10) YEMEK

377 133 245
                                    

İYİ OKUMALAR

Haykırmak istiyordu genç kız. Acısını bağırıp herkese duyurmak ama yapamıyordu. İçinde biriktirip sürekli tepkisiz durması gerekiyordu. Ne ailesi ne de çevresinden birisinin anlamasını istemiyordu.

Acı çığlıkları bedeninde bir köşeden diğerine savruluyor ve onu da yıpratıyordu. Ortada saklı bir geçmiş, bilinmeyen bir katil ve hiç olmaması gereken zamanda ortaya çıkan garip duyguları vardı.

Çocukken saklandığı annesinin kolları, kendisini hapsettiği banyo da yoktu artık. Bir karanlığın içinde tutunabilecek tek dal ile bir başınaydı. Peki, o tutunduğu dal onu bırakırsa ne yapardı?

Bilmiyordu bunun cevabı. Kafasını kaldırıp saatlerdir oturdukları yerde hâlâ daha oturan Araf'a baktı. Sürekli düşünceliydi, bir dakika bile kendisini rahat bırakıp dinlenmiyordu. Lavinya kendisini suçlu hissetmeye başlamıştı. Bakışlarını Araf'ın da baktığı gibi masanın üstüne sabitledi.

"Bugün akşam birisi daha ölecek." diye mırıldandı, bu ses Araf'ın düşüncelerini bölüp ona bakmasını sağlamıştı. Evet, bugün bir insan daha ölecekti ve onlar hiçbir şey yapmadan öylece oturuyorlardı çünkü kimin öleceğini bilmedikleri gibi o kişi Lavinya da olabilirdi.

Araf ile Lavinya gözlerini birbirlerine kenetlemiş öylece duruyorlardı ve Lavinya'nın karnından gelen o ses olmasa halada duracaklardı. Araf, Lavinya'nın acıkmasına hafifçe tebessüm etti. İkisi de dün akşamdan beri hiçbir şey yememişlerdi.

"Acıktığını düşünmeliydim. Saat bir oldu ve biz hiçbir şey yemedik." Bu cümlelerden sonra Araf ayağa kalkmıştı. Lavinya da mahcup bir şekilde ayağa kalktı.

"Şey, özür dilerim. Ben de sana yardım edeyim." Araf'ın yüzündeki gülümseme daha da genişlemişti. Bu kız acıktığı için özür mü diliyordu?

"Olur." dedikten sonra mutfağa doğru ilerledi. Lavinya da arkasından gitmeden önce ceketini çıkartmış yeşil kazağıyla kalmıştı ve seri adımlarla Araf'ın yanına yetişmeye çalıştı.

"Ne yapacağız?" Araf içinden 'güzel soru' diyerek ellerini tezgaha koyup durdu. Kolay ve pratik bir şey olmalıydı çünkü daha yeni fark ediyordu kendisi de çok fazla acıkmıştı.

"Şu anı bana birkaç hafta önce söyleselerdi gülerdim. Sen benimle konuşacaksın ve birde yemek yapacaksın. Düşündüm de bence hala gülmeliyim sen ve yemek yapmak." dedikten sonra gülmeye başlamıştı ama Araf ondan daha çok gülüp evin içinde yankılanan kahkahalarını bahşetmesiyle Lavinya gülmeyi kesti. Karşısında bir şah eser gülüyorken ona saygısızlık yapıp nasıl gülebilirdi?

Lavinya, Araf'a o kadar içten bakmıştı ki Araf bunu fark edip gülmesini zorla da olsa kesmişti. Lavinya'nın kendisinden hoşlandığını biliyordu ama şuanda Lavinya'nın bakışlarında hoşlanmaktan daha çok hüzün vardı ve buna anlam veremiyordu. Aralarında oluşan bu çekimi sanki bir suç gibi ört pas etmek için öksürüp konuşmaya başladı.

"Ben de insanım Lavinya. Yemek gibi daha birçok ihtiyaçlara bende sahibim." Lavinya gülümsedi, doğru söylüyordu ama yine de onu elinde bıçakla domates doğradığını hayal edince kendisine engel olamıyordu.

"Peki, ne yapacağız?" Araf'ın aklına yatan en mantıklı şey tabi ki de makarna olmuştu ama bunu daha süslü bir hale getirip Lavinya'nın gülümsemesine sebep olmuştu.

"Spagettiye ne dersin?"

"Makarnayı tercih ederim?" İkisi de gülümsedi ve Araf makarnayı kendi değimiyle spagettiyi yapmak için hareketlenmeye başladı. Önce bir kesme tahtası ile bıçak çıkartarak tezgaha bıraktı sonra arkasını dönüp dolaptan birkaç domates alıp onları da bıraktıktan sonra Lavinya ya döndü. (İki yumurta kırmayı beceremeyen yazar acaba burayı nasıl anlatacak?)

VAHŞET / GÖLGEHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin