"Bayram Şekeri" | Bayram Özel

417 37 62
                                        

İyi bayramlar! Bayramınız mübarek, tuttuğunuz oruçlar kabul olsun.

Bölüm kısa oldu, farkındayım. Ama öyle aralıklarla yazıp duruyorum ki, yakında telafi edeceğim bu durumu, söz.

Multimedia'da SinZey'in yıllar sonraki hâli diye düşündüm.

Oğul ve kızlarının isimlerini beraber seçelim diye belli etmedim. İsim önerilerini alalııımmm burayaaa 💜💅🏻🥰

Sizi çok seviyorum. İyi bayramlaaaarrrr 🌸💜

🦋

Mezarlıklar... Kuş cıvıltılarının sesleriyle dolu olurdu bayram sabahları... Sanki davet ederdi vefat edenler, ‘gel de hatırım için bir iki dua et, toprağıma su dök, beni ziyaret et.. ’ der gibi.

Kol kola giren Zeynep ve Sinan, mezarlığın içine doğru yürümeye başladı. Sinan'ın elinde bir su bidonu, Zeynep'in elinde bir gül goncası duruyordu. Mezar taşına yaklaştıklarında Zeynep'in gözünden istemsizce dökülmeye başlamıştı yaşlar. İçini çekti Sinan, karısının ağlamasına dayanamasa da çaresi yoktu. ‘Varsın bir tek bunun için ağlasın gözbebeğimi başka kimse ağlatmasın. ’ diye geçirdi içinden ve su bidonunu ilerideki çeşmeden doldurmaya gitti.

Zeynep toprağa dokunarak mezar taşındaki ‘Meryem Tezel’ yazısına bakarak içini çekti ve konuşmaya başladı.

“Bayramın mübârek olsun annem.. Nasıl isterdim bir bilsen, yine dizinin dibinde oturmayı.. Sana ne söz verdiysem hepsini tuttum. Çok mutluyum. Şimdi ben bekliyorum artık bayram ziyaretlerini.. Öyle geçip gitti ömür... Sinan, hala ilk gün ki gibi. Merak etme, biz birbirimize sahip çıktık çok şükür. Mekânın cennet bahçesi olsun annem. Seni çok özledim, Rabbim bizi cennetinde kavuştursun inşallah. ” Sinan, bidonu doldurup getirirken Zeynep'e bakarak konuştu.

“Hayatım istersen önce gülü ekelim, sonra can suyunu veririz hem. ” Zeynep gözlerini silerek başını salladı. Beraber ektiler mezara gül goncasını. Can suyunu da verdiklerinde birbirlerine gülümsediler. Zeynep baş ucunda annesi için dua okurken Sinan toprağı okşayarak konuştu.

“Meryem anne... Yattığın yer seni incitmesin. Sen bana dahi annelik ettin. Gözün arkada kalmaz umarım, emanetine iki gözümden daha iyi bakıyorum. Söz verdiğim gibi... ” Zeynep, kocasının söyledikleriyle duanın ortasında gülümsemeden edememişti. Çok şanslı hissediyordu kendini. Bir gün olsun asla yanılmamıştı Sinan'dan ötürü.

Zeynep duasını bitirince ayaklandı ikisi de zorlukla. Artık orta yaşlara gelmişlerdi, zar zor ayaklanıyorlardı. Kol kola girdiler tekrar Edi ile Büdü misali. Yürümeye başladılar mezarlıktan çıktılar.

Eve geldiklerinde Zeynep üzerini değiştirip mutfağa girdi hemen. Sinan onun bu haline güldü.

“Meryem anne gibisin sende. Çocukların gelecek diye döktürmüşsün yine hanım. Bize bir şey yok. ” Zeynep, sahte bir alınganlıkla konuştu.

“Aşk olsun, istediğin şeyleri yapmıyor muyum ben? ” Zeynep, kocasının şaka yaptığını biliyordu elbette. Sinan gülerek konuştu.

“Yorma kendini, bırak artık. Bak hasta olacaksın, sen bana daha lazımsın. ” Sinan, karısını tuttuğu gibi öptüğünde Zeynep gülerek karşılık verse de çekilmişti.

“Ya Sinan, gelecekler şimdi. Ayıp. ” Sinan gülerek konuştu.

“Yahu zaten oruç diye varmadın yanıma, özledim. E bayram günü biraz biz de bayram edelim. ” Sinan, karısının gıdıklandığı yerleri bulup gıdıkladığında Zeynep kıkırdayarak konuştu.

SAHAFHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin