29

132 23 14
                                        

Yorum yapmayı unutmayın!

İyi okumalar~

....

"O şeyde ne?" diye mırıldanan Jisoo ile birlikte önümüzdeki kadın siyah saçlarını geriye doğru taradı ve gözlerini etrafında gezdirdi.

Jisung merdivenlerden inip çocukların ve benim önümde durduğunda bir şey yapıp yapmamam gerektiğini düşündüm. Hemen şimdi arkamı dönüp tahta otursam bu kadın gider miydi yoksa daha da sinirlenip saldırmaya mi başlardı? Emin değildim, bu yüzden tahta dönüp bakmamıştım bile.

"Burada olmamalısın." diyen Jisung ile birlikte etrafına bakınmayı bıraktı kadın, Jisung'a baktı yüzündeki ürkütücü gülümseme ile. Yer ana diye bahsettikleri bu kadın bir lorda karşı gelebilecek biri miydi?

"Asıl yaşamın burada olmaması gerekli." Bir adım attı, tahta yol alan kırmızı halıya bastı ve dudaklarını yaladı. "Ölüm giderken bana leziz yiyecekler bırakmış. Ne hoş."

"Sekiz bacağının sekizini de kopartıp seni yer altına mı mühürlemeliyim?"

Jisung'u belki de ilk kez bu kadar korkutucu görüyordum. Yer ana ile aralarında bir güç savaşı varmış gibi gözlerini birbirlerine dikmişler, her an saldıracakmış gibi duruyorlardı. Bu savaşın galibi kim olurdu, işte orası epey belirsizdi. Çünkü karşımızdaki bu kadın, Yer ana oldukça güçlü duruyordu.

"Son uyarım, defol."

"Ah tatlım, burası bana ait. Senin kardeşin bu evrenin temellerini, benim evrenimin üzerine attı."

Loki'nin gülmesiyle çocuklar hareketlenirken Set kardeşinin kahkahasını desteklemek istermiş gibi "Şu böceğe de bak." dedi alayla, kollarını önünde birleştirdi. "Burayı istila edip kıçına tekme yiyen sen değil miydin?"

Yer ananın yüzündeki gülümseme yavaş yavaş kaybolurken daha da öfkelendiğini hissettim. Lakin bu çocukların hiç umurunda değil gibiydi.

"Jisung abi, o böceğin yedi bacağı var." diye dalga geçiyormuş gibi konuşan Fury, Jisung'a kısa bir bakış attı ve sonraysa Yer anaya dikti gözlerini. "Babam onu yer altına hapsetmeden önce bir bacağını kopartmıştı."

Kıkırdadı Willy. "Çığlığını ve hayatı için olan yalvarışlarını hâlâ hatırlıyorum. Çok komikti, bunca yıldır en eğlendiğim an olabilir."

"Şimdi hatırladım." Parmağını şıklattı Eris. "Yavru örümceklerini ezerek öldürmüştük."

Yumruklarını sıktı Yer ana. Gittikçe daha da öfkeleniyordu. "Geçmiş. Şu an ben buradayım, babanız değil."

"Ve sen babamın yokluğunu fırsat bilip tahta mı oturacaksın? Üzgünüm, çoktan kapıldı." Limos'un kendinden emin konuşması Yer anada hiçbir tepki oluşturmadı. Hiç korkusu yoktu ya da korkusunu saklamasını iyi biliyordu.

"Ah boşversene. Yalvarmanız bile umurumda olmayacak. Hepinizi afiyetle yiyip yavrularımı evrenin her bir köşesine yerleştireceğim."

Yer ananın sakin bir ses tonuyla kurduğu bu cümle kısa bir süreliği sessizliğe sebep oldu. Sonraysa zaten Yer ananın gözlerinin altında ve üstünde yeni gözler açıldı, dişleri sivrileşti ve bacak diye bahsettikleri örümcek bacakları sırtından dışarı çıktı; ilk halinden daha korkunç görünen bir hale büründü.

"Aman Tanrım!" diye bağıran Hyein'in önüne geçen Jisoo ve Hyunjin her an saldırmaya hazırmış gibi görünse de aynı şey Jisung ve çocuklar için geçerli değildi. Çocuklar kadınla alay etmeye devam ediyordu hâlâ.

"Demiştim." Fury ellerini çırpttı ve kadını işaret etti. "Yedi bacaklı, bir bacağı eksik. Köpeğim için oyuncak yapmıştım!"

