"Hyung sence bu balonları nereye asayım?"
Jimin önünde duran bir düzine balonla nefes nefese bekliyordu. Kendi nefesiyle bu kadar balon şişirmesi onu yormuştu. Onun bu haline gülen Hoseok seslendi.
"Gerçekten aptalsın Jiminie..masanın üstünde şişirme pompası vardı neden uğraştın ki?"
Hoseok onun bu şapşal haline gülerken, Jimin'in suratında şaşkın bir ifade vardı. "Cidden mi?!"
Jin'in mezuniyetini kutlamak için Taehyung'un evini seçmişlerdi. Açıkçası hiçbiri kendi evi dağılsın istemiyordu. Madem Jin Taehyung'n sevgilisiydi, o zaman onun evini batırmaları gerekirdi.
Yoongi, Jin için aldıkları pastayı süslerken, Namjoon da yardım etmek için onunla birlikteydi. İkisi de çocuklara kızgınken bir anda kendilerini böyle bir ortamın içinde bulmuştu. Durumdan hala hoşnut olmayan ikilinin içi hiç rahat değildi.
"Namjoon sence çok çabuk mu affettik? Ben hala inanamıyorum bu duruma." Yoongi'nin sakin ama huzursuz yüzü gerçekten de hislerini yansıtıyordu.
"Ben de tamamen sindirebildiğimi söyleyemem hyungim. Ama bunu sürdürürsek bize zarar vermekten başka bir işe yaramayacak."
İkilinin konuşmasına kulak misafiri olan Jungkook mutfağın kapısında onları izliyordu. Jin'e takmayı düşündükleri kepi kendi kafasında deniyordu. Konuşmaya dahil olmak istemese de söylemeden duramayacaktı. İkili daha onu görmemişken arkadan konuşmaya başladı.
"Taehyung cidden çok değişti hyungim. Jin'e bambaşka bakıyor. Normalde olsa ben de inanmayabilirdim ama ona bakışlarını gördüm ve....cidden onu seviyor olmalı."
Jungkook'un konuşmasıyla ona doğru dönen Namjoon, kafasındaki keple ciddi ciddi konuşan Jungkook'u gördüğünde önce sırıttı. Yoongi, sanki Jungkook'un orda olduğunu biliyormuşçasına tepkisiz kaldı ve aklında kalan soruyu yöneltti.
"Peki ya Jin hyung? O da Taehyung gibi mi?"
Yoongi'nin sorusunu duyduğunda Jungkook önce düşündü.
"Onun Taehyungshii'ye değer verdiğini biliyorum."
Jungkook'un cevabını yeterli görmeyen Yoongi omuz silkti. "Umarım ikisinin de hisleri aynıdır."
***
Taehyung Jin'i kendi evine gelmesi için zorlamıştı. Jin o kadar üzgündü ki yalnız kalmak istiyordu. Kendini suçlu hissediyor, arkadaşlarına ihanet ettiğini düşünüyordu. Olduğu durumdan pişman değildi ama bu onun için de tamamen yeniydi. Taehyung ile yeni şeyler keşfetmişti ve bundan mutluydu. Daha önce hissetmediği şeyleri kısa sürede dibine kadar yaşamıştı. Onun dışında başka birine böyle olacağını düşünmüyordu.
Taehyung'un ona "aşkım" demesinden memnundu ve sonunda kendisi de ona söyleyebilmişti. Artık onunla eskiden olan ne varsa hafızasından silip yeni bir sayfa açmak istiyordu. Tertemiz ve güzel bir sayfa...
Taehyung ve Jin eve girdiklerinde ışıklar sönüktü. Kapı açıldıktan neredeyse beş saniye sonra hızlıca ışıklar açıldı ve içki patlatıldı. Taehyung yüzünde büyük bir gülümsemeyle arkadaşlarına bakarken Jin, içkinin uçan tıpasından korkup geri çekildi. Neye uğradığını şaşıran Jin etrafa şaşkın şaşkın bakarken hepsi onun bu haline kahkaha attı. Jungkook aldıklarından beri elinden düşürmediği kepi koşarak Jin'in kafasına taktı. Şaşkın gözlerle onu izleyen Jin'e kocaman sarılarak "İşte gerçek mezuniyet partisi böyle olur." dedi.
Eğlenerek geçirdikleri saatlerde hepsi eskisi gibi olmuştu. İçtikleri için her şeye ekstra gülüyorlardı. Sadece kendilerinin anladığı şakalara kahkahalarla gülerken, hepsi aralarının bozuk olmasını bile unutmuştu. Her sorunun beraber atlatılacağını iyi biliyorlardı. Eğer öyle olmasaydı, Jin'i düşünüp onun için parti bile düzenlemezlerdi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Eternal Sunshine | TAEJİN/VJİN
Fanfictionİyi biri olduğunda içindeki boşluğu dolduracağını sanıyordu Taehyung. Normal olmak için kendisiyle çatışırken kendisinin bile bilmediği diğer kişiliği Seokjin yüzünden onu ele geçirmeye başlamıştı. Yıllardır süren arkadaşlıkları yön değiştiriyordu.
