"Kitaplık"

518 62 186
                                        

Evet, uzun bir aradan sonra merhaba! Yılbaşı özel bölümümüze istediğim ilgi pek gelmedi. :/ beğenilmedi mi acaba?

7 Ocak Salı günü doğum günüm. Doğum günü hediyem sizsiniz güzel okuyucularım. Bu kız artık 24 oluyor 🥹😔🤍

Biraz dengeler değişecek demiştim. Hikâyemize yeni dahil olan Can hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bırakmayı lütfen unutmayın.

Sizce Zeynep tepkisinde haklı mı? Haksız mı? Çok mu uzattı? Siz Zeynep'in yerinde olsaydınız ne yapardınız?

Diğer bölümde düğünümüz var a dostlar! Yerlerinizi şimdiden almayı unutmayın 🥳🦋🤍

Bölüm şarkımız, Sertab Erener - Sevdam Ağlıyor... 🖤

Bolca oy ve yorum bırakmayı unutmayın. Sizleri çok seviyorum. 🦋🤍

. 🦋



Derin bir nefes alarak zile bastım. Ellerimdeki torbalar ağırlığını elimi acıtarak gösteriyordu ziyadesiyle. Kapı açıldığında karşımda Kemal hocayı görünce çekinerek tebessüm ettim. Belli belirsiz bana tebessüm ederken konuştu.

"Hoşgeldin.... " ismimi hatırlayamadığını yüz mimiklerinden anladığımda içimdeki ses gözlerini devirse de kibarca karşılık verdim.

"Zeynep." diye gülümsediğimde ellerim artık isyan ediyordu torbaları birinin alması için. Kemal hocaya bu konuda ümitle baksam da oralı olmadan kapının yanından hafif çekilerek yolumu açtı. Derin bir nefes alıp içeriye girerken Allah'tan hemen sol tarafımda mutfağı görmüştüm ve nefes nefese torbaları tezgahın üzerine bırakıp konuşmaya başladım.

"Şey annem hem size hem de Sinan'a yemek yaptı da. Onları getirdim. Nereye yerleştireyim?" Kemal hoca elini ensesine götürüp bilmiyormuş gibi hareket yapınca ben kapları uygun tencerelere boşaltarak dolaba koydum. İşim bittiğinde Kemal hoca bana bakarak konuştu.

"Kahve içer misin? " içerim demeye çekiniyordum onu da bana yaptırmasından korkmuştum. Yorulmuştum çünkü. Gözlerime bakmaya devam ettiğinde onu beklettiğimi fark edip telaşla konuştum.

"Olur, size zahmet olmazsa. " Kemal hoca onaylarcasına başını sallayıp işe giriştiğinde iç sesim kahkahalarla bana gülüyordu. İç sesimle münakaşaya giriştiğim süre uzun olunca uzunca bir süre öylece dikilmek zorunda kalmıştım ki Kemal hoca bunu fark edip konuştu.

"Seninki içeride. En son uyuyordu. " başımı sallayıp daha fazla diyaloğa girip kendimi rezil etmeden salona doğru yürüdüm. Sinan, Kemal hocanın hastane ziyaretinden sonra bir süre Kemal hocayla birlikte yaşayacaktı. Kemal hoca ona bir tamir görevi vermişti, kırılan kitaplığını tamir edecekti bu süre içinde de burada kalacaktı ama kitaplığın bir ucu kaybolmuştu ve başka parça da uymuyordu.

İçeriye girer girmez Sinan'ın ayak ucunda uyuyan Paris beni görünce ayaklandı ve yanıma gelip sırnaşmaya başladı. Başını okşayıp severken Sinan hala uyuyordu. Paris'in tedavisi devam ediyordu. Hastanede kaldığı süre boyunca Paris'i özlediği için Paris'i de Kemal hocadan izin alarak yanına almıştı Sinan.

Bir süre Sinan'ın baş ucundaki tekli koltuğa oturup hem Paris'i sevdim hem de ona bakarak düşünmeye başladım. Sinan ile aramız limoniydi ve bu benden kaynaklıydı bu defa. Sinan kendini kendi yöntemleriyle affettirmeye çalışsa da başarılı olduğu pek söylenemezdi. Bana yalan söylemesini yalanı da geçtim benden böyle zorluklar yaşarken bunları gizlemesini affedemiyordum. Elimde değildi. Düşündükçe hala canım yanıyordu. O zor zamandayken bunları bilmeden yaşadığım günler için suçluluk hissediyordum.

SAHAFHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin