Merhaba, hikayemi okuyan, oyları ve yorumlarıyla benim yanımda olan herkese çok ama çok teşekkür ediyorum. Bundan sonra da aynı ilgiyi sizlerden bekliyorum şimdiden sağolun. İyi okumalar.
Kapı ağası "destur, valide Nurbanu sultan hazretleri."
Nurbanu has odaya girer girmez Murat ellerini öper ve "validem" diyerek annesine sarılır. Biraz geri çekilip "hoş geldiniz, sefalar getirdiniz validem" diyerek validesine tüm içtenliğiyle gülümser. Nurbanu sultan"bugün senin için de benim için de hayli yorucu geçti aslanım. Şehzadelerin katli yüzünden haremde sakinlik makinlik kalmadı. Kardeşin Ahmet'in anası selimiye bana demediğini komadı, İftira üstüne iftara ile gider ayak haremi bana karşı kışkırttı. Lakin olsun ben haremi eski sakinliğine getirmesini bilirim elbet. Benim asıl üzüldüğüm sensin hünkarım" dediğinde Murat ona lafın nereye varacağını kestiremeyen, boş gözlerle bakmaktaydı. Nurbanu sultan sanki oğlunun bu halini hisstemiş gibi sözlerine devam etti.
" Hünkarımızın bu günkü yorgunluğunu alması için bir huri hazırlattım. Birazdan burada olacaktır."
Murat, validesinin has odaya ne amaçla geldiğini anlamıştır artık. " Validem bana bunu nasıl teklif eder? Bilmiz mi benim Safiye'ye yangınımı? Diye düşünürken dudaklarından "Hayır validem" diye iki kelime dökülür. Nurbanu tek hayırla ne zaman pes etmiştir ki şimdi pes etsin. Murat'ın daha da üstüne gitmeye karar vererek "neden hayır?" Diye sorar. Oysa ki bu sorusunun cevabını Murat kadar kendisi de çok iyi biliyordur. Murat " gözüm de gönlüm de Safiye'den başkasını istemez çünkü validem. Hayırımın sebebi budur." dediğinde Nurbanu beynine yavaş yavaş ateş çıkmaya başladığını hisseder. " Ne var bu sarı çiyanda bilmem ki" diye geçirir aklından.
Bak Murat, seninle bu konuşmayı çok evvelden yapmam gerekirdi lakin yapmadım. Padişah olup Devlet-i Aliyye'nin başına geçene kadar sustum. Safiye ile olan yakınlığına ve ona bağlanmana izin verdim lakin artık yeter Murat. Yeter. Ne demek benim gözüm gönlüm Safiye'den başkasını istemez. Ha murat, ne demek bu? Nurbanu sinirle sorularını sıralamaya devam ederken Murat kendini açıklamak için " Validem ben..." diyerek araya girmeye çalışır ancak Nurbanu hiç duymamuş gibi konuşmaya devam eder. "Nerde görülmüş bir cihan sultanının tek bir cariyeye bağlı kaldığı? Bu bizim ananelerimize, töremize uygun değilidir. Hem bu kadın senin neyin? Nikahlın mı? Söz mü verdin? Tabiki hayır. Bu kadın sadece sana iki evlat vermiş evlatlarından biri şehzade olduğu için sultan unvanını almış bir cariye. En nihayetinde köle aslanım, senin kölen. Sen gel dersen gelecek git dersen gidek bir köle. İnan bana bundan daha fazlası değil."
Murat "sizin anlıyorum validem ama siz de beni anlayın ben ona bir söz verdim senden başkası bana haram dedim. Şimdi nasıl sözümden döneyim?" Dediğinde Nurbanu hiddetle "O söz şehzade iken verilmiş bir söz ve sen sözünü yerine getirdin, hiç bir kadınla olmadın. Lakin artık şehzade değilsin Devlet-i Al-i Osman'ın hünkarısın. Dolaysıyla hiç kimseye verilmiş sözün yoktur." Cevabı karşısında Murat'ın çelişkiye düşmeye başladığını yüzünün kasılmasından anlayan Nurbanu son darbeyi vurmanın vaktinin geldiğini düşünerek " benim canım oğlum, Murat'ım, sana kimse Safiye'den vazgeç demiyor ki. Lakin kaideleri de unutmayasın. Senin tek bir şehzaden var Safiye hatundan olan. Rabbimden isterdim Safiye hatun sana daha nice şehzadeler versin lakin güzel torunum Ayşe'nin doğumu çok zor oldu. Hekim kadın Safiye'nin bir daha gebe kalması mucize olur ancak dediğinde sen de oradaydın. Hal böyleyken Allah korusun ya şehzaden Mehmet'e bir şey olsa o zaman kim senden sonra tahta çıkacak? Kim devam ettirecek hanedanın soyunu? Yeniçeri mi yoksa vezirler mi? Her şehzade gelecektir aslanım, devletimizin geleceği. Bilmem derdimi sana anlatabildim mi? Bundan gayrısı sana kalmıştır ister kızı geri gönder Safiye'ni bekle ister kızı yatağına kabul eyle." Dedikten sonra istediğini aldığından gayet emin bir şekilde has odadan ayrılır.
Has odanın dışında kendisini bekleyen Gazanfer ağaya " kızı gönderin hünkarımız huzuruna kabul edcekler" der ve büyük bir zafer kazanmış edasıyla hareme döner.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sarayda İki Venedikli
Historical FictionÖlümün kıyısında yaşanan hayatlar, harem cehenneminden cennete uzanan bir yol, kendi destanını yaratan, Osmanlı'ya kader katan aykırı bir kadın, güzeller güzeli Cecilia Baffo... Ve ona meydan okuyan, Osmanlı'ya diz çöktüren İtalyan güzel So...
