Azer:ıı şey gidelim de öyle göstereyim bari Karaca:azer meraklanıyorum ama Azer:tamam gülüm az sabret vardım sayılır Azer ve karaca eve doğru yol alırlar Karaca:evin içinde mi? Azer:cık yanında Azer karacanın elini tutar sol tarafa yürümeye başlar sok taraftaki evin bahçesine geldiklerinde durur Azer:ben sana danışmadan ev aldım ikimize yani kızlarda gelince öyle kalabalık olmayalım biz de ufaktan kendi hayatımızı kuralım dedim bi de ailemizden de ayrı kalmayalım dedim ama istemezsen taşınmayız Karaca donup kalmıştı azer ev almıştı bunu karacaya sormadan yaptığı için karşısında eğilip bükülüyordu kimsenin hayatıyla ilgili kararlar alırken düşüncesini dahi sormadığı kıza bu adam her seferinde dünyaları veriyordu böyle Azer:gülüm bişey desene ? Karaca:azer ben şaşkınım yani şaşırdım hiç aklıma gelmemişti yani ayrılmak Azer:ayrılmıyoruz ki yan yanayız yine ee ne diyorsun taşınır mıyız? Niye düştü yüzün? Karaca:ben ilk defa yani azer yani senden önce kimse benim hayatımla ilgili kararları bana sormadı ki bırak evi bi elbise alırken bile soran olmadı sen benim bütün hayatımın başına gelmiş en güzel şeysin azer kurtuluş! Taşınalım ikimizin evine Azer:ah karaca'm ben senin istemediğin hiçbir şeyi yapmam yapamam senin ağzından çıkan her kelime kıymetli benim için ve sen de çok önemlisin bunu unutma olur mu? Karaca:seni çok seviyorum Karaca kollarını azerin koluna doladı başını göğsüne yasladı. Azer karacanın saçlarına öpücük kondurdu Azer:seni çok seviyorum hadi evimizi gezmeyelim mi? Karaca:gezelim :) Azer:evin içi bomboş birlikte hallederiz diye düşündüm Karaca:azer bu ev çok güzel de fazla büyük değil mi? Azer:e olsun kaybolmayız ya Karaca:doğru Azer:hem kalabalıklaşırız bakarsın Karaca:neden olmasın :) Azer karacaya yaklaştı Azer:beğendin yani? Karaca ellerini azerin boynuna doladı Karaca:bayıldım peki bunu yılmaza ve anneme nasıl söyleyeceğiz ? Azer:anam kesin caz yapar yılmazı düşünmek bile istemiyorum bi dakka ben bunun başını bağlasam ya Karaca:azer saçmalama ya sanane Azer:of bunun kendi bulacağı yok Karaca:zamanı gelince bulur hadi çıkalım artık yemek yok hem yılmaz nerde? Yılmaz:çoktan gelmiş olması lazımdı ama? Bi arayalım
Yılmaz arabanın içindeydi karşısındaki manzaraya bakıp iç çekiyordu Yılmaz:efendim abi Azer:nerdesin oğlum sen ? Yılmaz:abi ben gece gelmeyecem siz takılın Azer:nerdesin dedim? Yılmaz:arabadayım Azer:bişeye kafan bozuk belli Yılmaz:yok bişeyim abi Karaca:yılmaz bende saç kavurma yapacaktım Yılmaz:hıı öyle mi? Karaca:öyle valla napalım? Yılmaz:evde eksik malzeme var mı ? Karaca:bi adet yılmaz eksik getirirsen sevinirim ha bi de neşesi Yılmaz:geliyorum valla Karaca:bekliyoruz Azer:hay boğazına sçayım ya Karaca:hadi hadi söylenme daha yemek yapacaz Azer:sen ciddi misin? Karaca:evet hadi azer Azer:vay arkadaş ya ben sabah adam kesiyorum akşam domates Karaca:hayat müşterek Karaca ve azer gülüşerek içeri girerler üzerlerini değiştirip mutfağa geçerler Azer karacayı delirtmek için herşeyi yapıyordur Karaca:azer versene şunu Azer:vermem Karaca:allah allah napcan sen sacı ya versene Azer:öpersen veririm Karaca:ya fırsatçısın ha yaklaş Karaca azerin dudağına yaklaşır ama yanağından öper Karaca:çok bile sana önlüğün nerde ? Azer:ya karaca sevmiyom ben onu Karaca:hijyen önemli azercim hadi Karaca arkasını döner kesme tahtasında biberleri doğramaya başlar azer dolaptan eti çıkarır Azer:e bu buz gibi Karaca:at fırına çözdür Azer karacanın dediklerini yapar sonra gelip arkasından sarılıp öper
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Karaca:azer yapma dikkatimi dağıtıyosun Azer:dağılsın nolucak Karaca:yaa yemek yanıcak al onu Azer:tamam tamam off Karaca:asıl sana of
Karaca ve azer yemeği yaparlar. Karaca sofrayı hazırlarken yılmaz gelir Yılmaz:evde şalgam yoktu da alayım dedim e bi de bu baklavayı gördüm al beni dedi onu da aldım Karaca:iyi yapmışsın :) hadi gel yemek hazır Yılmaz:bi dökülüp geleyim ben Azer:neyi var bunun ruh gibi Karaca:ne bileyim aa kim geldi şimdi Karaca çalan kapıya koşar Duygu:habersiz geldim ama gelebilir miyim? Karaca:olur mu öyle şey gel tabi Azer:hoşgeldin kaynanan seviyormuş ha Duygu:olsaydı severdi belki :) Karaca:hadi geç Duygu:yok ben gideyim ya bozdum sizinde yemeğinizi Azer:olur mu öyle şey gelsene kızım Karaca:bişey mi oldu duygu sen evden çıkmazsın kolay kolay beni mi özledin Duygu:özledim belki özleyemez miyim? Karaca:özlersin canım özlersin hadi hadi geç Yılmaz salona girer Yılmaz:hoşgeldiniz Duygu:hoşbuldum valla kusura bakmayın ya ben öyle bi anda çıkıp geldim Azer:allah allah oturuyoz işte nolcak sanki Karaca yemekleri koyarken yılmaz şalgamları doldurur Yılmaz:ben buz alayım geleyim Yılmaz mutfağa gider Karaca:neyi var bunun? Azer:bilmiyorum ki ararım ağzını ama
Sus pus yemeklerini yerler neşeli yılmaz yerine suskun yılmaz çeneli duygu yerine konuşmayan bi duygu vardır Karaca:muhabbetinize de doyum olmuyo ha Azer:yani bi susun da kafamızı dinleyek Yılmaz:aman abi ya Duygu:ben sana yardım edeyim karaca Karaca ve duygu sofrayı toplar bir yandan da ocağa çay koyarlar Karaca:duygu neyin var? Duygunun gözleri dolar Duygu:aslında bilmiyorum Karaca:anlamadım? Duygu:off karaca içimde garip bi his var mutlu olmam gerekiyor ama olamıyorum çok karışığım Karaca:duygu kendinden bile sakladığın bişey var ama saklama açığa vur tamam mı? Duygu:tamam denerim yani neyse sizin de keyfinizi kaçırdım Karaca:sokarım şu bıçağı görürsün ha neşelen artık Duygu:kızım sen valla iyice mafya abla olmuşsun çatışmalar kıvrak hareketler o bakışlar falan Karaca:ya allah allah ya mafyayız ama hala çay işi bizde duygu hanım
Azer:oğlum güzel kardeşim hadi anlat ulan kaç senelik ömrümde seni böyle az gördüm hadi hepsinde sebep vardı ya şimdi noldu? Yılmaz:bilmiyorum korkuyorum Azer:neyden kimden? Yılmaz:kendimden Azer:o niye o Yılmaz:hani sen eskiden bize daha sevecendin ya Azer:ee Yılmaz:işte sonra korktun uzaklaştın ya ben de de öyle bişeyler olmaya başladı dokunsam herkes gidecekmiş gibi Azer:saçmalam oğlum o nası laf hepimiz burdayız senleyiz bişey diyim mi senin vaktin gelmiş Yılmaz:ne vakti Azer:aşık olma vaktin ben en son bu kadar çaresiz hissetiğimde sanki kör bi kuyuya düşüyormuşum gibi olduğunda karaca çıkıp gelmişti Yılmaz:sonra? Azer:ne sonra oğlum görüyon işte oluyo olum valla bak sevince herşey oluyo Yılmaz:yakındır diyosun yani? E hadi güvenelim bakalım sana Azer:lan bana bak kendine geldin hemen Karaca:oh yılmaz gülüyorsun Yılmaz:kısa bi terapi aldım da yengecim Karaca:yarasın yılmazcım Oturup sohbet etmeye başlarlar yılmaz ve duygunun da artık neşesi yerinde olduğu için gece boyunca çok eğlenirler Karaca azerin biten bardağını ve kendi bardağını alır doldurmaya gider dışarıdan bir bağırış duyulur "Azer Kurtuluş Çık Dışarı" Karaca sesle korkar elindeki bardaklar yere düşer Karaca:Azer?