Murat'la yüzleşmeye hazır olmayan Nazenin hislerini belli eden bakışlarını, arkadaşının gözlerine diktiği çeyrek dakikanın sonunda çıkışa doğru koşmaya başladı.
"Lütfen bekle!" diye arkasından bağıran Murat'a aldırmadan koşmaya devam ederken kaçamayacağını biliyordu. Fazla içki tüketmişti ve dengeli adımlar atmakta zorlanıyordu.
Nihayet mekânın dışına ulaşmayı başardığındaysa, yüzüne vuran serin hava biraz da olsa ayılmasını sağlamış ve yeniden düşünce gücüne kavuşmasına yardımcı olmuştu.
Üzerinde hiç para yoktu ve bu saatte nereye gidebileceğinin hesaplarını yapmaya başladığı kısacık anda, onu kolundan yakalayan Murat kızın tüm çabasını boşa çıkarttı.
"Açıklamama izin ver!"
"Yapacağın açıklamaya nasılsa inanmayacağım o yüzden zahmet etme!"
"Nazenin! Lütfen!" diye yalvaran Murat, kızı bırakmak niyetinde değildi. Nazenin'inde bunu anlamasını sağlamak için parmaklarını genç kızın koluna iyice gömdü.
Sarhoş ve kızgın olabilirdi, ama Nazenin tek dostum dediği adamın çektiği ıstırabı görebiliyordu. Fakat kendi de acılar içinde kıvranıyor, az önce duyduklarından dolayı midesi bulanıyordu.
Bir karar vermek için acele etmeliydi ve ona yardım edecek tek şey -Murat'a da güvenemeyecekse başka kime güvenebilirdi- gerçeğiydi.
Gözlerini onlardan ayırmayan iri yarı güvenlik elemanına aldırmayan Nazenin "Bana sadece kimi koruduğunu söyle!" diye haykırdı. Bu cevaba neden ihtiyacı vardı ki, asıl bilmek istediği Murat, ona bunu yapana neden yardım ediyordu?
Murat yakalanmıştı. Genç kadına ne söylerse söylesin onu ikna edemeyeceğini görebiliyordu. Uzatmadan söyleyecekti, ama biraz cesarete ve biraz da düşünmeye ihtiyacı vardı.
Ne yazık ki onun suskunluğunu yanlış anlayan Nazenin "Bende öyle düşünmüştüm!" diyerek adamın elinden kurtulmak için çırpındığında, başarıya ulaşması çok da uzun sürmedi.
Yaptığı ani hareket ve tükettiği içkinin miktarından dolayı, daha attığı ilk adımla yere kapaklanan genç kadın, dizinde hissettiği sızı ve içini kemiren ihanet duygusuyla ağlamaya başladı.
Tek dostu Murat, ona bunu yapmamalıydı. Kafasını kırmayı amaçlayan birine yardım eden Murat'ın o kişiden ne farkı vardı?
Bir an sonra onunla beraber yere oturan Murat'ın ona sarılmış olduğunu fark etti. Onun dostu olan adam buydu, peki ya diğeri kimdi?
"Abi bir sorun mu var?" diye soran bodyguard araya girene kadar da oldukları yerden kıpırdamadılar.
"Hadi gidelim!"
Titreyen çenesiyle "Bu... Bunu neden yaptın?" diye sormayı başaran Nazenin bir kâbusun içinde olmayı ve az sonra rahat yatağında uyanmayı diledi.
Ona vuran umurunda dahi değildi hiçbir zamanda olmadı. Evet, korkmuştu ama çok ciddi bir şey olacağını belki de saflığından dolayı düşünmemişti. Ancak şimdi, Murat'ın ona bunu yapana yardım etmiş olduğunu bilmek onu öldürüyordu.
"Lütfen çok geçerli sebeplerin olsun!" diyerek yakaran gözlerle genç adama bakan Nazenin kanayan dizlerine aldırmadan yerinden kalktı ve Murat'ın onu götürmesine izin verdi.
****
Arabayı sahil kenarına çeken Murat, her şeyi berbat etmiş olmaktan dolayı kendinden nefret ediyordu. Şu koca dünyada sevdiği iki kişi vardı. Biri Nazenin ki, ona duyduğu sevgi aşka dönüşeli, onu kendine hapsedeli yıllar olmuştu. Diğeri ise Kaya'ydı.
