Hepinize merhaba canım okuyucularım. Keyifler nasıl? 🤩
KG'ın son bölümünden sonra keyifler düştü.😔 Bende sizi mutlu etmek adına güzel bir bölüm yazdım. Umarım bir nebze de olsa keyfinizi toparlayabilmişimdir.🥰
Olayları biraz hızlandırmak istiyorum, çok yavaş ve sıradan gidiyor gidişat o yüzden üniversite sınavı mevzusunu bu bölümde kapatmak istedim.🥲 Şöyle düşünmenizi istiyorum, ÖSS'ye girecekler yıl 99, o yüzden Mart ayında girmiş olacaklar. Okul daha devam yani. 🤠
Bölüm şarkımız ; Çelik - Dilberim 🤍✨
Lafı daha fazla uzatmadan, yıldızımızı parlatmayı ve satır aralarında bol yorum yapmayı unutmayalım.
•🦋
"Usta bize iki kuru - pilav yollar mısın buraya?" adamı gülümseyerek onayladıktan sonra hemen temiz tabaklara kuru - pilav ikilisini doldurup tepsiye dizerek masalarına götürdüm.
1 haftadır okuldan sonra lokantada çalışıyordum. Hafta sonları da full çalışıyordum. Günlük olarak para veriyordu Salim amca. Çok harcamadan kenarda para biriktiriyordum yeni eve geçmek için.
"Salim amca ben bu öğle arası çıksam, biliyorsun ev bakıyorum. İki mahalle ötede bi' ev buldum. " Salim amca ocaktaki yemeği karıştırırken bana bakarak gülümsedi ve başını sallayarak konuştu.
"Tamam, bi' görüş gel bakalım. Çok gecikme ama. " saatime baktığımda çoktan öğle arasının gelmiş olduğunu gördüm. Mutfak önlüğümü çıkarırken Salim amca bana dönerek seslendi.
"Sinan, al şu siparişleri de götürüver. Zencefil Sokak. " paketi alarak başımı salladım. Motor da benimle olacaktı şansıma. İki dakika gider gelirim diye düşünüyordum.
Motora atlayıp kaskımı taktıktan sonra paketi motorun demirine asıp motoru çalıştırdım ve Zencefil sokağa gittim. Siparişi bıraktıktan sonra gördüğüm eve doğru sürmeye başladım. Çok geçmeden geldiğimde kapının önünde emlakçı ve ev sahibi olduğunu düşündüğüm bir amca bekliyordu.
Motoru durdurup kaskımı çıkardıktan sonra onlara yaklaşarak gülümsedim ve konuştum.
"Merhaba, bu ev için telefonda sizinle konuşmuştuk sanırım. " emlakçı bakarak gülümsedi.
"Evet evet. Sizde Sinan bey olmalısınız. Yanımdaki beyefendi de ev sahibi, oda sizinle tanışmak istedi. " ev sahibi amca beni iyice süzdükten sonra konuşmaya başladı.
"Merhaba." tavrı biraz soğuk gelince irkilsem de gülümsememle irkilmemi bastırdım. Tokalaştıktan sonra emlakçı evi gezmemiz için öncelikli davrandı ve apartmana girdik.
Apartmanın ikinci katıydı. Küçük bir balkonu, salonla birleşik salonu amerikan mutfak deniyordu buna sanırım, ayrıyeten iki odası, banyo ve tuvaleti vardı. Ev çok şirindi ve çok güzeldi.
Evi gezerken her odada gözümün önüne Zeynep geliyordu. Zeyneple şunu yaparız bunu yaparız diye düşünmeden kendimi alamıyordum.
"Nasıl beğendiniz mi? " emlakçı gülümseyerek konuştu.
"Evet, çok beğendim. Çok güzel. Isıtmalı da. " kalorifer vardı her odasında. Kendim için problem değildi ama Zeynep geldiği zaman üşümesin istiyordum. Tabii Paris de.
"Oğlum, iyisin hoşsun da.. Ben bekara bu evi vermek istemiyorum. Hadi yine iki kız olsaydı yine olurdu da, tek başına. Ailen de yok başında. E evlensen desen daha var ona da. " üzgünce ev sahibine bakarken konuştum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SAHAF
Fiksi RemajaDağılan kafamı dağıtmak için ansızın bir sahafçıya girdim. Eski plakların cızırtılı sesini duydum. Biraz sonra Sezen Aksu'nun sesi plaktan yükselmeye başladı. "İster güneş ol yak beni yağmurum ol ağlat beni... " Ve o an dışarıdaki güneşin ışığı dük...
