bana yaşlı kadının ceset gibi koktuğunu ve omuzlarında siyah bir canavar gördüğünü söyledi."
"Kuzenin şeytani bir varlık olmalı, ateşe verelim."
Hyunjin'in aptalca fikrinden sonra Jisoo sinirle onun kafasına vurdu ve susturdu onu. Eh konuşma boyunca sessiz kalsa daha doğruydu.
"Hep böyle şeyler gördüğünden bahsediyordun zaten. Seni uyutmayan ne oldu?"
"Gecenin bir yarısı kuzenimi kapının önünde, delikten karşı daireyi izlerken buldum. Ne yaptığını soracakken karşı daireden çığlık sesleri yükseldi."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Universe Ruler/ Bangİnho
FantasyKehanet rüyaları gören bir insanoğlu, evrenin hükümdarı olmak isteyen bir lordun dikkatini çekmişti.
