Artık Safiye sultan için devran dönmeye başlamıştı. Güçlü bir rakip olan Mihrimah sultandan tek hamlede kurtulmayı başardı. Hazırlıklarını tamamlayan Mihrimah sultanı Edirne sarayına, ömrünün nihayet bulacağı sarayı gönderdi. Her şey Safiye sultanın umduğu gibi oldu. Gerçekten de mihrimah sultanın ömrü 1578 yılında orada nihayet buldu. Böylece rahmetli Hürrem sultanın güneşi ve ayı, Rüstem Paşa'nın Osmanlı'nın en zengin kadını yaptığı, Mimar Sinan'ın aşkını eserlerine gizlediği imkansız sevdası Mihrimah sultan'ın dönemi kapandı.
Tabi her şey bu kadar değildi. Henüz hiçbir şey bitmemişti. Zira Safiye sultan'ın asıl rakibi hala saraydaydı ve haremin yönetimini devralmıştı. Bu sırada hasta olan şehzade Mehmet de ilacın etkisi zamanla geçtiği için iyileşmişti.
Safiye sayesinde Mihrimah sultandan kurtulan Nurbanu sultan da iyice güçlemiş hareme kök salmaya başlamıştı. Safiye'ye nefes aldırmıyor, Sultan Murat Han'a her gece bir başka cariye sunmaya devam ediyordu. Doğan kızların, şehzadelerin haddi hesabı tutulamuyordu. Bazıları doğar doğmaz ölüyor, bazıları anne karnında daha dünyaya gözlerini açamadan yok oluyor, bazıları ise hayata tutunmayı başarıyordu.
Öyle çok doğum ve dahi ölüm oluyordu ki Sultan Murat Han'ın adı bir gecede 7 kez baba olan adama çıkmıştı. Saraydan her gün bir şehzade cenazesi çıktığına dair dedikodular türemişti. Bazıları bu ölümlere ecel, kader dedi bazıları ise Safiye sultanın gazabı ama asıl gerçeği kimse bilmedi. Bu şehzadeler öldü mü öldürüldü mü muamma olarak kaldı. Tüm bu yaşananlar hem halkın Safiye sultana karşı kin beslemesine hem de haremdeki cariyelerin ona acıyarak bakmalarına, dalga geçmelerine neden oldu.
Mihriban (daha sonra Haseki Sultan):- Anlatsana kız hünkar nasıldı?
Naz-Perver Haseki Sultan:- Anlatılmaz yaşanır güzelim. Ama şunu söyleyeyim hünkarımız çok kibar ve güçlü bir erkek. Bana bir naz-perver'im benim nazlı sultanım deyişi vardı ki. bilirsiniz beni herkesten ayrı tutar.
Mihriban- İnşallah bir gün bizi de çağırır.
Şahuban (daha sonra Haseki Sultan) - Merak etme çağırır. Yakında hünkarımızın huzuruna çıkmayan hatun kalmayacak.
mihriban - Doğru dedin. Nurbanu sultan her gün birini yolluyor hünkarımıza. Yakında derman kalmayacak efendimizde. (gülüşürler)
Ağa:- Destur Haseki Safiye Sultan Hazretleri.( Safiye söylenenleri duymuş ve sinirlenmiştir.)- hünkarımızda derman kalır mı bilinmez. Lakin böyle konuşmaya devam ederseniz sizde konuşacak dil kalmayacağı kesin. der ve hışımla oradan ayrılır.
mihriban - Yazık Safiye sultana, hünkar yüzüne bile bakmaz olmuş. O da hıncını bizden alıyor.
Şems-i Ruhsar (daha sonra Haseki Sultan)- Eee Nurbanu sultana karşı gelirse olacağı bu. Sen kim sultanımıza karşı durmak kim. İşte böyle haremin duvarları arasında solup gidersin.
Safiye sultan cariyerlerin bu hareketlerine, Sultan Murat Han'ın ondan uzak durmasına ve bu yaşananlara sebep olanın Nurbanu valide olduğunu bilmesine rağmen aralarında yaşanan savaşın son bulması için Nurbanu valide sultanın odasına gider ve ona doğru son kez adım atar.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sarayda İki Venedikli
Fiction HistoriqueÖlümün kıyısında yaşanan hayatlar, harem cehenneminden cennete uzanan bir yol, kendi destanını yaratan, Osmanlı'ya kader katan aykırı bir kadın, güzeller güzeli Cecilia Baffo... Ve ona meydan okuyan, Osmanlı'ya diz çöktüren İtalyan güzel So...
