"MİRA"

44 4 4
                                        

Baya uzun zamandır bölüm atmıyordum beynim eror vermiş gibi çünkü. Ne bir kurgu ne de başka bir başlangıç gelmiyordu aklıma. Belki de kimi zamanlarda insanların beyninin yorgunluktan çalışmayı bıraktığı dönemler oluyor bilmiyorum... Galiba o dönemlerin içindeyim. Hem atamayı bekleyen hemde evlilik hazırlıkları yapan birisi olarak beynimin içi üç döngü halinde çalışıyor. 'Atanmak-Evlenmek-Wattpad'

Bölümü geç attığım için kızmayın olur mu?🥹

@Nisan_ymrt bu benim Instagram hesabım sizleri bekliyorummmmm🫶🏻🧸

Hadi o zaman kahvenizi çayınızı hazır edip geçin sessiz köşenize çünkü sessiz bir çığlık olacak bu bölüm. 📖☕️
                    






"Her şeyi öğrendiğimi düşündüğüm an aslında hiçbir şeyi bilmediğimi öğrendiğim  anmış..."


'YAZAR'dan'

"Ebesini siktidiğimin günü. Allah'ım verdiğine vereceğine şükürler olsun ama bugün kaldıramıyorum Yarabb'im." Mert Hun söylene söylene elindeki fotoğraf albümlerini toparlayıp gizlemeye çalıştı.

"Mert sen uyurken daha bir çekiliyordun kardeşim sanki."

Derin bir nefes alıp sakinleşmeye çalışsada boştu, çünkü iki hafta önce karşısında duran adam kız kardeşine aşkını itiraf etmiş ve kimliğini açığa çıkarmıştı. 

"Kes Valdez kes! Başımız ne kadar büyük dertte farkında mısın sen?"

"Farkındayım kardeşim ama sen farkında mısın ben o kızın saçının teline zarar gelse taş üstüne taş koyar mıyım?"

Arven her şeyi öğrendiği günden beri daha da temkinli olmuştu Dağhan. Çünkü bilmemesi gereken çoğu şeyi öğrenmiş ve bu onun için büyük tehlikeydi. Şimdi sadece Dağhan ve Mert değil devletinde koruması altındaydı Arven.

"Arven bu kadar şeyi öğrenmeyecekti Valdez. Kaldıramaz o başına gelecekleri, yaşı her ne kadar 24 olmuş olsada o çok narin çok hassas. Yıllarca gözümden sakındım onu, şimdi kaybedemem."

Valdez elindeki evrak ve fotoğrafları bir köşeye bırakıp kardeşi dediği adamın yanına ilerleyip elini omzuna attı. "Kaç kayıp verdik biz Süngü. En büyük örnek annelerimiz." Mert'te elindekileri bırakıp iki sandalye çekip birisini Dağhan'a uzatarak bir diğerine ise oturdu.

"Annelerimiz ne biliyordu ki Mert. En masum onlar değil miydi? Yıllarca yalan bir hayat içinde olduklarını öldükleri zaman anlamadılar mı? Şimdi aynı şeyi Leyan'a yapamazdık."

Haklıydı Dağhan diye düşündü Mert. Kaç can kayıpları olmuştu, kaç kere sevdiklerini vermişlerdi zalimce üzerine bastıkları toprağın altına. Bir gizem uğruna, bir bilinmezlik uğruna kayıplarını sıra sıra vermişlerdi halbu ki hiçte özlem giderememişlerdi kaybettikleri ile.

Yıllarca özlem içinde kaldığı küçük kız kardeşi Arven'de bu şekilde ölecekti kim bilir. Ama şimdi her şey değişmişti. Valdez haklıydı. Bir bilinmez uğruna bir kayıp daha vermeyeceklerdi. Babadan oğula geçen bu devran şimdi bilinir bir şekilde dönecekti, kimse ölmeden.

"Onu ne olursa olsun koruyacaksın Boran. Saçının tek teli kopmayacak." Valdez'in elleri istemsizce yumruk şeklini almıştı. Damarları öyle şişmişti ki patlamaya hazır gibiydiler. Bunun sebebi belliydi, sevdiği kadının saçının teline zarar geleceğinin düşüncesi bile onu bu denli öfkelendiriyordu.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: May 18, 2025 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

SİTAREHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin