Merhaba sevgili okurlarım, yaşanan bazı sorunlardan dolayı bölümler bir kaç gün gecikmeli de olsa geldi. İyi okumalar diliyorum hepinize. Yorum ve beğenilerinizi bekliyorum.
Yaşanan olaylardan sonra Sultan Murat Han doğum gerçekleşene kadar Safiye sultanın sarayda kalmasına izin verir. Nurbanu sultan buna çıldırsa da elinden hiçbir şey gelmez. Safiye sultan bir şehzadem daha olacak diye hayallere dalarken güzel bir kızı olur. Adını Hümaşah koyarlar. Nurbanu sultanı bu doğum ziyadesiyle memnun etti. Zira Safiye sultan şehzade değil kız doğurmuştu. doğum yapar yapmaz eski saraya geri göndermek istedi Safiye'yi lakin şehzade Mehmet ve Ayşe sultanın ısrarı, küçük sultanın annesine olan muhtaçlığına dayanamayan hünkar odasından izinsiz çıkamamak kaydıyla Safiye sultanın sarayda kalmasına müsaade etti.
***
Günler ayları, aylar yılları kovaladı. Nurbanu sultan hep bir fırsat aradı Safiye'den kurtulmak için lakin başarıya ulaşamadı. Safiye bu fırsatı ona asla vermedi. Valide sultan ne derse ikiletmeden yerine getirdi. Yeme dedi yemedi, uyuma dedi uyamadı... hep sessizce boyun eğdi, bekledi, valide sultana son hamleyi yapacağı günü sabırla bekledi.
Sonunda 1583 yılı geldi. Nurbanu valide sultanın Kütahya diye diretmesine rağmen şehzade Mehmet, Manisa sancak beyi tayin edildi. Safiye oğlu ile birlikte gitti sancağa ilk bir kaç ayında onun yanında kaldı. Haremini bizzat kendi seçip düzene soktu. Sıra Topkapı sarayına geri dönemeye gelmişti.
Mehmet- Dönüş vaktiniz geldi sanırım validem. rabbim yolunuzu açık eylesin.
Safiye- Amin aslanım, amin. Daha çok kalmak isterdim, hep yanında kalmak isterdim yiğidim lakin saray boş komaya gelmez. Hele ki etrafın düşmanlarla doluysa.
Mehmet- Bilirim validem, siz beni merak etmeyin. size ve hünkarımıza layık bir evlat olmak için elinden geleni yapacağım. Halkıma, askerime daima adaletli olacağım, zulüm yapılmasına zinhar izin vermeyeceğim.
Safiye- Benim gönlü geniş şehzadem, her şeyi ayarında yap. Halkını sev, onları gözet lakin fazla değil, askerini unutma lakin adını haykıracakları kadar çok sevdirme kendini. hareminde istediğin hatunu seç sana kul köle olsun, lakin onu hareme tek kadın eyleme. Bunlarından birinde bile ayarı kaçırırsan bedeli ağır olur Mehmet'im. Halk ve asker, şehzadeyi tahta taşıyan da ölüme iten de bu ikisidir. Seni hünkar babandan daha çok isterlerse baban yanlış anlayabilir. Anlıyorsun değil mi ne demek istediğimi?
Mehmet- anladım validem. sözleriniz hep kulağımda olacak. size söz veriyorum.
Safiye sancaktan ayrılmadan önce oğluna sımsıkı sarılır. Ardından da Topkapı'ya doğru yola çıkar.
***
Şehzadenin her yerini avucunun içi gibi bildiği Kütahya sancağına değil de taht sancağı diye anılan Manisa sancağına gitmesi Nurbanu sultan için hiç hayırlı değildi. Orada şehzadeye zarar vermenin kolay olmadığını biliyordu. Zira Safiye'nin adamları şehzadenin etrafında fır dönüyordu. Valide sultan kaderine boyun eğip oturacak bir kadın değildi. ne zaman eğmişti ki şimdi eğecek. Madem öldüremem o halde bende başka bir yoldan şehzadeyi avucuma alırım diye düşündü.
Oldukça akıllı, güzeller güzeli bir kız seçti hünkara. Tıpkı yıllar evvel safiye Sultan'ı kurtardığı gibi onu da avrat pazarında aç kurtların elinden kurtarmıştı. Yıllarca yetiştirmiş, validesine sonsuz sadakatle bağlı olan Abaza asıllı bir kızdı bu.
Nurbanu- Gel Halime, nasılsın?
Halime- Sağlığınıza duacıyım sultanım.
Nurbanu- Adını beğendin mi? Bu ismi sana bizzat ben seçtim. Yumuşak huylu, demek.
Halime- Altunşah Solohov, Lakerbia bu doğduğum adımdı. Halime ise kaderimin bana seçtiği ad olacak sultanım. Bundan böyle adım da kaderim de sadakatim de yalnız size aittir.
Nurbanu- Sana anlattıklarımız aklında değil mi Halime? Seni avrat pazarında ağızlarından salyalar akan yaşlı kurtların elinden aldık, Edirne'de en iyi şekilde yetiştirdik, Şimdi yaptığımız iyilikleri ödeme vaktidir.
Halime ( daha sonra valide sultan olacak. Şehzade Mustafa'nın annesidir. )- Her şey aklımda sultanım, yüzünüzü kara çıkarmayacağımdan emin olabilirsiniz.
Nurbanu- Ala, bir kaç güne Manisa'ya gideceksin. şehzadeyi etkilemen lazım yoksa her şeyi kaybederiz.
Halime- Şehzade bana hayran olacak, gözü benden başkasını görmeyecek ve dahası ona ilk şehzadeyi ben vereceğim. Bu da Halime hatunun valide sultanına sözüdür.
Nurbanu- Bir şeyi sakın unutma halime, mühim olan şehzade Mehmet'in yatağına girmek değil gönlüne girmektir. Bunu başaramadıktan sonra bir değil bin şehzade doğursan nafile.
Halime- Sözleriniz daima yolumu aydınlatacak valide sultanım.
Nurbanu- Görelim o halde Halime sultanın marifetlerini. Şimdi git ve hazırlıklara başla. Malum yolumuz uzun zamanımız kısa.
Halime hatun eğilerek valide sultanının yanından ayrılır.
Nurbanu içinden "sana öyle bir düşman yetiştirdim ki Safiye, benden kurtulmayı başarsan bile ondan kurtulamayacaksın. Türlü yollarla şehzadeni tahta çıkarsan, valide sultan olsan dahi huzuru bulamayacaksın. O makamda öyle kolay oturamayacaksın. Benim olanlara sahip olmak öyle kolay değil Safiye. Halime, seni öyle noktalara getirecek ki en büyük zaferleri kazandığını düşündüğün anlarda en büyük yıkımları yaşayacaksın. Ulaştığın zirveden hızla düşeceksin. düştüğün yerde cehennemden başka bir şey bekliyor olmayacak. Ve Safiye sultan, sen tarihe evladını onlarca şehzadeye, Nurbanu valide sultana rağmen tahta çıkarmayı başaran güçlü valide sultan olarak değil, devletini rüşvetle satan, bu zaman kadar nefes alan en merhametsiz, en vicdansız, en karanlık kalbe sahip olan, en kanlı sultan olarak geçeceksin.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sarayda İki Venedikli
Fiksyen SejarahÖlümün kıyısında yaşanan hayatlar, harem cehenneminden cennete uzanan bir yol, kendi destanını yaratan, Osmanlı'ya kader katan aykırı bir kadın, güzeller güzeli Cecilia Baffo... Ve ona meydan okuyan, Osmanlı'ya diz çöktüren İtalyan güzel So...
