Sabah olmuştu azer ve karaca birbirlerine sarılarak uyuyordu. Ki azerin çalan telefonuyla uyandılar. Azer:efendim Yılmaz:abi napıyon? Azer:uyuyodum olum sen napıyon? Yılmaz:valla bende anamın muhteşem ellerinden kahvaltı yapıyom da merak etti sizi bi arıyalım dedik Azer:iyi yapmışsınız iyiyiz biz siz nasılsınız? Yılmaz:iyiyiz yol bi yaramazlık abi neyse kahvaltım soğuyor çok öptük sizi Azer:düzgün konuş lan iyi hadi allaha emanet olun Karaca:yılmaz mı? Azer:densiz Karaca:azer sen yılmaza çok farklı kızıyosun Azer:nasıl yani? Karaca:her türlü halini biliyorum çukura geldiğinde amcama nasıl baktığını korumalarına kızdığında onlara nasıl baktığını ama yılmaza kızınca bi farklı bakıyorsun Azer sen çok iyi bi abisin Azer:hıh ne abi ya kardeşlerini koruyamayan bi abi Karaca:böyle söyleme azer olanların hiç biri senin suçun değil ki Azer:onların da suçu değildi Karaca:biliyorum hep zaten bu hayatta masumlar kaybetmez mi ? Azer benim tek bildiğim savaşı amcam öldürmedi haber geldiğinde biz evdeydik amcamla bunu her kim yaptıysa bilerek yaptı bu savaşı başlatmak için her kimse de bu o kadar iyi biliyordu ki bu savaşın çıkacağını başardı da bende çok kayıp verdim azer hem de masum bir çok insanı Acar ı toprağa verdik biz on iki yaşındaydı daha ne suçu olabilirdi ki ? Kime ne zararı olabilirdi? O gün öyle çok istedim ki onun yerine o toprağa girmeyi ama o girdi bembeyaz kefenine kapkara toprakları attık biz yengem gitti sonra akşın gitti çok sevdikleri ailesi orda buluştu amcamın çok sevdiği ailesi bak bize hiçbirimiz birbirimizi sevmiyoruz paramparça hayattayız ama onlar hep birlikte orda eminim çok mutlular eminim seyhanda öyle savaşta öyle onların orada öyle güzel bi hayatları var ki biz göremiyoruz sadece ama onlar bizi görüyor bunu unutma gözümüzden düşen her damlayı görüyorlar Karaca bunları söyleyip sarıldı sevdiğine ikisi de ağlıyordu usul usul Azer:sen benim nefesimsin karaca sakın bırakma beni iyi ki geldin sen iyi ki Karaca:sen benim evimsin azer ben seni bırakamam ki :) Birbirlerinin gözyaşlarını sildiler alınlarını yaslayıp güldüler. Azer:saatte fazla erken densiz yılmaz Karaca:uykum da kaçtı ah yılmaz ah Napsak şimdi? Azer karacayı tuttuğu gibi altına çekti Azer:benim aklımda bişeyler var ama Karaca:ne varmış aklında? Azer kızım dudaklarına eğilip öptü. Karaca hiç vakit kaybetmeden ellerini kocasının boynuna doladı bu öpücük çok tehlikeli olmaya başlamıştı...
Yamaç ve nehir eve dönmüşlerdi. Neyse ki nehirde bebekte iyiydi nehir son zamanlarda fazla gerilmişti zaten bu evde tek başınaydı karaca gidince iyice yanlız kalmıştı Damla:hoşgeldin nasılsın? Nehir:iyiyim teşekkür ederim Damla:dinlenmek istersen Nehir:yok zaten yatıyorum kaç saattir Saadet:e mutfağa gel yanımıza Nehir:ay olur teşekkür ederim
Onlar mutfağa geçerken celasun gelmişti saadet kapıyı açtı Celasun:selam abla Saadet:hoşgeldin gel geç Celasun:yamaç abim burda mı? Nehir:yukarı çıktı iner şimdi Celasun:teşekkürler Yamaç: celasun hayırdır? Celasun:abi biraz konuşalım mı? Yamaç:söyle oğlum gel bahçeye çıkalım
Yamaç:hadi anlat dinliyorum Celasun:abi bugün selim abi benzinliğe geldi beni farketmedi onu dinledim Yamaç:ee? Celasun:karacayla konuştu dönecek misiniz falan bişeyler dedi Yamaç:çoğul konuştu ha Celasun:evet abi galiba yanılmadım Yamaç:karaca azerla mi diyosun Celasun:evet abi Yamaç:azerin evini izlemeye aldır görelim geleni gideni belli ki buralarda değiller Celasun: tamam abi ha abi bi de Yamaç:noldu? Celasun:arık bökeyle ilgili bi ipucu hala bulamadık Yamaç:bu durgunluk canımı sıkıyor benim neyse sen git akşam yemekte görüşürüz
Yamaç celasunun söyledikleriyle sinirden delirmişti sultan bi terslik olduğunu anlamıştı ama yamaç ona anlatmamıştı çok üstelemedi çekildi köşesine
Azer ve karaca yataktan kalkmış üzerlerini giyiniyorlardı karaca saçlarını topluyordu ki azer elinden tokayı aldı Azer:bağlama saçlarını kokun yayılmıyor üstüme işledi ama doyamıyorum yine de Karaca:tamam sevgilim yemeği hazırlayalım geri salarım olur mu ? Azer:olur :) hay bu telefonun Karaca:kim? Azer:efsun Karaca:efsun ?
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Azer:kızım bakma hemen öyle kötü kötü efsun kent işte duymuşsundur illa ki adını Karaca:hıı duydum Azer:karacaa Karaca:aç konuş madem Azer:gülüm istem- Karaca:azer iş arkadaşını da kıskanmam yani o kadar da değil yine de bi ara tanışalım
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Azer: tamam tanıştırırım efendim Efsun:oo azer bey nihayet ulaştım sana Azer:önemli bişey yok ya? Efsun:ha yok tebrik etmek için aramıştım vakitsiz aramadım inşallah neyse keyfinizi bölmeyeyim ben eşine de selamlar gelince konuşuruz işle ilgili Azer:tamam söylerim güle güle Karaca:ne diyor? Azer:sana selamı var nerden öğrendi ki Karaca:hi herkes duymuştur şimdi Azer:adını söylemedi ama Karaca:azer eve dönelim amcamlar öğrenirse ilk gidecekleri yer orası lütfen Azer:gülüm bi sakin ol akşam gideriz korkma Karaca:korkarım azer biz yokuz yılmaz iştedir annem yanlız Karacanın annem demesi azerin çok hoşuna gitmişti gülümsedi kızın yüzünü avuçladı Azer:tamam tamam hemen gideriz hadi hazırlanalım Karaca:tamam Azer yılmaza mesaj atıp geleceklerini haber verir. Apar topar hazırlanırlar. Arabaya binerler. Celasun bir kaç adam alır yanına azerin evine doğru yola çıkarlar Yılmaz annesine haber vermiş annesi de masayı donatmıştır. yılmaz mutfakta salata yapıyordur. O anda zil çalar annesinin ortada olmadığını gören yılmaz önlükle kapıyı açar Karaca:Yılmaz bu ne hal Yılmaz:sizin için hoşgeldiniz Azer:hoşbulduk anam yok mu? Fadik:burdayım geldim hoşgeldiniz yavrum erken döndünüz Karaca:öyle olması gerekti Fadik:bi terslik yok inşallah Karaca:yok anne Anne kelimesi hiç bu kadar özel olmamıştı karaca için bunu duyan fadik öyle mutlu olmuştu ki kocaman sarıldı gelinine Fadik:e o zaman geçin sofraya
Hep birlikte oturdular sofraya
Celasun azer ve karacayı görmüştür hemen yamaça haber etmiş yamaçta yola çıkmıştır Cumali:ee herkes nerde? Nehir yamaç nerde? Nehir:bilmiyorum celasun aradı hızla çıktı evden Salih:allah allah ne ola ki? Nehir:bilmiyorum
Fadik:anlatın bakalım niye döndünüz erken Azer:yok bişey anam Fadik:anlatın dedim Azer:efsun aradı evlendiğimi duymuş ona kadar duyulduysa koçovalılarda duymuştur dedik sizin için endişelendik Yılmaz:hayda abi efsuna biz söyledik Azer:olum niye demiyon gülüm gördün mü boşuna korkmuşuz Karaca:ah yılmaz ah
Onlar sofrada gülüşürken dışarıdan bir ses gelir Yamaç:KARACA!!!!! Karaca:amcam bu
Romantik sahnelerden sahalarda göreceğimiz kurtuluş çifti bölümlerine doğru...