"İlk seni yiyeceğim küçük iblis."

Ben daha ne olduğunu anlamadan Yer ana Fury'e doğru koştuğunda çocuklara doğru hamle yapmak istedim fakat onlar benden erken davrandı. Öfkenin vücut bulmuş hali olan küçük iblis, Fury hızlı davranarak kenara kaydı. Kadının bacağına tekme atmayı unutmamış, sırtından çıkan örümcek bacaklarından birini de tutmayı ihmal etmemişti.

"Bir tanesi de ben alsam ne olur?"

"Ah bende rica edecektim." Açgözlülüğün vücut bulmuş hali olan Loki, alayla konuştu dizlerinin üstüne düşen kadının omzuna ayağını koydu ve kardeşi gibi örümcek bacaklarından birini tuttu.

"Çok kıskandım." Eris dudağını ısırarak birkaç adım attı kadına doğru. "İğrenç bacaklarını değil, sekiz gözünü. Neden bende yok?" Kıskançlığın vücut bulmuş hali olan kız, ellerini Yer ananın yüzüne yaklaştırdı kardeşleri onu tutarken ve başparmaklarını kadının iki gözüne bastırdı.

Kibirli bir gülümseme ile kardeşlerini izleyen Set "Hiç üstümü kirletesim yok." diye mırıldandı, gururla omuzlarını dikleştirdi.

Ellerini yanaklarına yerleştiren şevhetin vücut bulmuş hali Willy, kafasını yana eğdi. "Yavruların benim olsun mu?" Birkaç adım atarak Eris'in arkasında durdu, işaret parmağını Yer ananın alnına yerleştirdi. "Kabul edeceğini biliyordum."

Limus kenarda omzuna yaslanarak uyuyan tembelliğin vücut bulmuş hali Aergia'yı tutarken kardeşlerini uzaktan izlemeyi tercih ediyordu. Oburluk... Kadını yiyebilir miydi acaba?

"BU çocukların gerçekte birer canavar olduğunu biliyordum." Jisung manzaradan pek etkilenmemiş gibi konuştuğunda gözlerimi ona çevirdim.

"Sonuçta Minho'nun çocukları. Ne beklenebilirdi ki başka?"

"Baş belaları."

"Bizi kurtarıyorlar."

"Evren gücünü az çok toparladığı için Yer ana güçlü değil. Bu yüzden bu kurtarmak değil de kendisinden güçsüz birini zorbalamak olur."

Gözlerimi tekrar onlara çevirdiğimde çocukların gülerek alay ettiğini ve kadına acı çektirdiklerini gördüm. Sanırım haklıydı Jisung, bu iğrenç bir zorbalıktı.

Yer ananın bir şeyler mıırldandığını fark ettim, sonraysa Willy'nin çığlığını işittim. "Isırdı! Lanet örümcek beni ısırdı."

Willy'nin bağırışları ile çocukların dikkati dağılırken ayağa kalkmayı başaran Yer ana hiç düşünmeden örümcek bacakları ile uğraşan iki çocuğun -Loki ve Fury- omzuna sivri bacaklarını batırdı.

"Aman Tanrım. Jisung, bir şey yap."

İki yaralı çocuk kardeşleri tarafından çekilip kurtarılırken Yer ana bize doğru döndü. İki gözü Eris yüzünden kanıyordu, bu görüntü onu daha da ürkütücü yapmıştı.

Hâlâ uyumaya devam eden Aergia "Baba." diye mırıldandığında Yer ananın bakışları değişti. Korkmuş muydu? İyi de neyden? Aergia, uykuya daldığında babasının yanına mı gidiyordu?

"Tahta mı oturmak istiyorsun böcek? Durma, ilerle ve otur."

Minho'nun sesini işittiğimde kaşlarımı çattım. Biraz daha dinleneceğini söyleyen lord, çocukları zarar görünce dinlenmesini bırakmış ve buraya gelmişti.

Yer ananın arkasında beliren bedenin kırmızı saçları ve gözleri parlarken yüzündeki gülümseme ile önündeki örümceğe benzeyen kadından daha ürkütücü görünüyordu.

"İlerle." diye tekrarladı boğuk bir sesle. "O çok istediğin tahta otur, ben seni çocuklarımın elinde oyuncak yapmadan önce."

"

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Universe Ruler/ BangİnhoBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin