+Yıldızlar, yükseklerden daha güzel görünür Siriüs. -Dağlar buna müsait mi?
+Dağlar yıldızına hep müsait.
Nereden bilebilirdi kimsesizliğini kimselerin dolduracağını, nereden bilebilirdi bir DAĞ'ın gölgesinin ancak bu kadar güvenli olduğunu, nered...
Selaaammmmm🫶🏻 Yeni yeni yepyeni bölümümüz geldi. Günden güne büyüdüğümüzü ve büyüyeceğimizin farkındayım. İleride eminim ki kocaman bir aile olacağız. Görmesemde sizi çok seviyorum. Görsem nasıl seveceğim kim bilir ve mıncırdım sayın her birinizi🪽🧸 Keyifli okumalar dilemeden önce hemen aşağıya 👇 'Dağhan Boran Valdez' karakterimizi koymak istiyorum. Bir yabancı modellerden ziyade Türk karakteri olsun istedim. Ama diğer karakterleri siz belirleyebilirsiniz. Bu arada beğenmezseniz aklınızda karakterle devam edebiliriz. Herkes mutlu olduğu şekilde devam etmeli sonuçta. Şimdi iyi okumalar şans yıldızları✨
(Doğan Bayraktar)
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
L🫶🏻VE adamımmm
✨✨✨
'Saçının teline zarar verenin mezar taşına sıkarım.' Duyduğum en son söz ve silah sesleriydi. Gerisi kocaman bir karanlık ve koyboluştu. Defalarca kez kurşun atılmıştı karga denilen adama. Mental sağlığıma ağır gelmişti demek ki bunları görmek ve gözlerim daha fazla dayanamayıp kapanmıştı.
Şimdi ise bir hastane odasında kolumda serum ile yatıyordum. Ne zaman gelmiştim acaba buraya, kaç saattir baygın yatıyordum kim bilir?
Yerimden doğrulup kolumdaki serumu çıkardım. Ayaklarım soğuk zemine değmişti. Ayakkabılarım neredeydi benim? Yere eğilip yatağın altına gitmiş olabilir diyerek eğilip aşağıya baktım. O sırada ise kapı açılıp içeriye birisi girdi. Aşağıdan gelen kişinin ayaklarını görmüştüm. Üniformasından anlamıştım Dağhan'ın geldiğini.
"Leyan neredesin?" Kafamı yukarıya doğru uzattığımda, Dağhan panikle banyoya bakıyordu. "Buradayım." Beni gördüğü sırada yanıma geldi. "Ne oldu Leyan? Korktun mu? Ben buradayım bir şey yok." Kollarımdan tutmuş baştan aşağıya süzmüştü beni. "Birisi mi geldi ondan mı saklandın? Kabus mu gördün?" Bu kadar panik yapmasını anlamamıştım. Altı üstü ayakkabımı aramıştım yatağın altında.
"Dağhan." Beni duymamış hala üzerimi kontrol ediyordu. "Tamam güzelim tamam korkma bekle doktoru çağırıp geliyorum." Beni yatağın üzerine oturtup kapıya doğru ilerledi. "Dağhan bekle dur bir dakika ya!" Gittiği yeri tekrar dönüp yanıma geldi. "Tamam gitmiyorum yanındayım." Hâlâ korktuğumu düşünüyordu. Ne olmuştu bir kaç saat önce kurşun yağdıran adama? Şimdi o adamla asla alakası yoktu.
"Beni dinlemeni istiyorum Dağhan bir durur musun artık?" Hiç bir şey demeden karşımda oturdu. Böyle de çok komik görünüyordu. Gülmemek için dudaklarımı zor bir şekilde birbirine kitledim.
"Ben uyandım ve sonra kalktım. Ama ayakkabılarımı bulamadım. Belki yatağın altına gitmiştir diyerek eğilip baktım. Hepsi bu." Anlamaz gözler ile bana bakmıştı. Daha fazla kendimi tutamayıp kahkahamı patlattım. Dağhan ise aksine sinirle bana bakıyordu. "Neden söylemiyorsun başta Leyan?" Gülmemi zar zor durdurmuştum. "İzin mi verdin sanki." Ellerim ile gözlerime yelpaze yaptım. Yaşarmıştı gözlerim.