"Yas"

551 66 341
                                        

Herkese merhaba! Artık size buradan sesleneceğim 🤩Oldukça uzun bir bölüm oldu 🤭

Bu hafta sonu açıköğretim sınavım var, bana şans, dua, enerji artık neye inanırsanız yollayın canlarım ihtiyacım olacak ♥

Yeni bölüm tamamen 1K olunca gelir, merakta kalın benden ayrılmayın efendim. Oy ve yorumlarınızı sabırsızlıkla bekliyooooooruuuuuummmm! 🎀✨☘️

Bölüm şarkımız; Şebnem Ferah - Erkekler Ağlamaz. 🖤



. 🦋

2 gündür Kerem ve Eda cephesinde ses seda yoktu. İki tarafın ailesi deli divane ağzımızdan laf arasalar da söz verdiğimiz gibi kimseye bir şey söylememiştik. Bizim cephede işte durumlar normaldi. Zeynep sahafçıya gidip geliyor, ben de ara sıra ona yardıma gidiyor ara sıra da dedeme yardımcı oluyordum. Zeynep'e aldığım telefon sayesinde de artık haberleşiyorduk. Tabii ki babasından gizli bir şekilde kullanıyordu.

Dedemin üzerinde bu günlerde bir gariplik vardı. Ne koyduğum yemeği yiyor ne de ilaçları içiyordu. İlk defa ilaçları konusunda bu kadar inatçılık yapıyordu o yüzden şaşırıyordum.

Sabah pencereden gelen güneş ışığıyla rahatsız olup gözümü ovuşturarak uyandım. Saate baktığımda her sabahki kalktığım saatten 20 dakika gecikince telaşla yerimden kalktım ve okul gömleğimi giymeye başladım. Pantolonumu da geçirdikten sonra salona doğru ilerledim.

Bir yandan gömleğimin düğmelerini iliklerken bir yandan da Paris'in mama kabına biraz mama koyduktan sonra salona doğru ilerledim. Ayakkabılarımı geçirmeye sol ayağımdan başlarken aynı zamanda dedeme sesleniyordum.

"Dede? " dedeme seslendiğimde kulaklarının duyma yetisini unuttuğumda sesimi biraz daha yükselttim ve sağ ayağımdan ayakkabıyı geçirdim.

"Dede? " bir yandan ortalığı topluyor bir yandan da tablonun güneş yansımasından kendime bakıyordum. Tekrar dedeme seslendim.

"Dede hadi kalk ilaç saatin geldi. Hadi dede. " saçlarımı elimle yana doğru taradıktan sonra dedeme baktım. Hala uyuyordu. Tek kaşımı kaldırarak ona biraz yaklaştım ve omzundan tutarak hafifçe sarstım.

"Dede? " dedemin omzunda bir soğukluk hissettiğimde afalladım. Elim yüzüne doğru gittiğinde hissettiğim soğuklukla acıyla yutkunarak irkildim ve uzaklaştım.

Dedeme baktığımda başı sağa düşmüş bir şekilde tepki vermiyordu hala. Bekledim, şaka yaptım kereta deyip gülmesini bekledim. İlaçları tekrar masadan savurmasını bekledim. Hırçınlığını izlemeyi bekledim tekrar ama yoktu.

Derin bir nefes aldığımda sağa sola bakındım ne yapacağımı bilemeyerek.. Dedem, gitmişti. Şu dünyadaki tek ailem gitmişti...

Salondan bir hışımla çıkıp terasa gittiğimde denize doğru baktım ve okul kravatımı genişlettim. Aldığım nefes ciğerlerime batıyordu sanki. Birkaç kere ardı ardına nefes aldıktan sonra tekrar ne yapacağımı bilemeyerek dedeme baktım.

Dedem olsa bilirdi... Yönlendirirdi beni... Dedem olsa... Kapının pervazına oturup başımı önüme eğerek kaldım. Kalakaldım öyle. Tepki veremiyordum.

Tekrar dedeme baktım. Bir hareket bekledim ondan, tek bir parmağını bile oynatır diye bekledim umutla. Yoktu... Dedem de gitmişti. Elim istemsizce telefona gitti.

Kimi arayacaktım? Kızını mı, çok sevgili eski damadını mı? Ne diyecektim? Babanız öldü gelin mi diyecektim? Umurlarında olurlar mıydı? Belki olurdu, sonuçta babalarıydı. Kendimi koydum bir an annemin yerine. Benim hiç babam olmamıştı ki babam vefat etse üzülmezdim herhalde. Alışkındım çünkü.

SAHAFHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin