SEVGİLİ DOSTLARIM YENİ HİKAYEMLE KARŞINIZDAYIM. UMARIM BEĞENİSİNİZ. YORUM VE VOTELERİNİZİ BEKLİYORUM.. SEVGİLERRRR...
*************************************************************************************************************
Gözlerimi açıp her zaman görmeyi umduğum sağ köşesinden akan tavanı bulamayınca panikledim. Neredeydim ben. Kim getirmişti beni bu odaya.Deri koltuk gıcırdadı hareketimle. Oda değil ofisti. Panikten kımıldayamadım. Sağ elimdeki acıyı hissettiğimde fark ettim sargıyı. –ah eliimm..-
Ne işim vardı bu oda da diye düşünmeye devam ederken gece yaşanan olaylar ve tabi öncesi zincirleme geçmiş tamlaması olarak gozumun onunden geçiverdi.
******
1 gün önce
Annemin kanserden ölümü üstünden tam 3 hafta geçişti. Ben hala ne bir lokma yemek yiyebiliyordum ne gözümün yaşı diniyordu. Babam yine her gece olduğu gibi eve sarhoş bir şekilde geldi. Yanında ise daha önce hiç görmediğim 45 50 yaşlarında bir adamla.
“ Gel lan buraya sofra kur bize damadımla içeceğiz.”dedi. ne demişti o. Ne damadı ?
Şaşkınlıkla kapısında odadan çıktım ve sobanın sönmüş olduğunu anladığım iki çekyattan oluşan oturma odasına girdim. Adamla göz göze geldiğimde tiksintim bir kat daha artmıştı.
“Güzel kızmış.”dedi ve bıyığını sıvazladı. “Ne diyorsun baba sen. Ne damadı?” diye sordum baba kelimesini ağzımdan kusarcasına söylerken.
“Sen artık Kazım ‘ın karısı sayılırsın. Git bize içki koy.”dedi. Başımdan aşağıya dökülen kaynar suları bir kenar bırakıp cesaretimi toplamaya çalıştım fakat buna gücüm yoktu. “Senin için ağır bir başlık ödedim güzelim. Gel yanıma da endamına bir bakayım.”dediğini duyduğum Kazım denen adama ters bir bakış attım.Babasa hoşnut bir kahkaha attı. Daha önce hiç bu kadar hırslanmamıştım. O anda gelen cesaretle odaya girdim ve kapıyı kapattım.
Bulduğum bir poşete iki üç parça kıyafeti sıkıştırdım ve tam kapıdan çıkacakken baba denen pislik içeri girdi. Attığı tokatı hazırlıksız karşılayan yanağımla beraber yere savruldum. Üzerime eğilip saçlarımı tuttu ve başımı geriye çekti. “O artık senin kocan şimdi ben çıkacağım ve o içeri gelecek sen de onu mutlu edeceksin. Bundan sonra her gece bir kocan olacak. Yeter artık beleş yaşadığın.”dedi.
Bir tokat daha atıp çıktığında hıçkırıklarımı daha fazla tutamadım ve ağlamaya başladım. Ağzımı açıpta tek cevap verememiştim. Yere yatıp ağlamaya devam ettiğim sırada kapı açıldı ve bir an da ter kokusunun doldurduğu odaya girdi Kazım.
Yanıma eğilip beni yerden kaldırmaya çalıştığında “Dokunma bana.”diye çığlık attım. Bir tokat da o patlattı acıyan yanağıma ve iğrenç kokan nefesiyle boynuma gömdüğü ağzı yüzünden öğürdüm. Kendimi ondan kurtarmaya çalışırken yatağın kenarında ki cam su şişem gözümün önüne geldi.
Üstüme abandığı için uzanamadım bir türlü. O anda ilahi bir güç gelmişçesine şişe elime geliverdi ve sonrasında ise onun başına indirmem bir oldu.
Kırılan şişenin bir parçası benim elime girerken diğer parçalardan biri Kazım ın kafasında kaldı. Üstüme yığıldığı sırada odaya giren babam küfürler savurmaya başladı.
O telaşla onu üstümden atıp yerden şişenin kırılmayan tepesini de alıp keskin ucu babama doğru tuttum. “Sakın ban dokunma yoksa sana da acımam.”dedim. Gözleri fal taşı gibi açılırken ettiği küfürleri artık duymuyordum.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
DOLUNAY
Teen FictionGözlerim dolunayın o eşsiz güzelliğini görüyor, kulaklarım geceye "günaydın" deyişini duyuyordu. penceremin sınırlarından ibaret olan hayatım, seninle can buldu yeniden, çölde su bulan umudu yitik birisi gibi. kırılıyorum, parçalanıyorum ve her sefe...