TY 2. Sezon - 4

180 12 2
                                        

Masal'dan ( En son kaldığımız yerden devam arkadaşlar. Masal'ın ağzından o an. )

Meşgule atılmış telefona bakarken Hande konuştu.

'' Ne oldu? '' Kaşlarımı çatıp konuştum.

'' Meşule attı. '' Pekala ne olmuşta meşgule atmış olabilir. Anıl'a birşey olsaydı atmazdı açardı. Aslı.. O zaten öldü. Toprak...

'' Ah! Hayır. '' Lütfen bunu yapmış olamazsın. Kafamı kaldırıp Hande'ye baktım.

'' Poyraz nerede? '' Hande gözlerini devirip konuştu.

'' Farkındaysan ikimizde onu arıyoruz bana mı soruyorsun 'Nerede' diye? '' Gözlerimi devirip arkamı döndüm ve koşarak kantinden çıktım.

'' Kızım beklesene ya! '' Hande arkamdan bağırdığında onu dinlemeyip koşarak merdivenlerden üst kata çıktım. Kimse yoktu. Ne Toprak ne de Poyraz.

'' Ya hayır ya. Hayır. '' Ben elimi başımın üstüne koymuş çaresizce bakarken birinin sesini duydum.

'' Ne hayır? '' Arkamı döndüğümde bu Poyraz'dı.

'' Sen... '' Kaşlarını kaldırmış bana bakarken sinirle konuştum.

'' Neden telefonumu meşgule attın ve neredeydin? Toprak'ta yok. Dövmedin değil mi? '' Poyraz kaşlarını çatıp konuştu.

'' Niye döveyimki bir planımız vardı. Ayrıca baksana galiba plan işe yaramış gibi. Ortalarda yok. '' Kafamı sallayıp etrafa baktıktan sonra tekrar Poyraz'a döndüm.

'' Sen neredeydin peki? '' Kaşlarını kaldırıp bir süre bekledikten sonra cevapladı.

'' Şey, dışarıda. Evet, dışarıdaydım. Hava almak istedim biraz. '' Kafamı sallayıp yan taraftaki koltuklara oturdum. Poyraz'da yanıma geldi.

'' Bir daha asla ama asla telefonumu meşgule atma. '' Gülümseyip konuştu.

'' Tamam. '' Kafamı omzuna yaslayınca o da kolunu benim omzuma koydu.

'' Masal. Bir şey söylemek istiyorum. '' Kafamı yerinden kaldırmadan konuştum.

'' Söyle. '' Poyraz derin bir nefes alıp konuşmaya başladı. Ben ise sessizce onu dinliyordum.

'' Aslı. Çok eskiden, 1-2 sene önce onu seviyordum. Hemde çok. Ama o bunun farkında bile değildi. Onun çoğunlukla tek gecelik ilişkileri vardı ve onlarda benden yakışıklıydı. O bana bakmadıkça ben üzülüyordum. Düşünsene çok sevdiğin kişinin seni hiç umursamadığını. Her anında yanındasın. Mutluluğunda, üzüldüğünde. İlk öpücüğünü birine verdiğinde de yanındasın. Ve daha birçoğunda da. Bu kadar yakınında olmana rağmen seni farketmemesi kötü. Sevgilisiyle kavga ettiğinde ilk geldiği kişisin. Bir sevgilisi olduğunda da ilk söylediği kişi. Ona, onu sevdiğimi söylediğim günü hatırlıyorum. Onların evindeydik. Arka bahçede. Bir anda söylemiştim ve o gülmeye başlamıştı. Bana söylediklerinide hatırlıyorum. 'Sen benim en yakın arkadaşımsın Poyraz. Sen ve ben mi? Biz beraber olamayız.' demişti. Hızla çıkıp gitmiştim o evden. Bir daha ne yanına gitmiştim ne de görüşüp konuşmuştuk. Zamanla unutmak istemiştim, nefret etmek istemiştim ama yapamamıştım. Çünkü o ilk sevdiğim kişiydi. O kadar kolay olmamıştı nefret etmesi, unutması. Neyse, sonra seninle tanıştık. Meğer sen rastgele çevirdiğim numaradaki kızdın. Gerçekten o gün telefonda konuştuğum kızla ileride böyle olacağımı hiç düşünmemiştim. Ama mutluyum. Seni tanıdım. Bana onu unutturdun. Hatta sadece unutturmakla kalmayıp ikimize ait yeni, güzel bir hikayeyi başlattın. Ve ben bu hikayeyi okumaktan bıkmıyorum. Bıkmayacağımda. Sadece.... sadece merak ettiğim. Senin bıkıp bıkmadığın. Hikayedeki başkarakterlerden biri büyük bir aptallık yaptı. Kendiside bunun farkında ve geri dönüp onu yapmamayı o kadar çok istiyorki. Ama, bazı şeyler olmuyor işte. Düzeltilemiyor. Ne kadar çok istesekte yapamıyoruz. '' Poyraz nefesini dışarı verirken dolmuş olan gözlerimi kapattım ve gözyaşının yanağımdan süzülmesine izin verdim.

Telefondaki YabancıHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin