( Safiye sultan Mihrimah sultanın bu tehtidi karşısında gözlerinden alevler çakarak odasına döner. Sultanını bu halde gören Nihal hatun telaşla yanına gider)
Nihal- Neler oldu sultanım? Mihrimah sultanla görüşmeye giderken yüzünüzde güller açıyordu oysa şimdi...
Safiye-Mmihrimah sultan, onu Nurbanu'dan farklı sanırdım. Görüyorum ki çok yanılmışım.
Nihal- Ne dedi ki böyle kinlendiniz?
Safiye- Her şeyden haberdar Nihal. Şehzademin durumuyla ilgili her şeyi biliyor. Odamdaki ilacı bile ele geçirmiş bizim ruhumuz duymamış. Bana yarın sabah eski saraya gitmemi emretti. Eğer emrine karşı gelirsem şehzademin canını alacak.
Nihal- Eyvahlar olsun işte şimdi yandık. Hemen bir çare düşünmemiz lazım sultanım aksi halde olacakları düşünmek dahi istemiyorum.
Safiye- Bir çare, bir çare ama ne? Çoktan akşam oldu bile. Sabaha kadar ne yapabilirim ki? Boşuna uğraşmayalım artık herşey bitti. Kaybettik. Hazırlıklara başla yarın sabah eski sarayda olmak zorundayım evladımın cansız bedenini görmektense o sarayda çürürüm.
Nihal- Sultanım ne olur böyle konuşmayın elbet bir yol bulacağız.
Safiye- Yok işte Nihal yok. Düşmanlarım etrafımı ahtapot gibi sararken biz uyumuşuz. Yapacak hiçbir şeyimiz kalmamış.
Nihal "mutlaka bir yol bulacağız, olmalı, bizi kurtarmanın bir yolu olmalı" diye çareler arar Safiye de "aptal gibi uyuduk, uyuduk" diye sayıklarken bir anda ayağa fırladı ve Nihal'e dönerek "kos hemen uyku ilacımı getir."
Nihal- Sultanım bağışlayın lakin böyle bir zamanda uyuyabilecek misiniz?
Safiye- Bana değil, en güvendiğin ağaları, cariyeleri bul ve tüm haremin yemeğinin içine bu ilaçtan koydur. Herkes uyusun biz de bu arada bize ait olanı geri alalım.
Nihal gülümseyerek- Derhal sultanım.
Safiye-Bana ihanet edenleri de bul Nihal. Kim Mihrimah sultanla bir olup arkamdan iş çevirmiş öğren.
Nihal- Bulunca ne yapalım?
Safiye- Safiye sultanın karşısına çıkmanın bedenlini ödesinler. Haremin tam ortasındaki tavana asın. İbret-i alem için sallansın orada. Sana bu meselede yardımcı olacak olanlardan da kurtul arkamızda bizi suçlu gösterecek hiç kimse kalmasın.
Nihal hatun sultanından ilk defa böyle bir emir almanın şaşkınlığını yaşasa da hemen toparlanır ve sultanın emirlerini yerine getirmek üzere odadan çıkar.
Safiye- Madem bu sarayda kazanmanın yolu kandan geçiyor o halde dökülsün. Bundan böyle her kim önüme çıkarsa ona zinhar acımayacağım, ezip geçeceğim. Bu bir hanedan mensubu, bir sultan olsa bile.
***
Akşam yemeğini bir güzel yiyen harem halkı bir kaç saat sonra uykuya dalar. Sabahına nasıl bir vahşete gebe olacağını bilmedikleri bir uykuya...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sarayda İki Venedikli
Historical FictionÖlümün kıyısında yaşanan hayatlar, harem cehenneminden cennete uzanan bir yol, kendi destanını yaratan, Osmanlı'ya kader katan aykırı bir kadın, güzeller güzeli Cecilia Baffo... Ve ona meydan okuyan, Osmanlı'ya diz çöktüren İtalyan güzel So...
