3.Bölüm

1K 124 106
                                        

O gece eve döndüğünde kendini direkt yatağına atmıştı Taehyung. Saat gecenin 3'üydü neredeyse. İçki içtiği için biraz acıkmıştı bu yüzden eve girer girmez direkt mutfağa yöneldi. Yapması basit ve kolay olan bir şeyi yapmaya karar verdi ve kendine büyükçe bir sandviç hazırladı. Hazırladıktan sonra üstünü değiştirip pijamalarını giydi. Hemen sandviçini yiyip uyumak istiyordu.

O gece eğlenmişti ama gecenin sonuna doğru dikkatini hep başka bir masa çekmişti. Hissettiği bir şey yoktu sadece çok muhatap olmadan onlara bakmak istemişti ve istediğini de yaptı. Fark edildiğinden emin değildi. Ortam karanlıkla loş arası bir durumdaydı ve aralarında mesafe vardı. Öpüşmelerini izlemek hoşuna gitmişti. Bu gayet normaldi.

Taehyung içkinin etkisiyle uzunca bir süre uyudu. Gözlerini açtığında cumartesi günüydü ve saat neredeyse akşam 4'e gelmişti. Uyandığında yatağının ortasındaydı. Gözlerinin içi kapanmamış perdeden gelen güneşle aydınlandı. Hızlıca doğruldu ve sağ köşesindeki komidinin üstünden telefonunu aldı. Uyumadan önce çalmasın diye kapatmıştı. Deli gibi başı ağrıyordu. Telefonu açtığında onlarca bildirim ekranında belirdi.

Arkadaşları da çokça aramıştı ama dikkatini sadece bir kez arayan Seokjin çekmişti. İsmini görünce dün gece sevgilisini öptüğü sahne aklına gelmişti direkt. Kafasındaki düşünceleri geçiştirdi ve Seokjin'i geri aradı.

"Ahh aptal çocuk nerdesin sen? hepimiz sana ulaşmaya çalışıyoruz sabahtan beri."

Taehyung şaşırmıştı. Sadece 12 saat uyumuştu ve içen biri için gayet normaldi.
"Dün gece çok içmişim hemen uyudum hyung-im. Sen neden aradın beni?"

"Dün sizle takılmadığım için bugün bana gelmenizi teklif edecektim..hem de kendimi affettirmiş olurum diye düşündüm." dedi Seokjin mahcup bir şekilde.

Taehyung sevinmişti. Eskisi gibi sadece yedi kişi takılmayı özlemişti. Ayrıca dün akşam Seokjin'in onu görüp görmediğini merak ediyordu. Bunu açıkca soramazdı ama ağzını arayabilirdi.

"Tabi ki gelirim...yıllar sonra beraber takılmayı teklif etmiş seokjin hyungiemi kırmayacağım." dedi Taehyung. Sesi keyifliydi.

"Saçmalama sadece son birkaç zamandır sizi boşladım ama geçerli sebeplerim vardı..merak ediyorsan anlatırım Tae."

Taehyung merak etmişti. Sebebi ne olabilirdi? Dün gece keyfi gayet yerinde görünüyordu diye düşündü. Neyse ki gidince öğrenecekti. Aslında bir yanı utanıyordu ondan. Çünkü arkadaşını ilk defa bu şekilde görmüştü. Başkasını tutkulu bir şekilde öperken gözüne çok farklı biri gibi gelmişti. Onları izleyerek özellerine saygısızlık yaptığını düşündü. Fakat daha sonra ne olursa olsun izlemenin ona zevk veren tarafı daha baskın geldi.

Akşam olduğunda Taehyung, Jin'in evine gelmişti. Diğerlerinin gelip gelmediğini bilmiyordu çünkü haberleşmemişlerdi. Jin de kendine ait bir evde kalıyordu. Hepsinin kendine ait bir daireleri vardı. Zaman zaman birbirlerinde kalıp zaman geçirirlerdi. Hatta dışarıdan daha çok evdeydiler. Beraberken eğlenecek dünya kadar şey vardı onlar için.

Taehyung eve geldiğinde zile bastı. Çok geçmeden Jin kapıyı açtı. "Hoşgeldin" dedi Jin yüzünde büyük bir gülümsemeyle. Taehyung ile sarılmışlardı. Jin'in parfümü güzel kokuyor diye düşündü Taehyung. Ayrıldıklarında evin içine göz gezdirdi. Daha kimse gelmemişti. Salona geçip koltuğa kendini attı.

"Sonunda yüzünü görebildik hyungim. Son zamanlarda özlettin kendini." Taehyung Jin'e bulaşmaya karar vermişti. Böylelikle konuyu öğrenmek istediği şeye çevirebilirdi.

