Demir:yenge o çok bel altı bi soru ya
Barış:pisleşme be sizi özledik geldik
Karaca:geçin hadi geçin içeri
Fadik:oğlum hoşgeldiniz
Barış:hoşbulduk anam
Ceylan:ne o battınız mı çabuk döndünüz
Barış:ne batıcaz ya kapı da kuyrukta özlem ağır bastı biraz
Dilan:abimler gelmiş
Demir:fıstık naber
Dilan:iyi abi
Kahvaltıdan sonra barış telefonla konuşacağını söyleyerek uzaklaşır bu arada karacanın da telrfonu çalıyordur
Karaca:amca?
Cumali:kara kızım sana geldim de sizin oğlanlar almıyor içeri
Karaca:hemen geliyorum amca
Fadik:noldu kızım?
Karaca:cumali amcam gelmişte almamışlar
Fadik:koş koş bekletme amcanı
Karaca koşarak bahçe kapısına yönelir
Karaca:anıl niye açmıyosunuz kapıyı
Anıl:yenge biz şey edemedik güvenemedik iki arabayla gelince
Karaca:tamam tamam açın
Anıl:tamam açın kapıyı
Karaca:amca
Cumali:kara kızım oh nasılsın?
Karaca:iyiyim amca da noluyor iki araba gelmişsiniz?
Damla:yok be kızım bu amcan bensiz gelecekmiş yakaladım
Karaca:ters bi durum yok yani
Cumali:yok güzelim yok az konuşalım mı?
Karaca:tamam böyle geçin bahçeye
Burak:yenge
Karaca:efendim
Burak:dün aldıklarınızda eksik varmış onları gönderdiler napayım
Karaca:tamam bizim eve götür diğer kutuların yanına koy
Damla:yeni ev almışsınız anlattı akın
Karaca:abim de maşallah :) evet
Cumali:güle güle oturun karaca bu azer sahiden bıraktı mı zehiri?
Karaca:bıraktı amca
Cumali:emin miyiz bundan?
Damla:cumali akınla selim anlattı ya
Karaca:eminiz amca hem o masada oyunun sonuçları belli
Damla:doğru diyorsun ee azer nerde?
Karaca:ağır makine tesliminde aksaklık çıktı dedi onlarla uğraşıyorlar
Cumali:vaay herşeyden de haberin var bakıyorum
Karaca:biz böyleyiz gizli saklımız yok yapabileceğim bişey olduğunda bende dahil oluyorum
Damla:canım bak tamam ama dikkat et kendine tamam mı?
Karaca:sen merak etme yenge bişey içer misiniz
Dilan:yenge çay getirdim ama
Karaca:dilan neden zahmet ettin sağol
Damla:eline sağlık
Dilan:afiyet olsun ne zahmeti ha yenge annemle biz çarşıya gidiyoruz geçende alamamış senin yanında sürpriz yapacakmış
Karaca:allah allah tamam canım yalnız gitmeyin ama iyi eğlenceler
Damla:seviyolar seni
Karaca:evet :)
Cumali:kapıdakiler de fena ha canavar gibiler
Karaca:öyleler öyleler
Damla:belli sayıyorlar seni
Karaca:dedim ya yenge gerektiğinde atılıyorum bende ondan
Cumali:bu adam bu avludan girmeyecek demişsin duydum duydum
Karaca:amca konuşmak istemiyorum bunu
Cumali:yok yok konuşmayız
Karaca:kahraman koyucakmış bebeğin adını
Damla:öyle dedi nehirle görüşecekti o da
Cumali:kırgın sana kapandı iyice odasına
Karaca:ben ona bişey yapmadım ben nehiri korumak istedim sadece
Damla:anlıyoruz kuzum sen doğrusunu yaptın
Karaca:evdekiler nasıl?
Damla:iyi nolsun bir düğün telaşı başladı bakalım
Cumali ve damla bir iki saat sonra kalkarlar hava alacakaranlıktır fadik ve kızlar gelmemiş havada ki hafif rüzgar karacaya ninni gelmiştir salondaki koltuğa boyunca uzanmıştır kapı sesi gelir annesi olduğunu düşünerek kıpırdamadı merdivenlere yönelmişti gelen kişi kapı kapanma sesini duydu sadece biraz daha bekledi oğlanlardan biriydi herhalde deyip tekrar kapadı gözlerini aradan yarım saat geçmeden bi kapı sesi daha duyuldu
Barış:annemler gelmemiş daha iyi
Demir:abim gelmiş koş koş
'Abim gelmiş' mi dedi o ? Karaca kendini belli etmemek için yine kıpırdamadı kapı sesini duyunca yavaş adımlarla ayaklandı yılmazın odasındalardı demek ki gelen yılmazdı iyi ama azer neredeydi?
Merdivenlerden çıkıp yılmazın kapısına geldi karaca üç kardeş içeride bişeyler konuşuyordu iyice kapıya yanaşıp dinlemeye başladı
Barış:ya abi iki günden beri arıyoruz yok ortada sanki yer yarıldı yerin içine girdi adam
Yılmaz:oğlum bi anlasam
Demir:abi bak bi daha anlat gözünü seveyim atladığımz bi detay olabilir mi
Yılmaz:yok oğlum işte teslimata gidiyorduk adamlar önden gitti biz kalabalık değildik bi anda önümüzü kestiler diğer arabadakiler pert zaten beni kolumdan vurdu biri iyice saklanınca öldüm sandı herhalde sonrası yok bende işte adamın sesine uyandım ölmemiş o da bi baktım abim yok ama eminim hayatta kan izi yoktu silahı da yoktu sonra sizi aradım evi idare edin diye
Demir:abi bak bu böyle olmaz kim olabilir ya zorla kafanı gidelim soralım tek tek
Yılmaz:ulan oğlum ne bileyim ben erdenet öldü yücel geberdi başka düşman mı var ? Koçovalılar desen zaten yapmaz selim salih buna izin vermez hoş o yamaç iti tek başına yapar mı yok la kalkamaz altından kim olabilir başka düşünüyorum ama yok efsun ablanında kaybolacağı tuttu ortadan ona da ulaşamıyorum ki
Barış:ben ulaştım bi şekilde ona yurt dışına gitmişler
Yılmaz:hay skiyim neyse dur son ihtimal var şu efsunun adamı kerim ona ulaşalım o bilir bişeyler ya da efsuna nasıl ulaşacağımızı
Demir:iyi abi işte neyi bekliyoruz gidelim bulalım adamı
Yılmaz:oğlum adam gönderdim arıyorlar işte haber gelince çıkarız lan bana bakın kimse duymadan halledelim şu işi tamam mı özellikle yengem duymasın
Barış:tamam abi fazla uzamazsa kimsenin ruhu bile duymaz zaten
Yılmaz:iyi tamam ben şurdan iki parça eşya alayım kimse geri dönmeden çıkıp gitmem lazım
Koçovalılarda yamaç nehirle görüşememiş olmanın sinirini bahçeye astığı kum torbasından çıkarıyordu erkekler eve döndüğünde onu böyle görünce yadırgamıştı ama yamaç hiç biriyle konuşmuyor nehirin gitmesine izin verdikleri için kızgındı onlara üstelemeden geçtiler içeri
Selim:neyi var bunun
Ayşe:karaca yüzünden
Cumali:karaca yüzünden mi ben daha yeni ordaydım
Damla:sen ne bakıyosun cumali ayşeye nehiri görememiş bugün yokmuşta onun siniri
Selim:evdeyken yüzüne bakmadı şimdi kıymete mi binmiş
Ayşe:senin kızın burnunu sokmasa belki mutlu olurlardı
Selim:ayşe!
Ayşe:yalan mı ha? Senin kızın karıştırmadı mı ortalığı
Akın:anne sen ne diyorsun ya ? Ayıp bu dediğin ayıp
Ayşe:senin aklına da nası girdiyse gözün onla o sarı kızdan başka bişey görmüyor
Akın:anne
Sultan:yeter kesin sesinizi haddini aşma ayşe herkes hakettiğini yaşıyor işte çorbaları koyun artık akşam oldu hadi
Barış:abi biz de gelelim yardım ederiz
Yılmaz:yok oğlum siz gelmeyin evde kalın çakmasınlar bişey
Demir:abi ne zaman ararsak aç ama merakta bırakma bizi en ufak bişey de de koşar geliriz tamam mı ?
Yılmaz:tamam aslanım tamam merak etmeyin bulucam abimi en kısa süre de hem de siz hiç merak etmeyin bana bakın kimse bişey anlamasın tamam mı
Demir:tamam abi o iş bende ben oyalarım evdekileri de daha ne kadar aramaz yengem illa ki arayacak iki gündür mesajla geçiştiriyorsun
Yılmaz:ne biliyim şarjı bitti dedim yazıyorum işte
Barış:ya sesini duyucam derse
Yılmaz:onu o zaman düşünürüz anamlar ne zaman gelecek?
Barış:konuştum abi burakla bi saate anca dedi
Yılmaz:tamam iyi abimin odasından da alayım iki parça geldi gitti dersiniz hadi
Karaca duyduğu şeyleri idrak etmeye çalışıyordu ne demek iki gündür azer ortada yoktu ? Nasıl olurdu bu kalbinin orta yerine bişey oturdu nefesi kesildi karacanın sanki bi el boğazında sıktıkça sıkıyordu tutup atamıyordu onu gözlerini kapattı derin bi nefes almaya çalıştı ama başarılı olamadı azer iki gündür yoktu yaşıyor muydu ? Of aptal karaca tabi ki yaşıyordu hem azer demedi mi sana 'seni bırakmam' diye bırakmazdı o azerdi sözünü tutardı kimseye benzemiyordu azer hiç karacasını bırakır mıydı ? Karaca duvardan destek almaya çalışıyordu içinde bişeyler oluyordu az önce ninni gibi gelen rüzgar şimdi gereksiz bi uğultu sesi gibi çınlıyordu kulaklarında
Yılmaz kapıyı açtığında karşılarında dolu gözlerle onlara bakan karacayla karşılaşırlar
Yılmaz:karaca!
Karaca:Azer Nerede?
Yılmaz:yengem sen bizi mi?
Karaca:Azer Nerede?
Finale yaklaşsak mı bilemedim ??
ŞİMDİ OKUDUĞUN
"Sevgili"den öte (TAMAMLANDI)
No FicciónYalnızca AzKar Karaca Kurtuluş ve Azer Kurtuluşun Hikayesi.
