Merhaba, nasılsınız? ✨
Ben oldukça iyiyim. Aklımda çok güzel fikirler var arkadaşlar. Final çok yakın. Final olunca yeni kitap geliyor. ☘️
Yeni kitapta da desteklerinizi bekliyor olacağım.🤭
Sahurda kalkıp düzenlemeleri yapıyorum bu saate kadar uyumadım sözümü tutmak için size bölümü yetiştireyim dedim. 🤓
Gidişatla ilgili aklınıza uymayan bir yer var mı? Varsa belirtebilir misiniz? Şimdiden teşekkür ederim.
Gelecek bölümde o kadar sürpriz şeyler olacak ki, taslak hazır. Oy sınırımız yeniden 50. Sizi çok seviyorum 💜 Keyifli okumalar diliyorum 🤍
İstediğiniz duygusal bir şarkıyla okuyabilirsiniz. Hayal gücünüze ve zevkinize bırakıyorum. ✨🎀
. 🦋
Arabadan indiğimizde temiz havayı ciğerlerimize temiz havayı doldurduktan sonra karşımdaki dağın sislerine bakarak hafifçe gülümsedim. Manzaraya hayran olmamak elde değildi.
"Hadi, hadi. " Kerem çantaları alırken bende yol üzerinden aldığımız market poşetlerini alarak Kerem'i takip etmeye başladım. Kızlar da arkamızdan bizi takip ediyordu. Ahşap dağ evinin kapısını Kerem elindeki çantalarla zorlanarak açmaya çalışsa da sonunda başarmıştı.
"Gelin hadi, geçin şöyle. " Kerem kapıyı açıp önümüzden çekilirken etrafı inceliyordum. Ellerini birbirine sürterek ardımızdan içeriye girdi ve etrafı inceledi.
"Evet biraz bakımsız gibi. Yıllardır buraya gelmiyoruz ama en azından güvenli. " Başımı onaylarcasına salladığımda Zeynep'e dönerek onu izledim. Uyku mahmuru haliyle etrafı inceliyordu ve o kadar tatlı görünüyordu ki şu an gözüme..
"Banyo, tuvalet de temiz. Ben bir temizlikçi tutup temizlettim evi üstün körü de olsa. Yoldayken bir şeyler de aldık, yersiniz. Dolaba bakayım yine bir. " Kerem mutfağa yürüyüp dolabı açarken bende koltuğun üzerindeki muşambaları açıyordum. Eda ise arabadan ne ara hazırladığını anlamadığım çantaları alıp geldi.
"Ben de giyecek şeyler getirdim size. Zeynep az çok bedenimiz uyuyor, o yüzden zorluk çekeceğini düşünmedim. 3 tane pijama, 2 eşofman takımı, bolca iç çamaşırı ve çorap da koydum. " Eda bir an Zeynep ve bana imayla baksa da kaşlarımla onu susturmayı başarmıştım.
"Sana da Kerem'inkilerden koydum. İç çamaşırları temiz, hiç açılmamış merak etmeyin. Çeyizimden yelek ve patik de koydum. " Eda kıkırdarken gülmeme engel olamadım.
"İşlenmiş patikler ve yeleklerle dolaşacağız desene. " Eda burun kıvırarak konuştu.
"Aman, iyilik de yaramıyor sana. Kütük. " Kerem yanımıza gelerek konuştu.
"Dolapta yine malzeme varmış. Bol bol makarna da varmış. " gülerek konuştuğunda Eda'ya sonradan katılarak konuştu.
"Hem benim kıyafetler sana uzun olur kardeşim. Malum, boy, pos, endam desen bende. " yüzümü buruşturarak konuştum.
"Şükür en azından beynim var, senin gibi sırık sırık dolanmıyorum ortalıkta. " Kerem ile laf dalaşına girip şakalaşırken Eda ile Zeynep de etrafı geziyordu.
Ev, yani aslında dağ evi, Kerem'in dedesinden kalmaydı ve çok sık gitmedikleri için, şehire de hem yakın hem de ormanın arasındaki gizemini koruduğu için güvenli olduğunu düşündüğümüz bir konumdaydı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SAHAF
Ficção AdolescenteDağılan kafamı dağıtmak için ansızın bir sahafçıya girdim. Eski plakların cızırtılı sesini duydum. Biraz sonra Sezen Aksu'nun sesi plaktan yükselmeye başladı. "İster güneş ol yak beni yağmurum ol ağlat beni... " Ve o an dışarıdaki güneşin ışığı dük...