"Sen çok saçmalıyorsun canım. Sadece başka şeylerle ilgilenmem gerekiyordu." Taehyung bunu özellikle çok merak ediyordu. "Ne gibi mesela?" diye sordu merakla.

"Min Seo ile planlarımız var bu yüzden çok kavga ediyoruz ben de onun gönlünü almaya çalışıyordum."

Taehyung gittikçe meraklandı. Gittikçe konuyu deşecekti. Tekrar soru sormak için kendini hazırlarken "Dün gece bizi gördüğünde kendimi affettirmeye çalışıyordum." dedi Seokjin.

Taehyung tam o an sorusunun cevabını çaba göstermeden öğrenebilmişti. Demek onu fark etmişti. Acaba gözlerini hiç çekmeden onları izlemesinden rahatsız olmuş muydu? Fakat hiç öyle bir tavrı yoktu diye düşündü.

"Evet gördüm ama rahatsız etmek istemediğim için görmemiş gibi davrandım" dedi Taehyung. Utandığı için kendini savunma psikolojisine girmişti.

"Anlıyorum." dedi Jin. O, Taehyung kadar bu durumu önemsememişti. Asıl aklına takan kişi Taehyungdu.

"Neden kendini affetirmeye çalıştın merak ettim açıkcası..aranız iyi gibiydi?"

"Evet aramız iyi..sadece geleceğimizi düşünüyorduk. Onunla evlenmek isteyip istemediğim konusunda karar vermeye çalışıyorum." dedi Seokjin.
Arkadaşına gerçekten derdini anlatıyordu. Akıl bile isteyecekti.

Taehyung şoka uğramıştı ama gram göstermedi hislerini. Çok iyi bir oyuncuydu. Bir anda evlenmek nerden çıkmıştı? Hala genç ve öğrenciydiler. Bunun için çok erkendi. Ayrıca öyle bir şey olursa Jin'in suratını bir daha ne zaman görürler bu belli bile olmazdı. Min Seo'ya olan gıcıklığı bir seviye daha atlamıştı.

O gece diğerleri de geldiğinde hep beraber eğlendiler. Sadece eğleniyorlardı ve mutluydular. Seokjin kendini affetirdiği için mutluydu. Arkadaşları da hemen yumuşamışlardı çünkü böyle şeyler artık aralarında mesele bile değildi. O gece sadece bir kişi rol yapıyordu. Dışardan dünyadaki en mutlu insanmış gibi rol kesen Taehyung, kimsenin göremediği zihninin derinliklerinde evlilik meselesini düşünüyordu. Bu önemli bir meseleydi ve Jin işler kesin değilken bu meseleyi kimseye söylememesini istedi. Taehyung da öyle yapacaktı. Hayatındaki önemli bir insanın bu ciddi kararını kendi içinde tartışmaya karar verdi.

Yatma vakti geldiğinde Taehyung hariç herkes evlerine dağıldı. Kendini çok içmiş ve aklı yerinde değilmiş gibi göstermişti arkadaşlarına. Herkes onu kör kütük sarhoş sanıyordu. Gerçekten kendini olduğu gibi göstermemekte çok iyiydi.
Seokjin onun üstünü değiştirmesine yardım ederken asla karışmadı. Tamamen kendini ona bıraktı. Sadece salondaki koltuğa yatarken biraz efor sarfetmişti. Jin işini bitirip odasına uyumak için gittiğinde kendisi de uyumuş numarası yapıyordu.

Bir saat geçti. İçinden uygun zamanın geldiğini düşündü. Sessizce yerinden kalktı ve ayak uçlarına basarak ilerlemeye başladı. Aslında neden bunun için uğraştığını kendisi de bilmiyordu. Sadece yapmak istiyordu ve yapıyordu. İstediği yere geldiğinde durdu. Ses çıkarmamaya özen göstererek odanın kapısını yavaşça açtı. Oda karanlıktı. Pencereden gelen sokak lambasının loş ışığı Seokjin'in yüzüne vuruyordu. Taehyung yavaşça yatağına doğru yaklaştı. Amacı neydi kendisi bile bilmiyordu. İçinden bir ses bunu yapmasını söylüyordu. Jin'in derin bir uykuda olduğuna emindi. Yavaşça yüzüne doğru eğildi ve eve ilk geldiği zaman aldığı kokuyu tekrar aldı. Daha sonra gözlerini kapatıp kokuyu iyice içine çekti. Asla dokunmadı. Sadece kokusunu aldı ve birkaç adım geri çekildi.

Seokjin her şeyden habersiz uyurken Taehyung bilinçsizce birkaç saat boyunca onu inceleyerek izlemeye başladı...yaptığı tek şey izlemekti ve ona göre normaldi.

Eternal Sunshine | TAEJİN/VJİNBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin