"Yangın"

438 61 137
                                        

Merhaba, nasılsınız?

Öncelikle geçen hafta iş hayatındaydım. Ama istifamı verdim. İnsanları kandırmaya çalışılan, dolandıran bir kurumdu ve bende istemeden hem şahit oldum hem de onlara ayak uydurdum ama durumu çakozlayınca işten ayrıldım. Ne kadar para verirlerse versinler ben hak yemekten uzak duracağım, buda bana yazılan böyle bir sınavdı belki de.. Kim bilir.

Peki Zeynep ve Sinan'ın sınavları nelerden ibaret? Tahmini olan? 🤨🤐🤭

℅60 ve çoğunluk Cüneyd'i hikayede istemediği için kendisi yer almayacak ama ismi geçecek sadece 🤣 bomba ters köşe ve olaylarla karşınızda olacağım.

Lafı fazla uzatmadan, istediğiniz bir şarkıyla okuyabilirsiniz.

Doğum günüme çok çok az kaldı ve yıldızımızın 1K parlaması da paralel bir şekilde çok az kaldı. Duyanlar duymayanlara anlatsın diyerekten lütfen sizden ricam arkadaşlarınıza hikâyemizi bolca duyurun ve daha çok kişiye ulaşalım. 🙏🏻☘️

Sizleri seviyorum, Allah'a emanet.. 🤍 dualarınızı benden esirgemeyin... 🙏🏻

. 🦋

Zeynep'in bana hayal kırıklığı dolu bakışlarını içime sindiremeden fakirhaneme geri dönmüştüm. Onu da kaybediyordum sanırım. Kimseyi hayatımda tutamıyordum. Ya vefat ediyordu ya da sessizce uzaklaşıyordu. Oysa onu daha fazla üzmekten çekinmiştim.

İç çekip içeriye girdiğimde her zaman gelişimi hisseden ve ayaklarıma kapanan Paris bu sefer gelmemişti. Kaşlarımı kaldırdım. Sanırım dışarıya çıkmıştı. Önemsemeden ilerlediğimde nefes nefese benim yatağımda yatan Parisle karşılaşınca nefesim kesilmişti sanki. Hemen yanına ilerlediğimde sanki anlarmış gibi konuştum onunla.

"Paris kızım, ne oldu sana böyle prensesim? " Paris ağlamaya başladığında bende onunla beraber ağlamaya başlamıştım. Hemen vücuduna baktım, yara mı almıştı acaba? Görünürde bir şey olmadığını görünce iç çektim. Hemen Paris'i kucakladığım gibi dışarıya attım kendimi. Bana herşey olabilirdi ki gitmezdim doktora. Ama Paris önemliydi.

Sorun şuydu ki ne veterinere gidecek param ne de taksiye verecek param vardı. Elde var sıfırdı benim için. Kendime tekrar kızarak ve küfürler okuyarak yürümeye başladım.

Birkaç dakika yürüdükten sonra gördüğüm veterinere girdim. Paris adeta can çekişiyordu kucağımda...

"Yardım edin lütfen, köpeğime bir şeyler oluyor. " telaşla iki doktor yanımıza gelip kucağımdan Paris'i aldığında kucağımdaki boşluk hissiyle hem afalladım hem de ağlamaya başladım. İçimdeki ses hayır diyordu, hayır Paris'e bir şey olamaz, onu da kaybedemeyiz...

Müdahale odasına aldıklarında bana dışarıda beklememi söylemişlerdi. Elime telefonu aldığım gibi baktım öylece. Zeynep'i arayamazdım, ailesiyleydi. Kerem olmaz, Osman olmaz diye eleyerek rehberin sonuna ulaştığımda arayacağım kimsenin olmayışı altında bir anlığına ezilsem de derin bir iç çektim. Telefonu kapatıp yere çöktüm ve başımı duvara yasşayarak bir süre gözümden akan yaşlarla tavanı izledim. Birkaç dakika öylece durduktan sonra müdahale odasının kapısına baktım. Paris'ten acı bir havlama sesi bile gelmemesi beni ürkütse de içimdeki Zeynep'in sesi beni rahatlatıyordu..

"Merak etme, Paris iyi olacak. " Nereden geldiğini anlamadığım bu ses karşısında yine afallasam da beni rahatlatmıştı. Telefonumdan bildirim sesi gelince kaşlarımı kaldırarak cebimden telefonu aldım ve baktım. Mesaj Zeynep'tendi...

"Yarın sabah sahilde buluşmamız gerek... Mesele önemli.. " tam aklımdan ne yazacağımı kurguluyordum ki veteriner hekim çıktığında ancak, "Olur." yazıp gönderebilmiştim. İçimdeki ses bana sinirle söverken veterinerin yanına yaklaşarak konuştum.

SAHAFHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin