48

47 3 2
                                        

 2 haftadır Azra'daydım. 

Azra sağ olsun müdürle konuşmuştu ve yok yazılmamam konusunda ikna etmişti. Abimi çok özlemiştim ve artık Azra'ya yük olmak istemiyordum.

Her ne kadar benimle fazla ilgilense de vicdanım çok sızlıyordu. 

Kim bilir abim ne haldedir.

Azra okuldaydı ve ben o gelmeden yemek yapıyordum. Bir şekilde borcumu ödemeye çalışıyordum işte.

****************

Azra'dan

Kantinin merdivenlerinden ineceğim sırada Ceylin'in abisiyle çarpışmıştım. O kolumu hafifçe tutup düşmememi sağladığı esnada küçük bir tebessüm edip başımı salladım.

Göz altları berbattı.

Tanımayan biri görse uyuşturucu kullandığını kesinlikle düşünebilirdi.

-"Gözleri-"

-"Dikkatli in."

Konuşmama fırsat vermeden kendisi düz bir ses tonunda konuşup yanımdan geçtiğinde arkasından bakmakla kaldım.

Üzülüyordum hem Ceylin'e hem ona.

Keşke insanlar ailelerini seçebilseydi.

Tam basamağı ineceğim esnada çalan zille ufak bir küfür savurdum ve geri yukarı çıkmaya başladım.

-"Baksana bir sen."

Yüksek sesle arkamdan bağıran kişiye dönüp baktığımda gözlerimi devirip tekrar önüme döndüm. 

Aptal Barış, ben merdivenlere yöneldiğim esnada kolumu tutup koridorun ortasına çekmişti. Tüm on ikiler bakmaya başladığında Gurur gözüme çarpmıştı. 

Gözlerinde sanki yorgunluk vardı.

Çok karı sikmekten yorulmuştur.

Kendi kendime konuşmaya son verip kolumu Barış'ın parmaklarından kurtardım ve önümde birleştirip dudaklarımı araladım.

-"Hayırdır?"

-"Sude nerede?"

-"Bana mı soruyorsun bunu cidden? Aptal olduğunu biliyordum da otistik olduğunu bilmiyordum, onu da öğrenmiş oldum."

-"Kes boş yapmayı da söyle kız nerede?"

Üzerime yürüyüp tekrar kolumu tutacağı esnada başka bir el ondan önce davranıp kolumu yakalamıştı.

-"Kızı rahatsız etmeyi bırak."

Yağız kocaman vücuduyla tam önüme geçtiğinde kolumu yavaşça bırakmıştı. Bakışlarım koridora döndüğünde Gurur'un orada olmadığını gördüm.

-"Bırakmazsam ne olur? Yoksa o fahişe kardeşin gibi bunu da mı koruyorsun?"

Gözlerim kocaman açılırken Yağız'ın Barış'ı yumruklayıp yere atması ve üzerine çıkıp öldüresiye kadar dövmesi sadece birkaç saniye içinde olmuştu.

-"Ayrılın hemen!"

Gelen öğretmenler Yağız'ı Barış'ın üzerinden alamıyordu. Çocuk sonuna kadar haklıydı.

Yağız, Barış'ın saçlarından tutup kafasını yere çarpmaya başladıkça Barış'da acıdan bağırmaya başlamıştı.

Cidden öldürecekti.

-"Evladım öldüreceksin çocuğu!"

Fizikçi Yağız'ın kolundan tutup çekse de fayda etmiyordu. En sonunda gelen müdür yardımcısı Yağız'ı sert bir şekilde itiklediğinde tökezleyip yana düşmüştü. Nefes nefese kalan Yağız ve yüzü kan içinde kalan Barış'a öğrenciler sadece bakmakla yetiniyordu.

AKSİLİKBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin