Xx
Xx
Xx
"Ben bu şnorkeli ağzımda tutamam." Onuncu kez söylediğim cümleye karşı onuncu kez aynı şekilde karşılık veren Kuzey canımı sıkmaya başlamıştı "Başka bir yerinde tut o zaman."
"Ben gelmiyorum." Yukarıya bakıp sabır diye söylenmeye başlayınca güldüm ama hemen ciddileştim "Nasıl gelmiyorsun?"
"Aynen böyle gelmiyorum." Yerde serili olan havluma doğru giderken kolumdan çekmeyi alışkanlık haline getiren sevgilim olacak çocuk beni yine çekti "Aynen böyle geliyorsun,Nergis." Aslında zaten gidecektim sadece biraz naz yapayım dedim,ne var yani?
"Bak şimdi aynen..-" bana şnorkel takmayı gösterirken ağzına taktığı şnorkel sayesinde konuşamayınca suratını buruşturup ağzından çıkarttı "Aslında çok kolay."
"Ya ya ne demezsin." Onun yaptığı gibi ağzıma yerleştirdiğimde dişlerimi üzerindeki tırtıklı yere geçirdim "Kopar mı bu şey?" Diye sormama rağmen ben bile anlamamıştım be dediğimi "Hazır mısın?" Sadece kafamı aşağıya yukarıya salladım ve önden koşan Kuzey'in gözlüklerini takmayı unuttuğunu ona hatırlatmak yerine izlemeye başladım "Allah!" Bencede Allah "İnsan uyarır!"
"Affedersin ben insan değilim." Göz devirmeye çalıştığımda gözlerimi hatta tüm yüzümü sıkan gözlük yüzünden gözlerim acımıştı "Bunu gevşetsek mi?"
"Gevşet bakalım da ne olduğunu görelim."
"Sen önüne bak hadi gir şu suya!" Bu çocuk beni sadece sinir ediyor hemde ciddi anlamda.
Neyse ki suya en sonunda sorunsuzca girebilmiştik. Sadece ben bir iki defa dipte gördüğüm deniz kabuklarını almak için ağzımdaki şnorkeli unutup su yutmuştum ve bunlar problem sınıfına girmiyordu,kesinlikle!
El ele tutuşarak yüzmeye çalıştığımızda biraz zorlansak bile sonunda kayaların oraya varabilmiştik. Daha önce babam buranın betonla çevrelendiğinden bahsetmişti,yıllar sonra betonlar parçalanıp kaya parçalarına dönüşmüş. Gerçekten değişik ve hoş olan görüntü karşısında bir iki dakika durup etrafı inceledik. Heryerde kıyıda olmayan deniz kestaneleri ve uzun uzun tiksindiğim yosunlardan vardı ama buraya gelmeme asla engel olamazlar çünkü gerçekten hoş bir görüntüye tanık oluyordu gözlerim.
Kuzey boş gördüğü kayanın üzerine çıkarak elimi tutup benide çekti yanına. Gözlüğünü çıkardığını gördüğümde bende çıkardım "Nasılmış bakalım?" Ağzımdaki iğrenç tadı görmezden gelerek dudaklarımı yaladım "Gerçekten harika."
"Biliyorum." Pek mütevazidir canım benim "Hadi tekrar dalalım."
"Sakın dalayım deme şimdi su yutarsın yine." Göz devirme işlemini gözlüksüz rahatça tamamladıktan sonra şnorkel ve gözlük ikilisini tekrar kafama geçirdim,o da aynısını yaptığında elimi tutup tekrar suya daldık. Hemen dibimden geçen koca balıkları ve uzun yosunları saymazsak korkulacak pek bir şey yoktu. Şom ağızlı biri olarak söylediğim cümleyi geri alıyorum çünkü önümüze çıkan oyuncak bebek eli beni bir hayli korkutmaya yetmişti üstelik Kuzey onun kumların arasından çıkartıp bana doğru uzattı,sudan kafamı çıkartıp kumların üzerine basmaya çalıştım "At şunu!"
"Hayır." Bir insan pişmiş kelle gibi sırıtabilir mi sorusunun yanıtı dibimde duruyor,acil bilgi yayalım arkadaşlar!
Ben oyuncak bebek bozuntusuyla boğuşurken yavaş yavaş bize doğru gelmeye başlayan Ege ve Şimal var gücüyle bağırınca tekrar dalarak Kuzey'i çekiştirdim,tanımıyorum yahu onlar kim?
Kuzey boyu geçmeyen kumluk yerde tekrar durunca bende durdum "Ne bağırıyorsunuz oğlum hayvan gibi?"
"Hayvan gibi şey yapıyoruz abi!" Bu Şimal'e bir haller oldu vallahi. Kuzey iyice sinirlenip elindeki bebeği Şimal'in üzerine fırlatınca Şimal korkar sanıyordum ama o tiz çığlık Ege'den geldi "Ben diyorum bu çocuk olmamış diye ama dinleyen kim?"
"Ben dinlerim seni bebeğim."
"Kuzey bir git,Allah Allah!"
"Nerelere gidem gülüm?" Acaba biri beni bunların arasından koparım evine almak ister mi? Eğer öyle biri olursa hemen gelebilirim çünkü!
Zor bela yüze yüze denizden çıkarak kıyıda oturmaya gittiğinde hepsi tekrar yanıma geldi "Öpüceeeemmm!" Diye bağıran Kuzey'i saymazsak diğerleri tarafından bir problem yoktu,şimdilik.
"Kuzey git şuradan."
"Öpmeden olmaz!" Ben öptüreceğim şimdi sana "Çocuk gitsene!" İkazlarımı takacak birisi olursa eğer onun yanına da gelebilirim "Bir kerecik?" Sinirle ağzımı kapatarak kafamı onun tersi yönüne çevirdiğimde yanağımı öpünce ona döndüm "Ama sen ıslak öpüyorsun!"
"Deniz suyu o." Deniz kim "Deniz?"
"Nergis?" Ay ne oluyor yine "Deniz kim?" Kahkaha atınca sinirle diğer tarafa tekrar döndüm "Yavrum deniz suyu hani daha demin yüzüyorduk?" Ha şu deniz "Bende aldattın sandım." Rahatça nefes verip kendimi arkamda havlu vardır diye düşünerek geri atınca kızgın kumlara yapıştım "Ama,ama saçlarım?" Kolumdan-her zamanki gibi-çeken Kuzey'e tutundum "Saçlarım hep kum oldu."
"Ben temizlerim." Tatlı tatlı gülünce ilk başta gülsemde bir elim yakıcı kumlarda olduğu için kumları avuçlayarak Kuzey'in kafasına attım "Ben temizlerim." Dedikten sonra aynı onun gibi tatlı tatlı güldüm,tabi ya nasıl oluyormuş ben temizlerim demek?
Eve geldiğimizde sahilde söylediği şeyi yapmak için beni bahçelerindeki tahta koltuğun dibine oturtup oda o koltuğa oturdu,görende annem kafamdaki bitleri temizliyor sanacak.
"Acıdı!" Saç telimi hızlıca çekince saçlarımı tutup ona döndüm "Özür dilerim." Diyerek saçlarımı öpünce "Eğer öpeceksen hep acıt." Diye mırıldandığımda bir kere daha öptü "Canını acıtmaya ne gerek var?" Bu çocuk bazen fazla mı romantik oluyor yoksa ben romantiklikten anlamıyor muyum?
Umarım daha romantik anlarımız olur,iç geçirmekten ciğerim solmazsa tabi.
Saçlarımızı temizledikten sonra banyo yapmam için beni eve bırakıp aşağıda oturarak bekledi,annemler çarşıda olduğu için yalnız bırakmaya gönlü el vermedi tabii.
Duştan çıkıp giyindikten sonra onların evine gidip onun banyo yapmasını bekledim,onunki benimkinden bir on beş dakika kadar kısa sürmüş olabilir ama konumuz o değil.
"Senin şu maddeler ne alemde?" Ben bahçede oturmuş Kuzey'in kitaplarından birini okurken aniden yanıma gelmesi normalde olan korkaklığımla birleşince hafifçe sıçradım "Bilmem ki." Saçlarını benim sarılı saçlarımda olan havluyla kurulamaya başladı "Hem onun yönetimi sende değil miydi?" Kafasını salladı "Bir ara gözden geçirelim."
"Getir istersen şimdi seçelim bir tanesini?" Kendi kendime ölüm falan mı hazırlıyorum acaba ben "Tamam,bekle burada." Sanki kaçacağız!
Elindeki listeyle geri gelen Kuzey'in elinde birde tarak vardı. Listeyi masaya bıraktı "Sen seç bu sefer,bende saçlarını tararım?" Sorarcasına kurduğu cümleyle yanağını öptüm "Olur." O saçlarımı nazik nazik tararken kağıda göz çevirdiğimde ilk dikkatimi çeken madde 13 gülmemi sağlamak için yeterliydi.
Madde 13 - Rastgele telefon numarası çevirip açan kişiye 'İşim bitti,cesedi ne yapayım?' Diye sormak.
Sen ne kadar güzel bir maddesin öyle,yerim beni vallahi ne akıl ama değil mi?
Kuzey canımı acıtmamak için yavaş yavaş saçlarımı taraya dursun bakalım.
"Sıradaki maddemiz tamam!" Kuzey'in göz devirdiğini hissettim "Sırada ne var?"
Xx
Xx
Xx
-Sırada Ne Var?-😇
-Yazmaya çalışırken on tane şarkı değiştirip her değiştirdiğim şarkıyı en az iki defa dinledim,yok yok ben iyiyim.-🎧
-Sizde iyisiniz umarım.-🎭
-Okuduğunuz için bol bol teşekkür,en güzel kokulusundan hemde!-💝
-Deniz kabuğunun içinde saklamaya çalıştığı incisine verdiği değer kadar değer veriyorum size.-🐚
ŞİMDİ OKUDUĞUN
What Is The Next?
Fiksi Remaja-What Is The Next?- Onu hayata bağlayacak hiçbir şeyin olmadığını düşünen Nergis yıllar önce hazırlamaya çalıştığı 'Ölmeden Önce Yapılacaklar' listesini şans eseri bulur ve gözden geçirip bunları uygulamaya başlamanın zamanı geldiğini düşünür. Ailes...
