~18~

2.3K 157 16
                                        

"Aylardır uğraştığım tek şey şu 3. Periye nasıl ulaşabilirim sorusuydu. Yüzlerce yere gittik yüzlerce kitap araştırdık ama sonuç ne! Koca bir sıfır! Lanet olsun, belkide babam orda acı çekiyor ve benim elimden hiç birşey gelmiyor."

"Sakin ol. Bu hemen sonuca ulaşabileceğimiz bir konu değil Mia. Biraz zaman ve sabır gerekiyor, sinirlerine hakim olmalısın."

"Beni anlamıyorsun Daniel, babamın acı çekebileceğinden bahsediyorum sana tamam mı! Onu oradan kurtarmalıyım."

"Daniel haklı Mia bu kadar fevrilik yeter. Sen aklı başında ve kraliçelik ünvanı taşıyan bir kadınsın. Bu öfken sana hiç birşey kazandıramaz, anlıyormusun beni? Sabırlı olman gerekiyor."

"Hadi ama Eva sende mi?"

"Benim söylediklerime kulak vermiyorsan bile Eva yı dinlemelisin. Anlıyorum sabır taşı değilsin bu her halinden belli, ama öfken işimizi zorlaştırıyor."

"Daniel haklı."

Derin bir nefes aldım ve üzerinde araştırma yaptığım kitaba tekrar yoğunlaşmaya çalıştım. Artık onlarla laf yarışına girmeyecektim. Her seferinde ikisi bir olup beni haksız duruma düşürüyorlardı. Haklı bile olsalar bu hoş değil... Kapımın tıklanma sesiyle irkildim, gece gece yine kim beni rahatsız etmeye gelmişti acaba. Apar topar Dani ile kitapları toparlayarak yatağın altına attık, henüz bu olayı kimse bilmiyordu ve ben çözesiye kadar bilemezlerdi de. "Gir!"

"Görüyorum ki hala yatmamışsın. Son zamanlarda dikkatimi çektide, epey hararetli ve yoğun gibisin? Umarım bu telaşının savaşla bir ilgisi vardır?" Sevgili züppe kral yine konuştu. Bu adam artık sinirimi bozuyordu. Neredeyse her gün bir yerlerde beni yakalayıp savaş hakkında bilgi almak istiyordu, fakat şu anda ilgi odağım bu değildi. "Henüz savaş yok kral." Yüzü herzaman ki gibi yine düştü. "Mia, artık hazırsın ve ben neyi beklediğimizi anlayamıyorum. Tenebris insanlara korku salıp işkence ediyor. Senin anneni öldürdüler ve belkide hergün masum insanlar katlediliyor. Neden hala bu durumdayız?"

"Çünkü öyle gerekiyor, kararlarımı sorgulaya bileceğinizi sanmıyorum. Şimdi müsade ederseniz, işlerim var. İyi geceler kral." Yüzü düşen kral tek söz etmeden odadan çıktı. Bu adamın bu savaş telaşı neydi? Ben kendimi dizginleye bilmişken bu adam neden bu kadar aceleciydi. Daniel düşüncelerimin arasına girdi, "Bu kralda hoşuma gitmeyen şeyler var. Sen ne düşünüyorsun Eva?"

"Hal ve haraketleri benide rahatsız etmeye başladı."

"Bunu sonra tartışın, araştırmamız gereken bir sorun ve bulmamız gereken bir çözüm var." Yatağın altından kitapları geri çıkardım ve sayfaları kurcalamaya devam ettim. Şu anda kralı düşünemezdim.

3 saat sonra...

"Sanırım bir şey buldum Mia!" Kapanmak üzre olan gözlerim aniden heycanla açıldı. Bir şey mi buldum dedi o? Telaşla yanına yaklaşıp parmağı ile gösterdiği sayfaya göz gezdirdim. 'Arafın 3. Perisi Samira, bencil ama aynı zamanda çok düşünceli bir varlıktır. Bu kutsal varlığa ulaşmak oldukça güçtür. Yalnızca ona ulaşmak isteyen bir insan bunu gönülden ve tüm iyi kalbiyle dilemelidir. Samira kutsal bir varlıktır ve ihtiyaç duyulduğunu hissedip kişinin samimiyetine inanırsa ortaya çıkacaktır.' "Harika! Şimdide bencil ama iyi kalpli bir kutsal varlığa kendimi inandırıp yanıma çağırmam gerekiyor. Keşke biraz da nasıl yapmam gerektiğini yazsaydı, aptal kitap!"

"Bu iyi bir gelişme. Düşlemen ve istemen gerekiyor kraliçem, başka şans yok gibi görünüyor."

"O zaman savaş hazırlıkları başlasın!"

"O ne demek Dani, biz ne diyoruz sen ne diyorsun."

"Pekala bak şimdi, hepimiz biliyoruz ki sen sakinlik insanı değilsin. Öfkelisin ve gönülden istediğin bir savaş var. Tenebris hem babanı hem de anneni senden ve Alex'den aldı. Savaş hazırlığı daha duygusal düşünmeni ve arzularını daha yukarı seviyelere çekmeni sağlar. Yani demem o ki, savaş hazırlıkları başlasın!"

"Haklı."

"Siz ikiniz birbirinize hak vermeyi kesermisiniz artık! Lütfen. Tamam yarın ilk işimiz kralla konuşmak. Artık uyumak ve derin düşüncelerime boğulmak istiyorum."

"Sence de bu sefer çok kolay olmadı mı Daniel?"

"Bana da öyle geliyor. İlk defa sorgu suhal olmadan 'Tamam' dedi."

"Kesinlikle."

"Yeter demedim mi size!"

"İyi geceler."
"İyi geceler."

Güzel. Şimdi de aynı anda konuşmaya başladılar. Evet, hadi beni daha da delirtin...

1 hafta sonra...

"Hayır hayır! Kesinlikle çelik kullanılmayacak. Titanyum istiyorum, öyle olmalı."

"Peki efendim" Savaş hazırlıkları başlayalı bir hafta olmuştu. Kral zaten dünden razıydı ve konuştuğumuz günün öğleni hazırlıklar başlamıştı. Hala aklımı kurcalayan şey kralın saçma sapan harakeleriydi. Neden bu kadar aceleciydi ki? Anlamıyordum. "Kardeşim sanırım kalkanlarla ilgili bir aksilik var. Bunların ejder alevlerine dayanabileceğini sanmıyorum."

"Ejderhalar zaten bizim yanımızda değillermi Alex. Kalkanlar insanlara karşı kullanılacak korunmak için, ejder alevlerine değil kardeşim."

"Haklısın ama bu bir savaş ve ejderhalar yok etme düşüncesine sahip yaratıklar. Kendi askerlerimize zarar gelmesini istemeyiz, sonuçta bir asker bile tüm kaderi değiştirebilir."

"Evet ama ejderhalar ben ne dersem ona göre haraket ederler. Neyse yine de haklısın canım. Bu bir savaş ve askerlerimizin canı olabildiğince güvende olmalı. Kalkanlarla sen ilgilenirmisin?"

"Tamam o işi ben devralıyorum." Alex savaş için çok heycanlıydı. Anne ve babamızın katillerine karşı bir savaştı sonuçta bu ve aslında ikimizde aylardır bu anı bekliyorduk. Bekle bizi Tenebris seni yok etmek için geliyoruz...

Oylarınız ve yorumlarınız benim için önemli 💕

SON EJDERHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin